Özet (TL;DR) @ 2017-11-07T16:26:00.000Z: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verilen 25 yıllık hapis cezasına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin bozma kararını usul ve yasaya…
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verilen 25 yıllık hapis cezasına ilişkin İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin bozma kararını usul ve yasaya aykırı bularak, dosyayı iade etti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin, CHP İstanbul Milletvekili Berberoğlu'nun, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) TIR'larının durdurulması olayına ilişkin 'devletin guvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin verdiği bozma kararının ardından kendilerine geri gonderilen dava dosyası uzerindeki incelemesini tamamladı.
Yerel mahkemenin kararında, bozma kararının mahkemeye gonderilmesine ilişkin cumhuriyet savcısının mutalaasına yer verildi. Mutalaada, İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gorulen dosya bozularak iade edilmişse de Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 'hukuka kesin aykırılık halleri'ni duzenleyen 289. maddesinde sayılan mutlak bozma sebepleri çerçevesinde 2. Ceza Dairesi'nin bozma yapabileceği, davanın esasına ilişkin sebeplerle yapılan bozmanın bu kapsamda değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi.
Ceza dairesinin kararında suçun oluşup oluşmadığına dair değerlendirme yaptığı, bu bakımdan bu dairenin işin esasına girerek bizzat karar vermesi gerektiği belirtilen mutalaada, bu nedenle 'karar verilmesine yer olmadığı' kararı verilerek, dosyanın İstanbul Bolge Adliye 2. Ceza Dairesi'ne gonderilmesine karar verilmesi talep edildi.
Mahkeme heyeti kararında, CMK'nin 272. maddesinde istinaf mahkemesinin bakacağı işlerin, 280. maddesinde 'bolge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma' işlemlerinin anlatıldığı anımsatılan kararda, soz konusu maddelere de değinildi.
(C) AA/
İ STİNAF MAHKEMELERİ HANGİ KARARLARI VEREBİLİYOR?
Kararda, Bolge Adliye Mahkemesi'nin yaptığı on inceleme sonunda, haklarında yetkisizlik veya istinaf başvurusunun reddine kararlarını vermediği takdirde işin esasına geçebildiği ve dava dosyasını, tebliğnameyi, dosyadaki delilleri inceledikten sonra kararını verdiği hatırlatılarak, dort şekilde verilebilecek kararlar şoyle anlatıldı:
"1. Esastan ret: İlk derece mahkemesinin kararında, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığında istinaf başvurusunun esastan reddi ile ilk derece mahkemesinin kararının onanmasına karar verilir.
2. Duzeltme: İlk derece mahkemesinin kararında bulunan bazı hukuka aykırılıkların yeniden yargılamayı ya da duruşma açmayı gerektirmeden duzeltilmesi imkanı var ise hukum once bozulur. Daha sonra hukuka aykırılık duzeltilerek, istinaf başvurusunun duzeltilerek onanmasına karar verilir. Hangi hukuka aykırılıkların duzeltme nedeni olabileceği CMK'nin 303. maddesinde sayılmıştır.
3. Hukmun bozulması: İlk derece mahkemesinin kararında CMK'nin 289. maddesinde yer alan 'Hukuka kesin aykırılık halleri'nden birisinin bulunması durumunda hukmun bozulmasına karar verilir. Dosya yeniden incelenmek ve hukmolunmak uzere ilk derece mahkemesine gonderilmesine karar verilebileceği gibi aynı yargı çevresindeki başka bir ilk derece mahkemesine de gonderilebilir. Soz konusu hukuka aykırılık hallerden birinin mevcudiyeti halinde istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesinin kararını bozma yetkisi bulunmaktadır. Ancak uygulamada 'g' bendindeki hal, ilk derece mahkemesinin kararında eksiklik veya uygun gorulmeyen diğer hususlar soz konusu olduğunda da gerekçe yapılıp kanunun mantığına aykırı şekilde bozmalar yapılmaktadır. Uygulamada kimi mahkeme kararlarının bir cumleden ibaret olduğu, kimisinin de sayfalarca karar yazarak konuyu dağıttığı gorulmektedir. Her iki durum da denetimde zorluğa yol açmaktadır. Bu izahtan da anlaşılacağı uzere buradaki kastedilen gerekçeyi içermeme hususu, kararın esasının beğenilmemesi, delillerin tartışılmasının eksik gorulmesi, hukuki nitelendirmenin doğru bulunmaması anlamına gelmemektedir. Boyle bir durum soz konusu olduğunda Bolge Adliye Mahkemesi'nin gorevi doğmakta, bizatihi yargılamayı kendisinin yapması sonucu ortaya çıkmaktadır.
(C) AA/
4. Yeniden gorulme: CMK'de ongorulen kesin hukuka aykırılıklar bulunmamasına karşın başka hukuka aykırılıklar bulunması orneğin, eksik soruşturma ya da suçun nitelendirilmesinde yanılgı, suçun oluşmaması halinde ilk derece mahkemesinin kararını iptal ederek davanın yeniden gorulmesi için duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verir. Bu durumda adli kontrol altına alma, tutuklama gibi gerekli tedbirler alınmasına da karar verir."
