Özet (TL;DR) @ 2017-11-08 09:40:11.826204: 7 Haziran seçimlerinde girdiği Meclis’te sadece 5 ay milletvekili olarak kalan Uğur Işılak, “Aklıma Düşünce” adlı bir albüm çıkardı. 2014’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a uyarladığı “Dombra”…
◊ Almanya do ğumlusun. Kaç sene yaşadın orada?- Aslen Ankara- Şereflikoçhisarlıyım. Babam Konya İş Bankası'nda memurdu. Bir donem Şereflikoçhisar'da oğretmenlik de yapmış. O zaman vekil oğretmenlik vardı. 1960'lardan bahsediyorum. 70'lerde Almanya'ya gitmişler. 1971 yılında ben doğmuşum.
◊ Ka ç kardeşsiniz? Senin dışında muzisyen olan var mı?
- Dort kardeşiz. Üç erkek, bir kız. Benim dışımda muzikle uğraşan abim ve dayım var. Edebiyatla ilgili olanlar var. Milliyetçi, muhafazakar, ulkucu ve dinine bağlı bir aileyiz.
◊ Bir d onem sana solculuk sorulduğunda "Hayatımın hiçbir doneminde solcu olmadım" diye açıklama yapmıştın. Ben ulkucu olduğunu bildiğim için şaşırmıştım bu soruya...
- Dayılarımın hepsi ulkucu. Çocukluğumuz onların yanında geçti. Onların gittiği yoldan gittik. Öyle slogan ulkucusu de değildik. Okur, araştırırdık. Öyle bir aileden geliyoruz.

O ŞİİRİ GIRGIR OLSUN DİYE YAZDIM
◊ T urkiye'ye ne zaman dondun?
- 1996'da temelli dondum. Öncesinde çok gidip geldim.
◊ 25 y ıl Almanya'da yaşadıktan sonra donduğunde uyum sorunu yaşadın mı?
- İki tarafta da uyum sorunum yoktu. Kendi kulturume yabancı yetişmedim. Birçok evde yoktu mesela ama bizim evde kutuphane vardı. Turkiye'den her yıl 100'e yakın kitap gelirdi. Okunurdu da.
◊ Şiir yazma merakın çocukluğunda başladı o zaman...
- 1980'den sonra Almanya'ya giden dayımın uzerimde çok etkisi oldu. İdeolojik anlamda beni ciddi ciddi besledi.
◊ "Slogan ulkucusu" olmayan, eli kalem tutan bir ulkucu olarak, muhalefete o şiiri nasıl yazabildin peki? 7 Haziran seçimlerinden sonra yazdığın "Koalisyon" şiirinden bahsediyorum. "Hareketler ofsayt, sozler sansasyon. Bu kafayla kurulamaz koalisyon..."
- Ben o donem televizyon programı yapıyordum. Koalisyon goruşmeleri devam ediyordu. Karşı taraf işi yokuşa suruyordu. Bir gun oturdum, haberleri izliyorum. Başladım yazmaya... Aslında biraz gırgır, şamata yapmak ve olayı mizahi açıdan resmetmek istedim. Yazarken bir baktım 11 kıta olmuş. O gun programımın bant yayını vardı. Rejideki çocuklara çekim bittikten sonra "Vaktiniz varsa 5 dakikalık bir şiir okuyacağım, kaydedin" dedim. Orada şiiri seslendirdim. Sonra rejiye gittik, gulmeye başladık "Koalisyon uzerine şiir mi yazılır!" diye.
◊ Nas ıl ortaya çıktı o goruntuler?
- Biri "Abi bunu sosyal medyaya verelim" dedi, sosyal medyada paylaştık. Sonra şiir dunya gundemine girdi! İkinci sıradaydı. Turkiye gundeminde ise birinci oldu, gundemden 8-9 saat duşmedi. Biz bunu gırgır, şamata için yaptık. Ciddiye alarak yazdığım bir şiir değil. Olayları resmetmek için hızlıca yazdım. Ama şiir halk edebiyatı normlarındadır. Vezni, hecesi, ayağı, uyağı vardır. 11 heceli bir şiirdir. Bir tenkit, taşlama şiiridir. Kim uzerine alındıysa alındı. Kimseyi hedef aldığım yoktu.
