Özet (TL;DR) @ 2017-11-09T19:04:00.000Z: Yıllar sonra Yugoslavya'daki ve sonraki dönemde Sırbistan'daki doğum evlerinden ‘öldü' denerek kaçırılan çocukların ülkenin farklı bölgelerinde veya diğer ülkelerde ‘hayata döndükleri' ortaya çıktı.
Yıllar sonra Yugoslavya'daki ve sonraki donemde Sırbistan'daki doğum evlerinden 'oldu' denerek kaçırılan çocukların ulkenin farklı bolgelerinde veya diğer ulkelerde 'hayata dondukleri' ortaya çıktı.
Sputnik'e konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ivan Miljkovic, 7 Mayıs 1979'da doğduktan hemen sonra 'olduğu' açıklanan Nenad adındaki ikiz kardeşini birkaç yıl aradıktan sonra Kosova'da bulduğunu, Nenad'ın hayatta olduğunu ve Arnavut bir ailede yetiştirildiğini anlattı.
Miljkovic, "7 Mayıs 1979'da Svilajnac kentindeki hastanede doğduk. Nenad ve ben tek yumurtaya ait sağlıklı ikiz kardeşlerdik, ağırlığımız ve kafatası olçulerimiz aynıydı. Doğum gece olmuş, ertesi sabah ise ebe, annemize haber vermeden ve sevk belgesi oluşturmadan (arşivlerde bulunamadı) bizi Belgrad'a, neonatoloji enstitusune gondermiş. Bizi oraya akciğer bolgelerimizde az miktarda su tespit ettikleri için yollamışlar. Ertesi gun babam doğum evine gelmiş, kendisine çocuklardan birinin olduğunu, diğerinin de kritik durumda olduğunu soylemişler. Babam kardeşimin cesedini gormek istemiş ve daha fazla bilgi talep etmiş, fakat her şeyin prosedure uygun yapıldığını ve tum belgeleri daha sonra alacağını soylemişler. 2003'e kadar tek bir belge bile alamadık" diye konuştu.
(C) Sputnik/
Sırp çocuklar 'oldu' denerek kaçırılıp satılmış
İvan'a ve kardeşine aynı kimlik numarasının verilmiş ve belgelerle çeşitli manipulasyonlar yapılarak iki çocuk yerine bir çocuğun doğmuş olduğu goruntusunu vermeye çalışmış olmalarının ilgi çekici olduğunu soyleyen Miljkovic, sozlerine şoyle devam etti:
' KARDEŞİM OLDUĞUNU DNA TESTİ ORTAYA ÇIKARDI'
"2011'de kardeşimin hayatta olup olmadığını oğrenmek için belge toplamaya başladık ve o zaman olum belgesinin, otopsi raporunun olmadığını, cenazenin toprağa verildiği yerin belirtilmediğini, yani olumun tespit edilmediğini anladık. Sonunda kardeşime farklı isim ve bilgilerle verilmiş olan kimlik sicil numarasını bulabildik ve kendisinin nerede buyuduğunu ve yaşadığını açıklığa kavuşturduk. Kardeşim, Sırbistan'daki doğum evlerinden diğer 2 çocukla birlikte çocukları olamayan Arnavut Katolik bir aileye satılmış. DNA testi bu kişinin kardeşim olduğunu gosterdi, şimdi bu olaya karışanların cezasını çekmesi için devlete başvurduk."
Bunun bireysel bir durum olmadığını soyleyen Miljkovic, Kosovalı ailelere satılan çocukların bolgedeki etnik dengeleri bozduğunu, Sırbistan'da olumlerin oranı artarken Arnavutların da tam tersine doğum oranının hızla artış kaydettiğini soyledi.
' YAKLAŞIK 10.000 ÇOCUK SATILDI'
Miljkovic, "Cenaze burosunun kayıtlarında Mayıs 1979'da neonatoloji enstitusunden hiçbir çocuğun toprağa verilmediği belirtiliyor. Bense bizden sonraki gun aynı enstituye getirilen ikizlerin olduğunu ve onlardan bir tanesinin aynı şekilde satıldığını biliyorum. Bu, 24 saat içinde iki çocuk demek" diye konuştu.
İlk çocuk satma vakalarının 1956'da tespit edildiğini soyleyen Miljkovic, bu olayların 70'li, 80'li ve hatta 90'lı yıllarda yaygınlaştığını, resmi istatistiklerin olmamasına rağmen bazı verilerin yaklaşık 10 bin çocuğun bu şekilde satıldığını işaret ettiğine dikkat çekti.
Batocina bolgesinden Zorica Jovanovic adındaki bir kadın 2013'te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni (AİHM) 1983'te doğan olunun olmeyip, kaçırıldığı ve muhtemelen hayatta olduğu konusunda ikna etmeyi başaran ilk Sırp kadın oldu.
Ç OCUĞUNUN ÖLDÜĞÜ SÖYLENDİ
Zorica, 30 Ekim'de sağlıklı bir çocuk dunyaya getirdiğini, ertesi sabahsa kendisine çocuğun olduğunun soylendiğini anlattı. Hikayeye gore 2000'li yılların başında Sırp medyası toplu çocuk kaçırmalarını haberleştirmeye başladı, Zorica ise çocuğunun akıbetiyle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmak için yeniden uğraşmaya başladı, fakat kendisine çocuğun 31 Ekim 1983'te olduğunu gosteren kanıtların bulunduğu soylendi, ancak cenaze hiçbir şekilde kendisine teslim edilmedi.
Mahkeme, Sırbistan'ın kadına tazminat olarak 10 bin euro odemesine ve benzer durumda olan ebeveynlerin taleplerinin karşılanması için gerekli tum tedbirlerin almasına hukmetti.
Öte yandan Miljkovic, Sırbistan'da kaybolan çocuklarla ilgili bir yasa tasarısının hazırlandığını, fakat belgede soruşturma yapılıp, suçluların cezalandırılmasının yerine mağdurlara tazminat odemelerinin yapılmasının ongorulduğunu aktardı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.