Özet (TL;DR) @ 2019-02-06T15:23:00.000Z: Üniversite öğrencisi Şule Çet'in ölümüyle ilgili 'cinayet', 'nitelikli cinsel saldırı' ve 'hürriyeti tahdit' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 39'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan…



Gazi Üniversitesi oğrencisi Şule Çet'in olumune ilişkin Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gorulmeye başlanan duruşmada, cinayet ve cinsel saldırı ile yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand ilk kez hakim karşısına çıkarıldı.

(C) Fotoğraf : DHA

Duruşmaya sanıklar, muştekiler maktul Çet'in babası İsmail Çet, ağabeyi Ercan Bıçak ile sanık ve muşteki avukatları katıldı. Duruşmada AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Mucahit Arınç, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yuceer, Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, Adana Milletvekili Muzeyyen Şevkin ile Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çeşitli barolar ve kadın orgutlerinin avukatları da hazır bulunarak davaya mudahillik talebinde bulundu.

Mahkeme, Çet'in babası ve kardeşleri ile bakanlık avukatları dışındakilerin mudahillik taleplerini, suçtan doğrudan zarar gormedikleri gerekçesiyle reddetti. Ancak milletvekillerinin yanı sıra kadın orgutleri ve baroların avukatları da beyanlarının alınmadığı gerekçesiyle mahkemenin kararına itirazda bulundu. Bunun uzerine mahkeme bu kişilere soz hakkı verdi.

' CİNAYETİN ÜZERİ ÖRTÜLMEMELİ'

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi ve HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, cinayetin uzerinin ortulmemesi için mudahillik taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini soyledi.

​​Kadın Dayanışma Vakfı'nın avukatı Zekiye Karaca Boz ise kadın cinayetlerinin ve cinsel saldırının kadına yonelik şiddetin en ağır biçimi olduğunu, bir kadına yonelik bu suçun butun kadınları tehdit ettiğini ve hayatını etkilediğini, bu sebeplerle davaya mudahil olmak istediklerini anlattı.

Ankara Barosu Başkanı avukat Erinç Sağkan da Avukatlık Kanunu'nun barolara insan haklarını savunma sorumluluğu yuklediğini ifade ederek, davaya mudahillik talebinde bulundu. İnsan Hakları Derneği ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun avukatları da davaya katılmalarına karar verilmesini istedi.

' MESNETSİZ SUÇLAMALARLA KARŞINIZDA OLDUĞUM İÇİN ÖZÜR DİLERİM, ŞULE'YE DOKUNMADIK'

Daha sonra sanıklardan Çağatay Aksu'nun savunmasına geçildi. Aksu, sozlerine, "Mesnetsiz suçlamalarla karşınızda olduğum için heyetinizden çok ozur dilerim. Hiçbir suçu kabul etmiyorum, oncelikle Allah'a daha sonra da sizin vicdanınıza guveniyorum" diyerek başladı.

Suçlamalarla alakalarının olmadığını savunan Aksu, "Cinsel istismar, cinayet soz konusu değil. Şule'ye dokunmadık. Hala neye dayanarak bu kadar insan ustumuze geliyor? Ya gosteriş amacındalar ya da bir şeyi bilmeden bizi suçlamaya geliyorlar" ifadesini kullandı.

Aksu, Şule Çet'in, borçlarıyla birlikte aldığı iş yerinde çalıştığını, diğer personelin işlerine son verdiklerini ancak eski patronunun da ricasıyla Şule Çet'e tekrar iş verdiklerini ifade etti.

Ancak borçlar nedeniyle işleri yurutemediklerini, Çet'in de işsiz kaldığını anlatan Aksu, iş yerindeki konuları konuşmak için Şule Çet ile randevulaştıklarını one surdu.

' ŞULE'Yİ TUTMAYA ÇALIŞIRKEN TENDONUM KOPTU'

Bulundukları içkili lokantaya gece saatlerinde gelen Şule Çet'in, işsizliğinden, parasızlığından ve sınıfta kalmasından bahsettiğini ileri suren Aksu, lokanta kapanacağı için Çet'i, 'kafasını dağıtması' için plazadaki ofisine çağırdığını savundu.