◊ Almanya 'ya donelim. Almancan iyi mi? Orada ne okudun?
- Almancam iyi. Almanya'da liseyi bitirdim. Sonrasında iktisat okudum ama bitirmedim. Ardından Turkiye'de Selçuk Üniversitesi'nde edebiyat bolumune devam ettim.
◊ AK Parti 'nin seçim şarkılarını yapman, Recep Tayyip Erdoğan'a şiirler yazman... Bu sureç nasıl başladı?
- 2001 yılında parti kuruldu. O zaman rahmetli Erol Abi (Olçok) beni aradı. "Biz 'Haydi Anadolu'yu meydanlarda kullanıyoruz. Tayyip Bey, sen ve ben bir araya gelelim, sohbet edelim" dedi. Tayyip Bey'in ofisinde bir araya geldik. Çok fazla konu hakkında keyifli bir sohbet oldu. Bu 1.5 saatlik sohbetin ardından hep birlikte hoşnut olduk. Orada "Haydi Anadolu" gundeme geldi. Benim 1999 yılında yaptığım bir besteydi. Sonrasında AK Parti'yi 2002 yılında seçime goturen şarkı oldu.
◊ Sen bunu daha once CHP'ye vermemiş miydin? Daha once CHP kullandı bu şarkıyı...
- Ben şarkıyı bir parti ya da kurum için yapmadım. 1999 yılında çıktı. CHP'ye vermek gibi bir durum da olmadı. Benden musaade alarak kullandılar. Eseri ilk kullanmak isteyen CHP'ydi. Onlara "Kullanın" dedik. Ondan sonra Erol Abi devreye girdi, AK Parti de kullanmak istedi. "CHP de kullanıyor" dediler. Ben de "O zaman sadece siz kullanın" dedim. Boyle bir kargaşa çıktı. Bir Sezen Aksu şarkısının hem A kulupte hem de B kulupte çaldığını duşunun. Bunda mahsur var mı? Sadece şoyle bir mahsur var. Bir sanatçı A partisine bir eser yapsa, bundan telif alsa, sonra gidip B partiye aynı eseri satsa, bu etik olmaz.
Ben CHP'den de AK Parti'den de tek kuruş para almadım. Sonrasında Akşam gazetesi "İki partili meclisin mimarı Uğur Işılak" diye bir başlık attı. O zaman iki parti girmişti. O iki parti de aynı eseri kullanarak girdi.
◊ 2004 y ılında Saadet Partisi'ne de bir şarkı yapmamış mıydın?
- Yok, ozel bir şarkı yapmadım ama onlar da benim eserim olan "Gel Gel Sana da Yer Var"ı kullandılar. Albumumde ye alan bir şarkıydı. Bir parti için yaptığım bir şarkı değildi.
Ş ARKILARIMI CHP DE KULLANABiLiR HDP DE
◊ Her isteyen partiye veriyor musun şarkılarını?- Konu o değil ki... "Biz kullanıyoruz bunu" dediler, "Kullanın" dedim. İçinde Saadet Partisi'ne uyarlanan bir kelime bile yok. Refah Partisi de kullandı. BBP de rahmetli Muhsin Başkan'ın (Yazıcıoğlu) doneminde butun eserlerimi kullandı. Ne yapsaydım, dava mı açsaydım? CHP'ye de hiçbir zaman dava açmadım.
◊ CHP bug un bir şarkını kullansa dava açmaz mısın?
- Hayır. Bir siyasi duruşum olabilir ama ben sanatkarım. Bir eser ortaya koymuşsanız, o artık halkın malıdır.
◊ Ya HDP kullanmak isterse?
