/Paylas.io

HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin bazı illerde aday çıkarmama kararıyla ilgili "CHP veya başka p...

2019-02-24 14:23:09.169000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2019-02-25T01:21:00.000Z: HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin bazı illerde aday çıkarmama kararıyla ilgili "CHP veya başka partiye oy verin demiyoruz. Faşist bloğu sınırlamak ve geriletmek için oyunuzu…



HDP'nin onceki donem eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, partilerinin bazı illerde belediye başkan adayı çıkarmama kararının CHP'ye destek anlamına gelmediğini belirtti. Demirtaş, "Biz CHP veya başka partiye oy verin demiyoruz, faşist bloğu sınırlamak ve geriletmek için oyunuzu stratejik bir amaç için kullanın veya demokrasinin gelişmesine bir şans tanıyın diyoruz" dedi.

HDP'lilerin diğer partilileri duşman olarak gormemesini isteyen Demirtaş, "Hiçbir HDP'li arkadaşım, başka partileri veya partilileri asla duşman olarak gormemelidir. Asgari demokrasi ilkeleri çerçevesinde, birlikte yaşam mucadelesinden vazgeçilmemelidir. AKP ve MHP'yi geriletmek, kullanacağınız oyun etkili bir sonuç doğurmasına bağlıdır. Bu nedenle tum genç arkadaşlarımı, HDP'nin kararlarının arkasında durmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

Edirne F Tipi Cezaevi'nde bulunan HDP'nin onceki donem eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, T24'ten Şirin Payzın'ın sorularını yanıtladı. Demirtaş'ın yanıtlarından bazıları şoyle:

AK Parti 'nin yerinde olsam HDP'yi ve tabanını el ustunde tutar, toz kondurmazdım. Siyasi kaderiniz artık HDP'lilerin tavrına gore şekillenecek" diyorsunuz; AK Parti'nin bunun farkında olmadığını mı duşunuyorsunuz?

(C) AA /

- Anketler ortaya çıktıkça AKP bunu tabii ki daha fazla fark ediyor. Ama Turk milliyetçiliği ve şovenizm ruzgarıyla bu açığı kapatabileceğini duşunuyor. Ancak meselenin seçim kazanma boyutu bir yana, toplumdaki bolunme ve ayrışmanın ciddiyetini idrak edebilmiş değiller. Erdoğan'ın HDP'yi "duşmanlaştırıcı" soylemi ısrarla surdurmesi bunu gosteriyor. HDP "duşmanlığından" kurtulmadan Turkiye'nin nefes alamadığını goremiyor.

HDP 'nin genç tabanında nabız tuttuğumda, "HDP'nin aday çıkarmadığı yerlerde CHP'nin adaylarına nasıl oy vermemiz isteniyor; CHP, Demirtaş'ın cezaevinde olmasının onunu açan dokunulmazlıkların kaldırılmasına oy verdi" diyorlar. Bu konudaki goruşunuzu alabilir miyiz?

-- Biz CHP veya başka partiye oy verin demiyoruz, faşist bloğu sınırlamak ve geriletmek için oyunuzu stratejik bir amaç için kullanın veya demokrasinin gelişmesine bir şans tanıyın diyoruz. Hiçbir HDP'li arkadaşım, başka partileri veya partilileri asla duşman olarak gormemelidir. Asgari demokrasi ilkeleri çerçevesinde, birlikte yaşam mucadelesinden vazgeçilmemelidir. AKP ve MHP'yi geriletmek, kullanacağınız oyun etkili bir sonuç doğurmasına bağlıdır. Bu nedenle tum genç arkadaşlarımı, HDP'nin kararlarının arkasında durmaya davet ediyorum. Bunu da bir yukarıdan gelen talimat gibi anlamak yerine, tum siyasal gelişmeleri ve olasılıkları goz onunde bulundurarak tartışa tartışa içselleştirmelerini diliyorum.

HDP 'nin aday çıkarmayarak CHP'ye destek vereceğini, ama aslında HDP hala "çozum sureci" umudu beslediği için bunun AKP'ye yarayacağını soyleyenler var. Ne diyorsunuz?