Lokantadaki bir arkadaşlarının fazla alkol alması nedeniyle gelmediğini, Şule Çet ve diğer sanık Berk Akand ile plazaya gittiklerini anlatan Aksu, şunları soyledi:

"Ofis, plazanın 20. katındaydı. Saat 00.30 sıralarında plazaya geldik. Butun gece muzik dinlemekten başka bir şey yapmadık. İçki içtik. Şule de alkol aldı. Dışarıda da almıştı. Şule'nin psikolojik durumu gayet neşeliydi. Saat 03.50 sıralarında Şule makam odasına yurudu. Nereye yuruduğunu duşundum. Çunku çıkışa ya da tuvalete doğru gitmedi. Çantası ve telefonu masada duruyordu. 'Ben gidiyorum' tarzı bir şey duydum. 40-50 saniye sonra peşinden gittim. Ben gittiğimde pencereden sarkık vaziyetteydi. Onu tutmaya çalıştım. Kızarcasına 'Ne yapıyorsun sen?' dedim. Makam koltuğunda oturan Berk'e bağırdım. Tutmaya çalışırken tendonum koptu."

Olaydan bir sure sonra Şule Çet'in nereye duştuğunu gormek için binanın dışına çıktığını, sonrasında yardım çağırmak uzere hastaneye doğru gittiğini kaydeden Aksu, "Çet ile aralarında kesinlikle yakınlaşma olmadığını" soyledi. Aksu, Çet ile 'patron-işçi gibi değil abi-kardeş gibi olduklarını' kaydetti.

MESAJLARIN 'BAHANE' OLDUĞUNU SAVUNDU

Mahkeme heyeti, Aksu'ya olay gecesi Şule Çet'in ev arkadaşına gonderdiği, "Bu adam bana abayı yakmış, Allahım, gondermiyor", "Biliyordum boyle olacağını", "Bırakmıyor" yazılı mesajları sordu.

(C) Fotoğraf : DHA

Aksu, eve gitmek istemeyen Çet'in bahane olarak bunları gonderdiğini iddia etti.

Sorular uzerine ofisteki bardakları olaydan once yıkadığını, olaydan sonra da hiçbir yeri silmediğini iddia eden Aksu, sanık Berk Akand'ın avukatının, "Şule'nin atladığı yerde bir sehpa var. Onu tutmaya çalışırken, o sehpa nasıl yerinden kaymadı? Üzerindeki tavla nasıl duşmedi?" sorusunu yoneltti.

Sehpanın cama dayalı olmadığını savunan Aksu, Çet'in arkadaşına attığı mesajlara ilişkin yeniden sorulan bir soru uzerine, "Merhumeyle arkadaşının mesajlaşmalarının muhatabı ben değilim" dedi.

Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, Aksu'nun, Şule Çet'e daha once saat 02.00 sıralarında attığı mesaj olduğuna işaret ederek, "Gece saat 02.00'de kimse işçisine mesaj atmaz" diye konuştu.

' DEDEKTİF GİBİ SORU SORUYORSUNUZ, OLAY YERİ UZMANI MISINIZ?'

Muşteki avukatlarının bazı soruları uzerine Aksu, "Dedektif gibi soru soruyorsunuz. Olay yeri uzmanı mısınız? Olaydan sonra haklarınızı nasıl helal edeceksiniz, merak ediyorum" diyerek tepki gosterdi.

(C) Fotoğraf : DHA

Bir avukat, dosya içeriğine gore Şule Çet'in duştuğu pencere ile masa arasında boşluk olmadığına işaret ederek, "30-40 santimetre alanda Şule'yi tutmak için mucadele verdim, hatta camı tekmeledim, diyorsunuz. Masayı kaldırmadan tekme atmanız mumkun değil. Masayı duzeltmiş olabilir misiniz?" sorusunu yoneltti.

Aksu, buna "Hatırlamıyorum" yanıtını verdi.

Sanık Berk Akand ise Çağatay Aksu ile universiteden arkadaş olduklarını, Şule Çet'i ise olay gunu tanıdığını soyledi. Bazlama uretip sattığını anlatan Akand, olay gunu Batıkent ve Eryaman'da bazlama dağıttığı sırada Aksu'nun kendisini telefonla arayarak, akşam buluşmak istediğini aktardı.

' ÜÇÜMÜZ PLAZA GİTTİK, İÇMEYE, EĞLENMEYE BAŞLADIK'

Akşam saat 19.00 sularında Çağatay Aksu ile buluşacakları Balgat'taki restorana gittiğini belirten Akand, Aksu'nun restoranda tek başına oturduğunu, beraber içki içmeye başladıklarını, saat 21.00 sularında arkadaşları Mustafa'nın yanlarına geldiğini soyledi.

