Özet (TL;DR) @ 2017-11-08T15:09:00.000Z: Suudi Arabistan'daki son gelişmeleri uluslararası ekonomi politik bağlamında değerlendiren EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir Riyad'da, petrolün uluslararası ticaretinin dolarla yapılmasına yönelik…



Goruş

15:09 08.11.2017(Guncellendi 15:21 08.11.2017) URL'yi kısaltın

Suudi Arabistan'daki son gelişmeleri uluslararası ekonomi politik bağlamında değerlendiren EPPEN Başkanı Dr. Volkan Özdemir Riyad'da, petrolun uluslararası ticaretinin dolarla yapılmasına yonelik muhaliflerin tasfiye edilmekte olduğuna; meselenin yukselen Çin'in karşısında ABD'nin mucadele çabası olarak anlaşılması gerektiğine işaret etti.

(C) REUTERS/ Faisal Al Nasser

Ortadoğu'da ABD'nin en onemli muttefiki olarak bilinen Suudi Arabistan'da onemli değişim yaşanıyor. Kısa bir sure once 'Ilımlı İslam' modeline geçeceğini açıklayan Suudi Arabistan, 4 Kasım'da yapılan bir dizi tutuklama ve gorevden almaya sahne oldu. Peki ilk olarak 2015'te Kral Abdullah'ın olumunden sonra tahta geçen Kral Selman bin Abdulaziz el-Suud'un veliaht değişimine gitmesiyle gundeme gelen yonetim anlayışı değişikliği neyle açıklanabilir? Konuyu Sputnik'e değerlendiren Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitusu (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir'e gore Riyad'ın donuşumu ancak ekonomi politik bağlamında bir değerlendirme uzerinden anlaşılabilir.

Suudi Arabistan'ın gunde 10 milyon varil uzeri petrol uretimi ve ortalama gunluk 7 milyon varil ihracatıyla petrol ihracatında dunya lideri olduğunu hatırlatan Özdemir "Son 44-45 yıldır dunyada petro-dolar sistemi hukum suruyor. Bu da petrolun uluslararası ticaretinin çok buyuk oranda dolarla yapılıyor olduğu anlamına geliyor. Bunun temeli 1970'li yıllarda Ortadoğu'daki krizlerle atıldı. Suudi Arabistan o donemde petrolunu dolarla satmanın taahhudunu verdi. Doların rezerv para birimi olmasında Suudi petrolunun payı buyuk olduğundan; ABD de Suudi Arabistan'ın guvenlik garantoru oldu. Boylece dolar bugune kadar uluslararası rezerv para birimi oldu; ki bu Amerikan hegemonyasının temel ayağını oluşturuyor" dedi.

SUUD İ ARABİSTAN'DA OLUŞAN PETRO-DOLAR ÇATLAKLARI

Soz konusu durumun son yıllarda, ozellikle Obama'nın son doneminde ABD'nin İran'la yakınlaşması dolayısıyla, değişiklere uğradığına işaret eden Özdemir "Ortadoğu'daki Arap Baharı surecinde Suudlar da kendi guvenlikleri açısından tehdit hissetmeye başladı. Suudlar nezdinde "Acaba, ABD bu garantorluğu bitirecek bizi ve İran'la mı değiştirecek?" gibi bir şuphe başladı. Bu da Suudi kraliyet ailesi içerisinde ABD dışı guvenlik aktorlerine yonelmeyi gundeme getirdi. Son 3-4 yıldır kraliyet ailesi ilk defa petrolun ticareti konusunda uluslararası politikalar konusunda goruş ayrılığına duştu" diye konuştu.

DEV PETROL İHRACATÇISI ÇİN DEVREDE

Bu goruş ayrılığının oneminin çeşitli dış faktorler ışığında incelenmesi gerektiğine işaret eden Özdemir "Bunlardan birincisi, ABD'nin doğalgazdan sonra petrolde de kendine yeter hale gelmeye başlaması. Bu da Suudi Arabistan petrolune çok buyuk ihtiyacı olmadığına anlamına geliyor. Başka bir deyişle, Suudi Arabistan'ın en buyuk alıcısı artık ABD değil, gunde 8 milyon varil ortalamayla Çin. Çin de 2020 hedeflerinde Şanghay Uluslararası Enerji Borsası'nda petrol ve gaz ticareti için kendi endekslerini kurma konusunda çalışmalarda bulunuyor. Butun bu etmenler, Çin'in artık petro-dolar sistemini surdurmekten yana değil; bunun yerine kendi petrol ithalatında altın veya değerli metal destekli yuan ile yapmak istediğine işaret ediyor" ifadelerini kullandı.