- Onlar da kullanabilir. Bunda rahatsız olacak bir şey yok ki... Beni Kurtler, Rumlar, ulkuculer, solcular, PKK'lılar dinlemesin diyebilir misiniz? Bir sanatkar boyle bir şey der mi? Sanatkarın bir fikri olur. Ama icra edilmiş, ortaya konmuş bir eser herkesin malıdır. HDP çıkıp "Bayrağı elden bırakma, duayı dilden bırakma, aşkı gonulden bırakma" gibi bir şarkımı çalsa "Allah razı olsun, doğru yolu bulmuşsunuz" derim.
◊ Çoğu şarkını kendin yapmışken "Dombra"yı nereden buldun? Nasıl çıktı ortaya?
- "Dombra"nın asıl mimarı Erol Olçok'tur. Erol Abi çok ciddi katkılar sağlamıştır AK Parti'ye. Bir gece beni aradı, "Dombra nasıl olur?" dedi. "Çok guzel olur" dedim. Muzikal bakımından çok uç noktada bir eser değil ama bir tılsımı var. Sizi en az bin yıl onceye goturuyor. Geldiğiniz coğrafyayı hatırlatıyor. Bir gece yarısı 03.00 gibi sozlerini yazdım. Erol Abi'ye ilk kıtasını okudum, "Tamamdır" dedi. Sonrasında studyo sureci başladı. Bir kayıt yolladık Erol Abi, "Bu mudur?" dedi. Erol Abi'nin terminolojisinde "olmamış"ın nazikçe soylemidir bu. Beğenmediğini anladık. Bir kayıt daha yolladım, "Daha iyi olmuş sanki" dedi. Bu da aslında "olmamış" demek. 5 kez altyapıyı yeniledik. Erol Abi'nin hisleri çok guçluydu. Benim "Tam oldu" dediğim altyapıya o da "Bu olmuş" dedi. Şu anda dinlediğiniz, Erol Abi'nin "Bu olmuş" dediği işte.
◊ Tayyip Erdo ğan dinledi mi?
- Erol Abi dinlettiğini, Tayyip Bey'in mahcup olduğunu soyledi. "Çok fazla benden bahsetmiyor mu, boyle bir şey doğru olur mu?" demiş. Tedirgin olmuş. Erol Abi de "Bu sizi aşan bir mesele. Aslında siz yoksunuz orada, sizin şahsınızda millet var, rahat olun" demiş.
Son halini ilk kez Ankara'da, yerel seçim startının verildiği gun sahnede ben seslendirmiştim. Şarkı bittikten sonra herkes ayağa kalktı.Bugun halen insanlar "Dombra"yla duygu patlaması yaşıyor.
" BAŞBAKAN OLACAK KİŞİ" DİYORDUK
◊ Recep Tayyip Erdo ğan'la ilk ne zaman tanıştınız?
- 1994 yılından beri Tayyip Bey'in takipçisiyim, yanındayım. 1994 yılında
Hollanda'da Amsterdam Arena'da 20 bin kişilik bir toplantı yapılmıştı. Refah
Partisi doneminde. Tayyip Bey konuşmacı olarak gelmişti. İlk kez orada
tanışmıştık. Ben o zaman yurtdışında yaşıyordum ve butun toplantılarına
gidiyordum. Tayyip Bey'e sevgim ve muhabbetim o donemde başladı. Biz o
zamanlar "Bu adam tam başbakan olacak kişi" diyorduk. O yıllarda televizyona
çıktığında, konuşmalar yaptığında çevremizde soylediğimiz şey buydu.
Muhabbetimiz de oradan başlıyor, bugune kadar geliyor. 2001 yılında boyle bir
gonul bağıyla birlikte aynı zamanda bir eserle ve fiili bir emekle de partiye
katkı sağlamış olduk.