(C) REUTERS / Kacper Pempel

İlerleyen saatlerde lavaboya gittiğini belirten Akand, tekrar masaya donduğunde Şule Çet'i gorduğunu, tanıştıklarını ve sohbet etmeye başladıklarını anlattı. Restoranın kapanış saatine yakın Aksu'nun ofise gidip içki içme teklifinde bulunduğunu savunan Berk Akand, Mustafa'nın teklifi reddettiğini, "Gelin, eğlenmeye devam ederiz" demesi uzerine Çet'in gelmeyi kabul ettiğini bildirdi.

Aksu ve Çet'in aynı araçla restorandan ayrıldığını belirten Akand, savunmasını şoyle surdurdu:

"Ben de aracımla restorandan ayrıldım. Telefonla arayıp nerede olduklarını sordum. Marketten içki aldıklarını soylediler. Bulundukları yere gittim. Çağatay ile Şule marketten çıkıyorlardı. İçki poşeti Şule'nin elindeydi. Araçlarla plazaya vardık. Plazanın girişinde beni bekliyorlardı. Bir ara Çağatay bizden ayrıldı. Mini buzdolabıyla ilgili guvenlik gorevlileriyle konuşmak için gitmiş. Ardından uçumuz plazaya girdik. Plazanın makam odasına geçtik. Bilgisayardan muzik açtık. Üçlu koltuklarda içkilerimizi doldurduk. İçmeye, eğlenmeye başladık. Videolar çektim. Bir sure sonra içkilerimizi aynı odada bilgisayarın bulunduğu yere taşıdık. Ben bu sırada arkadaşım Pınar'ı yanımıza gelmesi için ikna etmeye çalışıyordum. Pınar gelmek istemedi. Moralim bozuldu. Eğlenirken çektiğim bir videoyu Pınar'a gonderdim. Bir sure sonra makam koltuğuna bilgisayarın başına oturdum. Çok yorgundum. Telefonumu bir koşeye bıraktım. İçim geçer gibi oldu. Uyumamak için direniyordum. Bu sırada Şule'nin yanımdan kalktığını fark ettim. Çağatay da gitti. Ben muzik dinlemeye devam ettim. Bu sırada içim geçmiş."

' ŞULE 'BEN GİDİYORUM' DEDİ VE CAMDAN ATLADI GİTTİ'

Bir sure sonra Çağatay Aksu'nun, "Berk, Berk" diye bağırıp kendisini uyandırmaya çalıştığını anlatan Akand, "Gozumu açamıyordum. Işıkların açıldığını fark ettim. Önce muzik kesildi. Bilgisayarın kapanış muziğini duydum. Çağatay'ın ayak seslerini duyuyordum. Oraya buraya koşturuyordu. Şişe sesi, peşi sıra bardak yıkama sesi duydum" diye konuştu.

(C) Fotoğraf : DHA

Ardından Aksu'nun tekrar yanına gelip, "Şule, 'Ben gidiyorum' dedi ve camdan atladı gitti. Hadi biz de gidiyoruz" dediğini aktaran Akand, şoyle devam etti:

"Soylediklerine inanamadım. 'Saçmalama' dedim. 'Ne saçmalaması' diye parmağını gosterdi. 'Tutarken boyle oldu' dedi. Şule'nin çantasını gosterdi. Kapıya koştum. Parmağı iyice şişmişti. Çağatay ile Şule aralarında bir şey oldu sandım. Aşağıda guvenlikle karşılaştık. Çağatay 'Hadi gidelim' diyordu. Sakindi. Guvenlik gorevlileri, 'Patlama sesi duyduk. Siz de duydunuz mu?' diye sordu. Patlama sesi duymadığımı soyledim. Bu sırada Çağatay da kayboldu. Telefonla arayıp, 'Neredesin, kız nerede?' diye sordum. Guvenlik gorevlilerine, 'Buradan bir kız geçti, gordunuz mu?' diye sordum. 'Evet geçti' demelerini bekliyordum. Geçmedi deyince daha kotu oldum. İtfaiye, polis ve ambulans geldi. İtfaiye asma kata çıktı. Burada diye işaret verince sinir krizi geçirdim."

Berk Akand, arkadaşı Pınar'a "Burada çok kotu şeyler oldu" şeklinde mesajı saat 02.30 sularında değil, sabaha karşı emniyette gonderdiğini, Pınar'ın kendisine yardım etmesini istediğini soyledi.

Çağatay Aksu'nun, "Şule Çet'i tutmaya çalıştığım sırada Berk'e seslendim" şeklindeki ifadesi hatırlatılan Akand, Aksu'yu duymadığını soyledi. Akand, soru uzerine Aksu uyandırdıktan sonra şişe ve bardak yıkama sesi duyduğuna emin olduğunu bildirdi.