(C) Fotoğraf : DHA

- HDP'nin CHP'yi destekleme gibi bir kararı yoktur. CHP ile veya başka partiyle arasında ittifak ve işbirliği kararı da yoktur. HDP aday çıkarmayarak, siyasi dengeleri demokrasi lehine çevirme gayreti içerisindedir. Bu kararın AKP'ye yarayacağının spekulasyonunu yapanlar, HDP aday çıkarsaydı ne diyeceklerdi acaba, merak ediyorum. Barış ve çozum surecine gelince. CHP yonetimi barış surecini veya çozum surecini arzuluyor da biz mi haberdar değiliz? Biz Turkiye'nin tum siyasi guçlerinin barış için ortaklaşmasını arzu ederiz. CHP de barış konusunda AKP kadar iradesiz ve isteksizdir. Bunu değiştirmek için mucadeleye devam etmeliyiz.

Sizi çok sevenler olduğu gibi çok kızanlar da var. Örneğin yakaladığınız ruzgarı iyi kullanamadığınız, HDP'yi daha merkeze çekecek mesajlar vermediğiniz, hendekler nedeniyle yaşanan olaylarda yeterli açıklama yapmadığınız gibi. Geriye donup bakınca keşke dediğiniz şeyler var mı?

-- İktidarın paralı borazanlığını, tetikçiliğini yapmak için her gece kanal kanal dolaşan pespaye tayfanın soylediklerini zerre kadar kale almıyorum. Bunun dışındaki her eleştiriyi anlamaya çalışarak saygıyla karşılıyorum. Elbette her zaman daha iyisi yapılabilirdi, bu benim için de geçerlidir. Fakat hendeklerle ilgili gerçekleri bilmeyenler, bu konuda yanılgılı yorumlar yapıyorlar. Size sadece bir ornek vereyim; Devlet Bahçeli'nin 13 Ekim 2018 tarihinde Hurriyet gazetesinde Ertuğrul Özkok'e verdiği mulakattaki "Guneydoğu'da olaylar başlayınca ben 'hemen oralarda sıkıyonetim ilan edin' dedim. Ama sonradan gordum ki, iyi ki benim o sozumu dinlememişler. Çunku biz orada o gun komutanlar terorle mucadele ediyor diyorduk, meğer darbe planı yapıyorlarmış. Bir de ellerinde sıkıyonetim yetkisi olsaydı facia olabilirdi" ifadelerine bakın; bu itiraf tarihidir aslında. Kurtlere, yerleşim birimlerine, yaşam alanlarına, orantısız, vahşice saldırının itirafıdır.

(C) AA / Volkan Furuncu

- Hendek bahanesiyle yuzlerce masum sivil Kurt'u katlettirip, şehirleri yaktırıp yıktıran, sonra da 15 Temmuz'da bunu yapanların darbeci olduğunu anlayıp içeri tıkan AKP-MHP faşist bloğundan eleştiri ve ozur istensin, benden değil. Biz hendek bahanesiyle ortaya konulan barbarlığı durdurmak için elimizden geleni yaparken, AKP-MHP, TBMM'de bunların işledikleri suçlar için dokunulmazlık yasası çıkardılar. Bu komutanların neredeyse tamamı şimdi darbecilikten tutukludur, ama hiçbir savcı bunlara Cizre'de, Sur'da acaba gereksiz yere, fazladan tek bir kurşun sıktılar mı diye soruşturma açmadı.

-- Bunların TBMM'yi bombaladığına inanıyorsunuz da, kameraların giremediği, aylarca sokağa çıkma yasağının surduğu Sur'u, Cizre'yi fazladan yakıp yıktıklarına, orada katliam yaptıklarına niye inanmıyorsunuz? Yoksa darbeci de olsa, fazladan bir Kurt oldurmuşse, "eline sağlık" mı deniyor? Kimse o katliamların defterinin kapandığını duşunmesin. Bugun beni ve HDP'yi hendek, barikat diyerek sorumlu gosterebilirler, ama devran donecek, orada yaşananların tum hakikatiyle gun yuzune çıktığını da goreceğiz. Asıl sorumlular mutlaka hesap verecekler. Hukuk hep zalimden yana işlemeyecek elbet.

Cumhurba şkanı Erdoğan "HDP eşittir PKK" diyor seçim konuşmalarında. Siz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın --MHP ile ortaklığına rağmen- seçim sonrası yeniden bir barış ve diyalog surecine donmesini bekler misiniz?

