/Paylas.io

Eski CHP’li Melda Onur, Seyr-i Sabah programında kadınların aday gösterilmemesini yorumladı. Onur, eğer Kemal Kılıçdaroğ...

2019-02-07 14:41:38.062000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2019-02-07T13:55:00.000Z: Eski CHP’li Melda Onur, Seyr-i Sabah programında kadınların aday gösterilmemesini yorumladı. Onur, eğer Kemal Kılıçdaroğlu aday belirlenmesinden önce bu kadar çok kadın aday çıkarılacağını söylememiş…



Seyr-i Sabah

13:55 07.02.2019(Guncellendi 15:40 07.02.2019) URL'yi kısaltın

Eski CHP'li Melda Onur, Seyr-i Sabah programında kadınların aday gosterilmemesini yorumladı. Onur, eğer Kemal Kılıçdaroğlu aday belirlenmesinden once bu kadar çok kadın aday çıkarılacağını soylememiş olsa, partililerin yuzunun bu kadar kızarmayacağını dile getirdi.

Partilerin milletvekilleri seçimlerinin ardından yerel seçimlerde de kadın aday sayısı beklenenin çok altında kaldı. Başta kadın orgutleri olmak uzere birçok kişi ve sivil toplum orgutu bunu eleştirdi. Eski CHP İstanbul Milletvekili, Sosyal Haklar Derneği Genel Başkanı ve gazeteci Melda Onur, Seyr-i Sabah programında bu eleştirileri yorumlarken on seçim sayesinde kadınların seçilme ihtimallerinin daha fazla artabileceğini dile getirdi:

' ÖN SEÇİM TEKRARLARLA DAHA DA İYİLEŞİR'

"Diğer partilerin otesinde enim kendi partimle ilgili olarak yuzumuzu kızartan soru oncesinden verilen bol keseden vaatler. Bu kadar vaat etmeseler bu kadar yuzumuz kızarmayabilirdi. İlk kez İstanbul ikinci bolgede kadın vekil yok. Ben 24. donemde 9. sıradaydım ve seçilmiştim. Önemli olan birinci sıralar değil seçilebilir yerlerdir. Diğer kadınları aşağılarda yoğunlaştırırsanız sadece birinci sıralardan sadece birkaç kadını koyarsınız. İdeali on seçim. Orada kadınlar şanslı oluyor. Demokratikleşme kadının lehine olan bir durum. Hayatın doğal akışı bu. Acı olan bu defa kadın adaylar olacak deyip de birden bire bu adaylar gosterilmeyince yuzler biraz daha fazla kızarıyor.

(C) AFP 2018 /

Ön seçim sonuçlarından mutlu olmuyor yonetim. Ön seçim yapıla yapıla iyileşiyor ve mukemmellik kazanıyor. Benim girdiğim on seçim çok tartışıldı. Listeler dolaştı, anti demokratik uygulamalar olduğu da soylendi. Bunlar olabilir. Her sene yaptığınız muddetçe mukemmelleşir. Mutlaka bir parti kontenjanı da olması gerekiyor bu arada. Dışarıdan bazılarını bu kontenjanla getirebilirsiniz. Beşiktaş için hep kadın aday dendi. Bu yuzden de bir suru arkadaşımız one çıktı ve çalıştılar. Bırakın kadın aday olmayı arkadaşımız Bahçelievler'den getirildi. Tek kadın aday Eyup Sultan ilçesi. Kazanılabilir bir yer. Ama Avcılar'daki kadın adayımız bir taneydi onu oraya koymadılar.

Genel başkanın kadın adaylar bile erkeklere oy veriyor açıklamasına gerçekten uzuldum. Kimse bunlar bir çıksınlar, isim olarak açıklansınlar. Kadın aday yerine şu erkek olsun diyen kadın kimdir? Ama Beşiktaş'a kadın istenip erkek konuyorsa bunun çıkıp açıklanması lazım. Kadınları da tohmet altında bırakıyor. Parti içinde bir guvensizlik yaratabilir. Öte yandan genel başkanımız butun kadın ve erkekleri tanıyor. İlla ki kadınların kendisine referans olması gerekmiyor. Belediye başkan adayı hayatınızda ilk kez tanıdığınız kişiler olmamalı. Siz İstanbul'un tum ilçelerini masaya koyduğunuzda onlara uygun profilleri tahmin edebilirsiniz zaten.

Genel başkan erkek diye sadece erkekleri kontrol ve takip edebiliyor diye bir şey olmaz. Genel başkan hem kadınları hem erkekleri temsil ediyor. O yuzden genel başkanın kadın adayların kapasitelerini ve liyakatlarını biliyor olması lazım. Kadınlara sordum erkekleri işaret etti demek çok hoş değil. Biraz arkadaş, biraz hemşeri, biraz mezhep, biraz benim adamım gibi şeyler oluyor. Bunlar her siyasi partide var. Tum bu tartışmalar olurken bunlardan suzulup iyi.ir sonucun çıkması gerekiyor. Birilerine teslim olmamak onemli. Hepsi sonuçta bizim partinin insanları, arkadaşlarımız. Ben belediye meclislerinde kadın adayları da çok onemsiyorum.

' KADINLARIN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ DURUMU 20 YIL ÖNCE HAYAL BİLE EDEMEZDİK'

Şule Çet davasında, Cumhurbaşkanı'nın sık sık farklı konular için soylediği '20 yıl oncesinde hayal bile edemezdik' gibi bir kadın algısı oluştu. Bu kadın algısı kocasına biat eden, bir an once evlenip çocuk yapan, bekarsa da evinden işine işinden evine giden, içki içmeyen dışarda kahkaha atmayan bir kadın olarak yaratıldı. Bu algı dun bir mahkeme salonunda kendini gosterdi. Kadın katilleri çok pişkinler. Bu dava herkesin goz onunde olduğu için gorundu bu. Her sabah bununla ilgili bir hikaye duyabilirsiniz avukatlardan. Dun en çok tartışılan, avukatların savunma tarzı ve geçmişleri, kadınlara donuk aşağılayıcı tavırlar oluyor suçluları kurtarmak için. Savunulmak bir hak. Avukatların nasıl tavır aldıklarına kendi meslek orgutleri karar verir. Mesele buradan nasıl bir sonuç çıkacağı. Bu davanın asla peşini bırakmamak lazım. Öyle bir ceza çıkar ki suçlular yatmaz bile. Hukuk olmadığı zaman, insanlar kendi hukuklarını mahkeme mahkeme savunmaya çalışıyorlar.

Özgecan davası konuşulduğunda en acısı çocuğun okuldan gelmiş olmasıydı. Okuldan gelmesi onu daha masum yaptı. Okuldan gelen kız çocuğu katledilemez başka yerden gelse mubah gibi bir algı çıkarıldı. Burada bir suç olduğu çok belli halden tavırdan. Meselenin mahkemenin bundan ne kadar etkileneceği, yukarıdan ne kadar destekleneceği. Bu davayı takip etmek gerekiyor. Kamuoyu baskısı kadın cinayeti davalarında çok etkili oluyor. Hukukun tecelli etmesi için hukuku yalnız bırakmamak hazım. Hukuk sadece mevcut yargıdaki kişilere bırakılacak bir şey değil."


Devamını oku