Özet (TL;DR) @ 2017-11-10 09:05:55.409923: Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 79 yıl önce bugün hayata gözlerini yumdu.
Anadolu Ajansı,ntv.com.tr
10 Kasım 2017 Cuma
Bug un 10 Kasım... 1938 yılından sonraki her 10 Kasım bu topraklarda yaşayanlar için huzun anlamı taşıyor. 1881 yılında dunyaya gelen Mustafa Kemal Ataturk, onca savaş meydanından zaferle çıktıktan sonra 57 yaşında iken siroz hastalığına yenik duştu.
Turkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal, 1881 yılında Selanik'te dunyaya geldi.
1902 yılında İstanbul Harbiye Mektebi'ni piyade usteğmen olarak tamamladı.
Ardından Harp Akademisi'ne giden Mustafa Kemal, kurmay yuzbaşı olarak mezun oldu.
1905 yılında Şam'da, 1907'de ise Makedonya'da gorev aldı.
1911 yılında İtalya'nın Trablusgarp'a asker çıkarması uzerine Tobruk'a gonderildi.
Binbaşı rutbesi alan Mustafa Kemal, Balkan Savaşları'na katıldı.
1913'te Sofya'da ataşelik gorevinde bulunan Mustafa Kemal, 1915 yılında ise Tumen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı'nda gorev yaptı.
Gelibolu'da duşmana geçit vermeyen Turk ordusunun komutanı, "Anafartalar Kahramanı" olarak un kazandı.
4 yıl sonra Doğu Cephesi'ne Kolordu Komutanı olarak atanan Mustafa Kemal, generalliğe yukseldi.
1917'de Filistin ve Suriye'de gorev yapan 7'nci Ordu Komutanlığı'na atandı. Bir yıl sonra İstanbul'a geldi.
19 Mayıs 1919'da Samsun'a doğru yola çıktı. Askerlikteki gorevinden istifa ederek Erzurum ve Sivas kongerelerine başkanlık yaptı.
1920 yılında TBMM Başkanı olarak seçildi. 1921'de Sakarya Meydan Savaşı, 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin kazanılmasını sağladı.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi. Mustafa Kemal Ataturk, Turkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
Ataturk'un ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddi olarak hastalandı.
Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.
Bu tarihlerde Hatay sorununun gundemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı.
Kızgın guneş altında askeri birlikleri teftiş edip tatbikat yaptıran Ataturk, çok yorgun duştu. Guney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu.
Ataturk, 26 Mayısta Ankara'ya dondukten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi konuldu. Deniz havası iyi geldiği için Savarona yatında bir sure dinlendi.
Bu durumda bile ulke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya Kralı ile goruştu. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. Hatay Antlaşması'nın 4 Temmuz 1938'de yururluğe girmesi Ataturk'u çok sevindirip moralini duzeltti.
Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Ataturk'un hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. Ataturk'un hastalığını duyan Turk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, butun kalbiyle iyileşmesini diliyordu.
Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylul 1938'de vasiyetini yazıp servetinin buyuk bir kısmını Turk Tarih ve Turk Dil kurumlarına bağışladı.
Ekim ayı ortalarında durumu duzelir gibi oldu fakat çok arzuladığı halde, Ankara'ya gelip Cumhuriyet'in 15. yıl donumu torenlerine katılamadı. 29 Ekim 1938'de kahraman Turk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celal Bayar tarafından okundu.
''Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Turk ordusu'' sozu ile Turk ordusunun onemini belirtti. Ataturk, 1 Kasım 1938'de Turkiye Buyuk Millet Meclisinin açılış toreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celal Bayar okudu.
Ataturk, hayata gozlerini yumana kadar memleket meselelerinden bir an olsun bile uzak kalmamıştı. Mustafa Kemal'ın hastalığı o sıralar tekrar şiddetlendi ve 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başladı. Butun memleketi tekrar derin bir uzuntu kapladı.
Herkesin kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu ancak kurtarılması için gosterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu.
10 Kasım gunu saat dokuzu beş geçe Mustafa Kemal Atatuk, Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gozlerini yumdu.
Bu kara haber, yalnız Turkiye'yi değil, butun dunyayı yasa boğdu.
Birçok devlet onun cenaze toreninde bulunmak uzere temsilciler gondererek, Turkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar yolladı.
16 Kasım gunu Ataturk'un tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın buyuk toren salonunda katafalka konuldu. Üç gun uç gece, gozu yaşlı bir insan seli ulu onderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti. Ata'nın cenaze namazı 19 Kasım gunu Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gozyaşları arasında Gulhane Parkı'na goturuldu. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Buyukada açıklarına kadar, Turk donanması ve torene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyi İzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, ozel bir trene kondu. Ataturk'un naaşı daha sonra Ankara'ya goturuldu.
Ataturk'un vefatı uzerine Cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnonu, Turkiye Buyuk Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Meclis onunde hazırlanan katafalka konuldu. Ankara halkı da onun cenazesi onunden saygıyla geçerek son gorevini yaptı.
21 Kasım 1938 Pazartesi gunu, sivil ve askeri yoneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı buyuk bir toren yapıldı.
Daha sonra Ataturk'un tabutu katafalka alınarak, Etnoğrafya Muzesi'nde hazırlanan geçici kabre konuldu.10 Kasım 1953'te Etnografya Muzesi'nden alınan Ataturk'un naaşı Anıtkabir'e getirildi.
Yurdun her ilinden getirilmiş toprak ile hazırlanan ebedi istirahatgahına yerleştirildi.





























Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.