- "HDP eşittir PKK" soylemini hiçbir HDP'li kullanmamıştır. Ama Erdoğan ille de "6 milyon oy PKK'ye veriliyor" diyorsa, bunun siyasi sonuçlarını da kendisi hesap etsin. Şu anda ve sonrasında AKP-MHP'nin bir barış planı ve arayışı yoktur. En azından butun olup bitenler bunu gosteriyor. Ama biz zaten AKP-MHP bloğuna guvenerek barış mucadelesini yurutmuyoruz. Halka guveniyoruz.

Newroz konu şmaları, çozum sureci donemindeki konuşmalar nedeniyle siz ve Sırrı Sureyya Önder cezaevindesiniz. O surecin hukumet tarafında olanlar geri plana çekildi, ama ozgurler. Ne dersiniz?

-- Valla onlar ozgurler mi, emin değilim. "Özgur insan başka turlu karar verme imkanı olan insandır" der Rosa Luksemburg. Tek adamın dizinin dibinde ve onun ongorup emrettiği şekilde yaşayanlardan daha ozgur olduğumuzu soyleyebilirim. Barış sureçleri her zaman başarıyla neticelenmeyebilir, ama buna rağmen barışa dair arayışlardan vazgeçmek doğru olmaz. Velev ki, bir zamanlar muhatabımız olanlar ilkesiz, ahde vefasız, samimiyetsiz çıkmış olsalar bile, barışa inanmaktan vazgeçmemeliyiz. Bunun için hapse atılmış olmamız, olsa olsa barış konusundaki kararlılığımızı bileyecektir. Savaşı, çatışmayı, olumu kutsamayacağız, bedel odeyeceğiz ama acılı, yoksul, fedakar halkımıza daha fazla bedel odetilmesine rıza gostermeyeceğiz. AKP'li mi, AKP'siz mi bunu ben bilemem, ama goreceksiniz barışta ısrar edenler bunu mutlaka sağlayacaklardır.

" Bedel odesek bile barışta ısrar edeceğiz. **AK Parti 'li mi **AK Parti 'siz mi olur bilemem" diyorsunuz. Bir ihtimal olarak bile "AKP ile de olabilir" anlamına da gelmiyor mu bu yanıtınız?

- Gelecek yıllar ne getirir ne goturur bilemeyiz; AKP iktidarda kalır mı gider mi, buna halk karar verecek. Ancak bugun AKP, "ben savaş politikalarından vazgeçtim ve kalıcı barışın samimi adımlarını atmak istiyorum" derse "hayır bunu yapmana izin vermeyiz, savaşta ısrar etmelisin" mi demeliyiz? Yoksa en az AKP kadar savaş ve sertlik yanlısı politikaları savunan İYİ Parti'nin, CHP'nin iktidara gelmesini mi bekleyeceğiz?

-- Demek istediğim şudur; biz barışı savunurken, bunu herhangi bir partiye ya da kesime karşı duşmanlık ederek yapmıyoruz. İktidar odağı kimse, onu barışa çekmeye, barışa gelmiyorsa da seçimlerde iktidardan duşurmeye çalışıyoruz. Onun yerine de mumkun olan en demokratik, halkçı seçeneği iktidara taşımaya çalışıyoruz. Bu seçenek de HDP'dir. Bunu soylerken AKP'den bir beklenti, barış için bir umut içinde olunması için de soylemiyorum. AKP'nin boyle bir niyeti yoktur ve bizim de siyasi çıkarımız AKP'nin iktidarı kaybetmesindedir. Barış umudu ancak o zaman doğabilir.

31 Mart sonras ını nasıl okuyorsunuz?

(C) Fotoğraf : DHA

- Halkın, AKP-MHP'nin savaşçı, baskıcı, otoriter, hukuk tanımayan, rantçı, talancı politikalarına karşı artık dur diyeceği bir sureci 31 Mart seçimlerinde başlatacağını duşunuyorum. Erdoğan, "ya ekmek, ya mermi" diye oy istiyorsa, butun ezilenler "ekmek", "yani barış, yani ozgurluk, yani huzur istiyoruz" diyerek tercihlerini sandığa yansıtmalıdır. Kurt halkı da kayyum rezaletine karşı en guçlu şekilde HDP adaylarının arkasında duracak ve bu gidişatı değiştirecektir. 31 Mart yeni demokrasi ve barış umutlarını yaratmaya adaydır.


Devamını oku