' BOZMA KARARI VEREN DAİRENİN YARGILAMAYI KENDİ YAPMASI GEREKİR'
Mahkeme heyeti kararında, Bolge Adliye Mahkemesi'nin, ilk derece mahkemesinin kararını sadece sınırlı olarak CMK'de belirtilen hallere gore bozup gonderebileceği hatırlatılarak, şunlar kaydedildi:
"Bolge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını esastan inceleyerek, delil tartışmasına girmiş ve subut meselesinde sıkıntı olduğunu, delillerin irdelenmesinde ve takdirinde yanlış sonuca ulaşıldığını duşunuyorsa ve delillerin eksik olduğu kanaatindeyse, esasa yonelik eksikliklerin olduğu tespitini yapmışsa, eylemin hukuki nitelendirmesinde hata olduğunu duşunuyorsa, CMK'nin 280. maddesi uyarınca bizatihi davayı gormesi durumu ortaya çıkmaktadır. Gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın hazırlık işlemlerine başlayarak bizzat yargılamayı kendisinin yapması gerekmektedir. Yargılamayı bizatihi Bolge Adliye Mahkemesi yapması gerekirken, soz konusu eksiklikleri CMK'nin 289. maddesi kapsamına sokarak kararı bozarak, mahkememize gondermiştir."
(C) AA/ Arşiv
' CEZA DAİRESİ KENDİNİ YARGITAY YERİNE KOYMUŞ'
Kararda, istinaf mahkemesinin esasa ilişkin değerlendirme yaparak subut meselesini tartışıp, birtakım esasa ilişkin eksiklikleri belirtmesine, hatta atılı suçun ve benzeri başka bir suçun dahi unsurlarının oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme yapmasına rağmen mahkemenin kararını gerekçesiz olduğundan bahisle bozmasının ilgili kanun maddelerine aykırılık teşkil ettiği vurgulandı.
İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, bu uygulamanın bir adım daha otesine geçerek, sanığa isnat olunan eylemin 'gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama' suçundan ziyade, 'gizli kalması gereken bilgileri casusluk amacıyla temin etme' suçuna temas ettiğinden bahisle bu yondeki değerlendirmenin hatalı olduğunu bozma gerekçesi yaptığı belirtilen kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Adeta kendini yuce Yargıtay'ın yerine koyarak esastan bozma yapmış, mahkememizin bağımsızlığına, karar verme ozgurluğune mudahale etmiştir. Hatta Bolge Adliye Başsavcılığı dahi bu hatalı uygulama karşısında sessiz kalmamış, itiraz yetkisi olmamasına rağmen 'goruldu' yaparken dile getirdiğimiz hususlarda eleştirilerde bulunma zarureti hissetmiştir.''
(C) AA/
Kararda, istinafın yetkisi ve gorevi dahilindeki bir konuda, soz konusu yetkiyi kullanmayıp gorev ve yetkisini ilk karar veren mahkemeye devretmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, ''Her ne kadar Yargıtay, Bolge Adliye Mahkemesi bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin direnemeyeceğini, direnme yasağı olduğunu içtihat altına almışsa da bu içtihadın, kanuna uygun şekilde yapılmış bozma kararlarına munhasır olduğunun kabulu gerekecektir" denildi.
' MAHKEME TARAFINDAN YAPILACAK İŞLEM YOK'
Mahkemenin sanık Berberoğlu'na isnat olunan eylemin hukuki nitelendirmesine, hatta suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına dair değerlendirmesine mudahale edecek kadar bir bozma kararı soz konusu ise CMK'nin 'hukuka kesin aykırılık halleri' maddesindeki mutlak bozma sebeplerinin varlığını kabul etmenin apaçık hukuka aykırılık teşkil edeceği belirtilen kararda, "Yargıtay temyiz denetiminde dahi direnme imkanı varken istinaf aşamasında bunun kabul edilmemesi istinaf mahkemesine Yargıtay'da olmayan guç ve yetkiyi sağlamış olacaktır" değerlendirmesine bulunuldu.
(C) AA/
Kararda, tum bu nedenlerle soz konusu davaya bakma gorev ve yetkisinin İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne ait olduğu belirtilerek, bozma kararı açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekle verilen bozma kararı yonunden mahkemece yapılacak bir işlem olmadığından karar verilmesine yer olmadığına hukmedildi.
Mahkeme heyeti, dosyanın gereği, takdir ve ifası için İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne iadesine karar verdi.
Enis Berberoğlu'nun durdurulan MİT TIR'ları goruntulerini eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yonetmeni Can Dundar'a verdiği iddiasıyla yargılandığı davada 'devletin guvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve tutuklanmıştı. Soz konusu yerel mahkeme kararı, İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi esastan bozmuş ve dava dosyasını İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gondermişti.
Soz konusu bozma kararının goruldusunu yapan İstanbul Bolge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı ise bozma kararına şerh duşmuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.