/Paylas.io

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işsiz ve herhangi bir geliri olmayan erkeğin, boşanma davasında tam kusurlu bulunan eşine t...

2019-02-07 23:25:35.873000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2019-02-08T10:41:00.000Z: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işsiz ve herhangi bir geliri olmayan erkeğin, boşanma davasında tam kusurlu bulunan eşine tedbir nafakası ödemesi gerektiğine hükmetti.



Turkiye

10:41 08.02.2019(Guncellendi 10:43 08.02.2019) URL'yi kısaltın

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işsiz ve herhangi bir geliri olmayan erkeğin, boşanma davasında tam kusurlu bulunan eşine tedbir nafakası odemesi gerektiğine hukmetti.

Şiddetli geçimsizlik yaşayan çift, 4. Aile Mahkemesi'ne muracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, karısının guler yuz gostermediğini, tum vaktini internette geçirdiğini, hakaret ettiğini, sadakatsiz davranışlar içine girdiğini one surdu. Evlilik birliğinin sarsıldığını ileri surerek boşanmalarına, kararın kesinleşmesinden itibaren 25 bin TL maddi tazminat ile 50 bin TL manevi tazminatın faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etti.

(C) Fotoğraf : DHA

Davalı-karşı davacı kadın ise eşinin birlik gorevlerini yerine getirmediğini, her tartışmada kendisini evden kovduğunu iddia etti. En son davacının agresifliğinden korkarak annesine sığındığını, bir sure sonra evin eşyalarının satıldığını oğrendiğini ileri surerek boşanmalarına karar verilmesini istedi.

50 bin TL maddi tazminat ile 50 bin TL manevi tazminata hukmedilmesini talep etti. Mahkeme, boşanmaya sebep olaylarda erkek yonunden ispatlanmış bir kusur bulunmadığına, kadının ise evlilik birliğinin kutsallığı ile bağdaşmayacak şekilde uçuncu bir kişi ile aşk ve gonul ilişkisi içerisinde olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadının davasının reddine hukmetti. Davacı- karşı davalı (erkeğin) boşanma davasının kabulune, erkek yararına 5 bin TL maddi, 5 bin TL de manevi tazminata karar verdi. Kararı kadın temyiz etti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de, kadına ara kararla aylık 500 TL tedbir nafakası verilmesine hukmedildiğini belirtti ve kocanın işsiz olması gerekçesiyle tedbir nafakasının durdurulduğuna dikkat çekti. Daire tedbir nafakasının tamamıyla kaldırılmasına gerek olmadığını soylemesine rağmen  Aile Mahkemesi ilk kararında direndi.

Daha sonra devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

' KADIN KUSURLU OLSA DA TEDBİR NAFAKASI ALIR'

Genel Kurul kararında; boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumunun hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur olmadığı hatırlatıldı. Kararda şoyle denildi:

-- Kusurlu eş yararına dahi, bu tedbirlerin alınması mumkundur. Yine, her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesini engelleyici bir hal değildir. Ancak eşlerin ekonomik guçlerinin birbirine yakın olması durumu soz konusu ise bu durumda geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağı soylenebilir. Bu ilkeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, tarafların 20.02.2011 tarihinde evlendikleri, aralarındaki anlaşmazlıklar sebebiyle karşılıklı olarak boşanma davası açtıkları anlaşılmaktadır. Yargılama sonunda ise davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya yol açan olaylarda bir kusurunun bulunmadığı, davalı-karşı davacı kadının ise başkası ile aşk ve gonul ilişkisi içerisine girdiği, bu sebeple tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, erkeğin davasının kabuluyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

- Kadının davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi uzerine mahkemenin boşanma ve kusur belirlemesine dair gerekçesi onanmak suretiyle kesinleşmiş, karar sadece tedbir nafakasına dair olarak bozulmuştur. Mahkemenin direnme gerekçesinin aksine erkeğin gelirinin bulunmaması, kadının çalışıyor olması veya kusur durumu kadın yararına tedbir nafakası hukmedilmesine engel teşkil eden vakıalar değildir. Hal boyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere gore, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bozma kararına uyulmak gerekirken, onceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Karar oy birliği ile bozulmuştur.


Devamını oku