Özet (TL;DR) @ 2017-11-08 09:43:00.181789: Stand-up’la başladığı kariyerine ağır dramalar ve büyük gişe filmleriyle devam eden Michael Keaton, son olarak “American Assassin” için kamera karşısına geçti. Los Angeles’ta bir araya geldiğimiz…



◊ "American Assassin", CIA'in terorle mucadele bolumune giren ajan Mitch Rapp'in oykusunu anlatıyor. Siz de genç delikanlıları keskin nişancıya çeviren eğitmen Stan Hurley'yi oynuyorsunuz. Rolunuzle başlayalım dilerseniz, nasıl bir rehber Stan?- Aslında benim karakterim bir parça kurmaca. Karaktere biraz hayal katsak da, Stan iyi eğitmen. Yapması gerekenden taviz vermeden yoluna devam ediyor.

◊ Sevdiniz mi yol g osterici olmayı?

- Bir konuda kılavuz olma, rehberlik yapma fikrini her zaman sevmişimdir. Kendi çocuğuma baba olmanın dışında, yanımda 35 yıldır çalışan yardımcımın oğlunu da her zaman ailemin bir parçası gibi gormuşumdur. Hatta oğlumun en yakın arkadaşı benim diğer oğlum gibiydi. 4-5 yaz boyunca kendi oğlum, yardımcımın oğlu ve İrlandalı bir arkadaşlarını yaz kampına goturdum, uçu de bana "baba" derdi. Sorunuza donecek olursam; yanımda boyle parlak gençler varken onlara iyi ornek olmak ve yol gostermek beni her zaman mutlu eden bir duygu oldu.

DRAMAYA A ĞIRLIK VERİNCE KOMEDYEN YANIM KÖRLEŞİYOR

◊ "American Assassin"in diğer teror konulu filmlerden farkı nedir?

- Filmde konumuz gunumuzun en ciddi problemi; terorizm. Ben de senaryoyu daha ilginç yapmak için yapımcılarımızla her zaman işbirliği içerisindeydim. Senaryo birkaç defa değişti. Yonetmenimiz Michael Cuesta zaten benim mudahalemden once daha ozgun bir hikaye olması gerektiğini duşunmuştu. Farkımıza gelirsek; "Dunyanın şu bolumunde yaşayan insanlar kotu ve bu eylemi din için yapıyorlar" klişesine girmek istemedik. Ayrıca bu bence yanlış bir bakış açısı. Gerçekler bu basit genellemeden daha karmaşık. Bunun dışında farklı ulkelerden paralı askerleri almak, filmde guzel bir ayrıntı oldu.

◊ Kar şılaştırmalı soruları çok sevmesem de sizin gibi deneyimli oyuncuların fikirlerini dinlemeyi seviyorum, o yuzden soracağım. Hem komedi hem drama yapan bir oyuncu olarak size hangisi daha kolay geliyor? Hangi ture daha çok hazırlık gerekiyor?

- Belli bir hazırlık sistemim ya da çalışma tekniğim var mı? Var ama her filmde, her rolde değişiyor. Benim için onemli olan, filmin içinde komik ya da dramatik olmak değil, karakterin tum renklerini yansıtabilmek. Çok fazla komedi yaptım, çok fazla komedyen arkadaşım var. Ne zaman onlardan uzaklaşıp dramaya ağırlık versem, komedyen yanım korleşiyor. Will Ferrell ile "The Other Guys"ı çekerken, ilk 2 gun onların hızına yetişemedim. Komediye hemen adapte olamadım. Diğer yandan "Birdman"deki karakterim zorlayıcı bir roldu, çok farklı bir hazırlık gerektirdi. Yani tum rollerin kendine gore zorlukları var. Ama hangisini seçerdin diye sorarsan; şu anki ruh halimle drama diyebilirim.

◊ Farkl ı turlerde, değişik karakterlere hayat vermeyi seviyorsunuz...

- Farklı filmleri ve rolleri seçmemdeki başarım için kendime kredi vermem gerekir değil mi? (Guluyor) Bu işin en eğlenceli kısmı yeni rolleri keşfetmek. Daha once "American Assassin"deki gibi bir rol oynamamıştım ama farklı karakterlerde benzer ozellikleri olan rollerim oldu. Durust olmak gerekirse bazı roller, diğerlerinden daha zevkli. Bu filmdeki Stan de zevkli bir roldu. Aksiyon filmi olduğundan heyecanlıydı ama çekimler 6-7 ay surseydi, konu itibarıyla rolum oldukça depresif gelebilirdi.

Michael Keaton: Gunumuzun en ciddi problemi
terorizm

S ÜPER KAHRAMANDAN SONRA KÖTÜ ADAMI OYNAMAM ŞAŞIRTTI

◊ Batman 'i oynadıktan sonra super kahraman turune son "Spiderman" filmiyle geri dondunuz...
- DC Comics'ten Marvel kahramanına geçmem, "Batman"de super kahraman olduktan sonra "Spiderman"de kotu adamı oynamam insanlara çok ilginç geldi. Benim içinse hiç mi hiç ilginç olmayan bir durum. Farklı sebeplerden sevdiğim ve kabul ettiğim iki ayrı proje bunlar. 1989'da Tim Burton ile yaptığımız filmden sonra Jon Watts'ın "Spiderman"i tamamen farklı. Neden ikisi arasında paralellik kurulmaya çalışılıyor, inanın anlamıyorum...

HER ZAMAN O ĞLUMUN EN YAKIN ARKADAŞI OLDUM

◊ O ğlunuz Sean Douglas çok başarılı bir soz yazarı ve produktor. 2015'te Altın Kure aldıktan sonra oğlunuza ithafen yaptığınız konuşma hala aklımda. Baba-oğul sanatın farklı dallarında çok başarılı işler yapıyorsunuz ama beni asıl etkileyen aranızdaki mukemmel ilişki. Baba adaylarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı buradan?
- Baba olmadan once de kardeşlerimle yakın bir ilişki içindeydim. Sonra baba oldum ve sevdim bu duyguyu. 80'li yılların sonunda "Batman"i yaparken ve sonrasında Concorde jet uçaklarından kiralayıp nerede olursam olayım New York'a geçer, oradan yolcu uçağıyla Los Angeles'a giderdim. Sean'ı gorup çekimlere geri donerdim. Tum bu fedakarlıklara değerdi. Baba-oğul ilişkisini sıkı tutmak, her zaman onceliğim oldu. Her zaman çok guçlu bir kişiliği vardı. Daha anaokuluna başladığı ilk gun içeriye tek başına girebilecek kadar cesaretli olduğunu soylemişti. Baba olarak farklı bir yetiştirme tarzım ya da terbiye sistemim yoktu, sadece her zaman oğlumun en iyi arkadaşı oldum.