' KRALİYETTEKİ ABD HEGEMONYASI KARŞITI UNSURLAR TEMİZLENİYOR'

Son donemde Çinli ve Suudi yetkililerin yuanla ticaret konusunda onemli goruşmeler gerçekleştirdiğine işaret eden Özdemir "Bazı iddialara gore son bir yılda Suudiler kendi petrollerini dolar yerine yuanla satmak konusunda meyil gosterdiler. Aynı donemde Donald Trump ABD'ye başkanlık yapmaya başladı. Trump, Obama'nın aksine geleneksel ABD dış politikası devam etme taahhudunde bulundu. Suudi Arabistan ve İsrail'le iş birliği İran'a karşı gundeme geldi. Suudilerle yakın ilişkiler tesis edilirken birden bu darbe surecine tanıklık ettik. Benim anladığım Suudi Arabistan kraliyetinde petro-dolar sistemine karşı çıkan unsurlar temizleniyor" diye konuştu.

Suudi Arabistan'ın "ılımlı İslam'a" geçişinin bir kılıftan ibaret olduğuna işaret eden Özdemir "Eğer Suudi Arabistan'ın ABD'nin istediği yonde Batı'yla entegre etmek istiyorsanız, Vahhabiliğe yonelik destek yerine, Batı'ya şirin gorulecek yeni soylemler içerisinde olmak gerek. Bu soylem, tekrar ABD-Suudi Arabistan iş birliğinin yapılması için bir kılıftan ibaret" dedi.

' PETRO-DOLAR SİSTEMİ YOK OLMAYA MAHKUM'

Petro-dolar sisteminin orta vadede ayakta kalmasının neredeyse imkansız olduğunu ifade eden Özdemir "Benim gorduğum Trump'la birlikte petro-dolar sisteminin ayakta kalmasını isteyen anlayış kısa sureliğine galip gelse de orta vadede bu sistemin surme şansı yok. Bundan sonra Çin'in diğer buyuk petrol tedarikçileri olan Rusya ve İran'a yeni hamleler beklenmeli. Çunku Çin'in ithalattaki sıralaması Rusya, İran, Suudi Arabistan. Petro-dolar sisteminin bitmemesi için İran da hedef tahtasına oturacak. Hatta Trump, İran'la bazı anlaşmalardan çekildiğini açıkladı bile. Amerika hegemonyayı devam ettirmek için bu tur çabalarını surdurecek. Ama ABD'nin orta vadede çok şansı yok. 2020'lerde bu sistem sona erecek diye duşunuyorum. (ABD) Ortadoğu'da Suudi Arabistan uzerinden İran'ı belli oranda sıkıştırabilirler ama İran'ın Yemen uzerinden tepkisini kestirmek de zor olduğundan bunun da ne kadar işe yaratacağı tartışılır" diye konuştu.

Petro-dolar sisteminin tartışılmazlığının geride kaldığına işaret eden Özdemir "Petro-dolar sisteminin tartışılmazlığı bitmesi, yuanın IMF'de resmi rezerv para birimi kabul edilmesi, Çin'in uluslararası odemelerde ortaya attığı yeni sistemin varlığı, takas bankalarının geliştirilmesi, ulusların ticarette dolar yerine kendi para birimlerini kullanmaya başlamasının yanı sıra Rusya ve Çin'in askeri kabiliyetlerini muthiş şekilde arttırmasıyla açıklanabilir" dedi.

' DÜNYANIN YENİ GÜÇ MERKEZİ ASYA-PASİFİK'

Soz konusu bağlamda guç dengesinin ve dolayısıyla gerilimin Asya Pasifik'e kaydığının altını çizen Özdemir "Dunyada son birkaç yıldır, Çin Denizi, Sarı Deniz, Kore ve Myanmar'ın tanıklık ettiği gerilimden bahsediyoruz. Guç dengesi bu bolgeye kaydı; Pasifik gerilimlere sahne olmaya başladı. Çin'in bu sistemi korumak için askeri yatırımları, Kore geriliminin perde arkası oyuncusu olması uluslararası sermayeye gruplarıyla perde arkasında iş birliği yapması hem Amerikan hegemonyasının hem de petro-dolar sisteminin son perdesini yaşadığımız anlamına geliyor" diye ekledi.