" AK PARTi'DEN NEMALANIYOR" DİYENLER BENİM YERiMDE OLMAK İSTİYOR
◊ Gen çlik festivallerinde ve AK Partili belediyelerin duzenlediği konserlerde en çok sahneye çıkan sanatçısın. Bunların ne kadarı maddi karşılıklı oluyor bilemiyorum. Bu konuda sana yapılan eleştirileri nasıl değerlendiriyorsun?- Maddi açıdan karşılığı olanlar da var, olmayanlar da. Benim yaranmak gibi bir kaygım yok. Ben milliyetçi muhafazakar bir ailede yetiştim. Bugun de aynı çizgide devam ediyorum. AK Parti ve Tayyip Bey de bu çizgide olduğu için Tayyip Bey'in yanındayım. Bu 2002'den değil, 1994'ten bu yana boyle. O nedenle kendimi anlatmak gibi bir duşuncem yok. Rant sağlama meselesine gelince... AK Parti kurulduğundan bu yana biri çıksın desin ki; şu ihalenin ortağı sensin. Bana gayrimeşru yollardan 1 kuruş bile nasip olmamıştır. Bugune kadar ne bir ihale işine girdim ne de bir akrabamın uzerinden boyle bir şey yaptım. Son 15 yılın maddi olarak hesabını vermeye hazırım. Bundan dolayı gocunacak hiçbir yaram yok.
◊ İnsanlar seni ihale ya da benzer şeylerden dolayı değil, konser açısından avantaj sağladığın için eleştiriyor. Tayyip Bey'e yakın olarak kendine mesleki olarak bir avantaj sağlamış olabilir misin?
- AK Parti kurulmadan once de ben her hafta konsere gidiyordum. Ağırlıklı olarak sağa yakın derneklerin, partilerin organizasyonlarına katılıyordum. Yuzlerce radyonun organizasyonlarında sahne alıyordum. Edirne'den Kars'a kadar. Kabiliyetsiz bir adam olsam, sanatımın bir karşılığı olmasa, ben 2001'e kadar hayatımı idame ettirecektim? Onlar hiçbir partiye mensup olmadan, biletli olarak yapılan konserlerdi. Benim için "AK Parti'den nemalanıyor" diyenler, muhtemelen kendilerini orada gormek istiyordur.
Kendi meşrebinden hareketle de bizi kendisine benzetmeye çalışıyordur. Ama oyle bir hakikat yok.
M ÜZiK EĞiTiMiM YOK
◊ M uzik eğitimin var mı?- Yok. Benim daha çok edebi sahada çalışmalarım var. 2-3 yıl kadar edebiyat fakultesine devam ettim. Ondan da mezun olmadım. Hala kaydım duruyor. Osmanlıca okuyup yazmayı okulda oğrendim. Aynı şekilde divan edebiyatını da. Edebi anlamda teknik gelişimim okul vasıtasıyla oldu. Kendi başınıza oğrenirsiniz mesela Osmanlıcayı ama teknik altyapınız olmaz.
◊ Osmanl ıcanın mufredata girmesiyle ilgili ne duşunuyorsun?
- Bir lisan bir insan meselesi. Hangi dil olursa olsun mutlaka katkı sağlayacaktır. Osmanlıca binlerce eser var hala deşifre edilememiş. Bu eserlerin anlaşılması bakımdan Osmanlıcayı oğrenmek bence bir avantaj. Özellikle de Anadolu coğrafyasında yaşayan insanlar için.
Yaşadığımız coğrafyanın insanı, tarihini keşfetmek istiyorsa bunun yolu Osmanlıcadan geçiyor. Ben hala Osmanlıca çalışıyorum. Osmanlıca aslında daha saf Turkçe. Bin yıllık geçmişi olan Turkçe.
MECLiS 'TE UYUMAK ÇOK ÇALIŞMANIN iŞARETiDiR
◊ Milletvekilli ği surecin nasıl başladı? Tayyip Bey'in "Belagatın guçlu, neden siyasete girmiyorsun" demesi mi etkili oldu?- Doğru, o konuşma fitili ateşledi... Ankara'da ilk kez sahnede Tayyip Bey'in huzurunda "Dombra"yı okuduktan sonra Erol Abi, ben ve Tayyip Bey bir araya geldik. Tayyip Bey sahnede spontane konuştuğumu fark etmiş. "Sende siyasi kumaş goruyorum" dedi. Bir gece başbakanlıktan telefon geldi. "Evraklarınızı tamamlayın" dediler. Sonra 9'uncu sıradan aday gosterildim. Seçilme şansım yuzde 100'du. Boyle bir teveccuh gosterdikleri için sevindik. Bu milletin vekili olmak bir şereftir. Bunun kıymetini bilenler vardır, bilmeyenler vardır.
◊ Sen k ıymetini bildin mi?
- Bunun buyuk bir sorumluluk olduğunu duşunerek bu işe girdim. Milletin vekili demek milletin olmadığı yerde onu temsil etmek demek.
◊ Peki, 5 ay sonra niye vekalet verilmedi? 7 Haziran 'da seçildin ama 1 Kasım'da aday gosterilmedin...
- Çunku 7 Haziran seçimi AK Parti için iyi bir sonuç olmadı. Tek başına iktidar olamadı. Bir de "Uğur bu alemi bir gorsun, bir ozan olarak siyaset sahasını da muşahede etsin" duşuncesiyle bana o milletvekilliği yolu açıldı. Belki de ikinci defa yıpranmamı istemediler. 5 ayda epey yıprattılar beni..
◊ Ama sen de y ıpratılacak paslar verdin...
- Pas dediğin, sadece uykumdu.
◊ "Meclis'e uyumaya gitmiyorum" deyip uçuncu toplantıda uyurken goruntulenmek valla iyi pas be Uğur...
- "Uyumaya gitmiyorum" sozunu bir deyim gibi duşunun. Vekillik donemimde sadece uyku meselem gundeme geldiği için "Yarabbi sana binlerce şukur olsun" dedim. Hırsız olarak gundeme gelebilirdim, uyku kadar masum bir şeyle anıldım. O Meclis'te uyumayan bir siyasetçi var mı? Uyumaktan kastım; uyuklamak. Orada yadırganacak şey uyuklayan bir adamın 3-5 saniye gozunu kapaması değil. Meclis'te, genel kurulda kaç kişi olması lazım? 550. Benim uyukladığım gun 150 kişi vardı. Yadırganması gereken buydu. Ben en azından genel kuruldaydım. Uyuklamanın bir diğer masum tarafı da şu: Bir adam bir yerde uyukluyorsa, çok yorulmuştur. Gecem gunduzum yoktu. Toplantıdan toplantıya koşuyordum. Eve 4'te gidip, 2 saat uyuyup tekrar Meclis'e geliyordum. Genel kurulda uyuklamak çok çalışmış olmanın bir işaretidir.
◊ Ama sonu çta talihsiz bir fotoğraf oldu...
- Ona da şukrediyorum. Hırsızlık ya da teroristlerle işbirliği yaparken de fotoğrafım olabilirdi. Yok hamdolsun. Alnım açık, yuzum ak benim...

ARSLANBEK 'iN SÖZLERiNi YANLIŞ ÇEViREN BiR FETÖ'CÜYDÜ
◊ 4 senedir neden "Dombra"yı albumune almadın de şimdi yeni albumune alıyorsun?- Şu anda albumume aldığım hali, Nogay Turkçesiyle okuduğum hali.
◊ Nogay T urkçesi ne demek?
- Daha çok Orta Asya'da kullanılan Kırım Turkçesi diyebiliriz. Zaten şarkının aslı o. Ben şarkının orijinalini okudum. Ama daha once okuduğumla aynı değil. Altyapısı da yeni yapıldı, okuması da. Sozleri de şarkının orijinal sozleri. Zaten Tayyip Bey için yaptığımızı album olarak çıkarmadık. O ticaret olurdu. Ondan 1 lira bile telif hakkı almadık. Tamamen hizmet amacıyla yapılmış bir çalışmaydı. İlk Arslanbek Sultanbekov'un dombra ile okuduğu versiyonu şu anda sosyal medyada yaygın bir şekilde dinleniyor. Cengiz Han'ın filminden de goruntuler var klibinde. Ama altyapı yok. Sadece dombra var enstruman olarak. İnsanlar bunu iyi bir altyapıyla dinlemek istiyordu. Arslanbek'e alternatif olsun diye yapmadık. Kendisiyle de aramız çok iyi.
◊ Telif konusunda tart ışmalar çıkmıştı aranızda ama...
- Orada başka bir durum var. Arslanbek'in soylediklerini tercume eden kişi FETÖ'cuydu. Adamın soylemediği şeyleri soylemiş gibi tercume etmiş. Ortalığı karıştırdılar. Oysaki hatırlarsanız Tayyip Bey, Arslanbek Sultanbekov'u Yenikapı mitinginde sahneye çıkardı. Bu eserin telif hakkı da Turkiye'de sadece bende.
◊ Klipte at ve ok çuluğa meraklı oyuncu Cemal Hunal da var...
- Ben Cemal'in bu işlerle uğraştığını bilmiyordum. OFS Film'de Yılmaz Bey var, o Cemal'den bahsetti. At çiftliği olduğunu ve okçuluğa meraklı olduğunu filan soyledi. Sonra Cemal'le telefonda goruştuk. "Bir yerinde ben de oynayayım" dedi. Sağ olsun bizim için her turlu imkanı seferber etti. Atlarıyla ve elemanlarıyla çok destek oldu.
◊ Biraz zorlasaym ışsınız "Diriliş Ertuğrul" gibi bir şey çekecekmişsiniz...
- Öyle oldu. Ben fazla gozukmuyorum, sonunda ortaya çıkıyorum. Toplam goruntum 5-6 saniyedir. Kendimi one çıkardığım bir klip olmasını istemedim. Atların ve Turklerin savaştaki maharetlerini one çıkarmak istedik.
◊ At binmeyi biliyor musun? K ılıç filan kuşanmışsın klipte...
- Çat pat. Dortnala gidecek kadar değil. Sadece kuşandım. Hareket yok.
◊ Pahal ı bir produksiyon muydu?
- Evet. Toplam 5 gun surdu çekimler. Ciddi bir maliyeti oldu.
MiLLETVEKiLi OLARAK SiYASET YAPMAM
◊ 5 ayl ık vekillik surecinde koalisyon goruşmelerinden dolayı mı kendini gosteremedin?- Evet, oyle bir imkanımız yoktu. 5 ayın içinde bizi bırak, başbakan bir şey yapamadı.
◊ 1 Kas ım'da aday olmayı bekliyor muydun?
- Beklemiyordum. Bir yıpranma surecine girmiştik. AK Parti teşkilatı yeni bir karar aldı.
◊ 5 ay, y ıpranmak için çok kısa bir sure değil mi?
- O zaman zarfında biliyorsun birçok ismi yeniden aday gostermediler. Eski isimleri yeniden kadroya dahil ettiler. "Vizyonu değiştirip eski isimlerle yola devam edelim" dediler. Stratejik değişikliğe gittiler. Bu stratejik değişiklikte de hakikaten bizim olmamamız gerekiyordu. Bu noktada AK Parti'nin karar mercii, bizim bir sanatkar olarak daha fazla yıpranmamızı istemedi diye duşunuyorum.
◊ Siyaseti sevdin mi? Yeniden adayl ık teklifi gelse kabul eder misin?
- Milletvekili olarak girmem. Milletvekili olarak siyaset yapmak istemiyorum. Bir gun siyasete girecek olursam, bu da en az 10 sene sonra olur, o zaman bir ihtimal kultur ve sanat konusunda bir şeyler yapabilirim. Eğer buyuklerimiz de inanırlarsa, elimi taşın altına koyarım.
2 YA ŞINDA OĞLUM VAR
◊ Evli misin?
- Evet. 5 yıllık evliyim. 2 yaşında bir oğlum var. Adı Eren Alp.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.