Özet (TL;DR) @ 2019-01-20T11:00:00.000Z: ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump, görevinde ikinci yılını doldururken ardında neler bıraktı? Trump'ın göçmenlerle sınavından Avrupa'yla genişlettiği uçuruma, Türkiye'ye yönelik tehditlerinden Twitter…



Donald Trump'ın ABD'nin 45. başkanı olarak goreve başladığı 20 Ocak 2017 tarihinin uzerinden tam 2 yıl geçti. ABD'de 2016'da gerçekleşen başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin adayı olan Hillary Clinton'a karşı zafer kazanan Trump'ı başkanlık koltuğuna oturtan en temel vaadi "Amerika'yı yeniden harika yapmak" idi.

Peki goreve başladığı andan bu yana "koltuğu tehlikede" ve "azledildi, azledilecek" yorumları yapılan Trump, iki yıl boyunca "Amerika'yı yeniden harika kılmak" için neler yaptı? Bu sorunun yanıtını vermek için vaatleriyle, icraatları arasında karşılaştırma yapmak gerekiyor.

TRUMP 'IN GÖÇMENLERE KARŞI SINAVI

Trump'ın seçim vaatleri arasındaki goçmen karşıtlığı, ABD Başkanı'nın istikrarlı şekilde savunduğu politikanın başında geliyor. Zira Trump yakın zamanda, ABD Kongresi'nin onayı olmaksızın Meksika sınırına duvar inşa edilmesi için gerekirse ulusal çapta acil durum ilan edebileceğini soyledi.

Ancak Trump'ın duvarın maliyetini Meksika'ya odeteceği iddialarının gerçekleşmemesi, duvara harcanacak butçe uzerinden ulkede buyuk bir ihtilaf yarattı. Trump'ın "Muslumanların ulkeye girişinin tamamen yasaklanacağı" vaadi ise Irak, İran, Suriye, Sudan, Libya, Somali ve Yemen vatandaşlarının ulkeye seyahatlerinin yasaklanmasıyla sınırlı kalsa da ABD Anayasa Mahkemesi'nden onay buldu.

KUZEY KORE 'YLE NÜKLEER DÜĞME YARIŞINDAN 'ÇOK İYİ GİDEN' GÖRÜŞMELERE

Trump'ın, başlangıcı Soğuk Savaş donemine dayanan ve temeli ABD'nin Kore topraklarındaki silah ve askeri varlığıyla atılan Kore-ABD krizindeki tutumu da incelemeye değer. Zira her fırsatta "Kuzey Kore'yi nukleerden arındırmalıyız" diyen ABD Başkanı Trump, geçen yıl Kuzey Kore'ye petrol sevkiyatını askıya alınması onerecek noktaya gelse de, bu oneri Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi'nden geçmedi.

Şimdilerde iki ulkenin lideri Donald Trump ile Kim Jong-un Şubat ayında yapılması muhtemel goruşme için bir araya gelmeye hazırlanıyor. Yumuşama belirtisi gosteren ikili ilişkiler, Guney Kore'nin tutumunu da doğrudan etkiledi. Seul'un 'Beyaz Rapor' olarak da bilinen savunma raporunda, 2010'dan bu yana ilk kez Kuzey Kore'yi 'duşman', 'mevcut duşman' veya 'asıl duşman' olarak niteleyen ifadeler yer almadı.

2018'in başında Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un "Nukleer silah duğmem masamda" açıklamasına "Benim nukleer duğmem seninkinden çok daha buyuk ve guçlu" şeklindeki yanıtıyla hatırlanan Trump, şimdilerde ABD-Kuzey Kore goruşmeleri için "çok iyi gittiğini" ve bu goruşmelerin kendisi goreve gelmemiş olsa "çıkması olası" bir savaşı engellediğine işaret ediyor.

Ç İN'LE TİCARET SAVAŞINDAN ANLAŞMA SİNYALİNE

ABD ile Çin ticaret savaşının başlatan, Trump'ın 2018'in ilk çeyreğinde ilan ettiği kararla birlikte çelik ithalatında yuzde 25, aluminyum ithalatında yuzde 10 gumruk vergileri oldu.

Washington'ın Çin'den ithal edilen 800'den fazla urune yuzde 25 ek gumruk vergisi uygulama yonunde de karar alınca Çin de ABD'ye aynı karşı hamleyi yaptı. Ekonomiyi kuresel çapta etkilemesi olası olan ve dunya çapında pek çok urun fiyatının aniden fırlaması gibi sonuçlar doğurabilecek bu savaş hala surse de Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi, Buenos Aires'te duzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında yaptıkları goruşmede ulkeleri arasında bir suredir devam eden ticaret savaşının yeni tarifelerle buyumesini onleyecek 90 gunluk 'ateşkes' uzerinde mutabık kalmışlardı.

Washington yonetiminin, 200 milyar dolarlık Çin urunune uyguladığı gumruk vergisi oranını, 1 Ocak itibariyle yuzde 10'dan yuzde 25'e yukseltme kararını askıya almasını sağlayacak 'ateşkes', tarafların birbirlerine karşı yeni gumruk vergileri getirmelerinin de onune geçmişti. Çin ekonomisinin buyume hızını duşuren bu savaşla ilgili, Trump son olarak iki ulkenin anlaşma konusunda mesafe kat ettiğini açıklamıştı.

GEN İŞLEYEN ABD-AVRUPA UÇURUMU

Tabii, Trump'ın korumacı ticaret politikalarından Avrupa da nasibini aldı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da duzenlenen basın toplantısında çelik ve aluminyuma yonelik tarifelerle ilgili kararını açıkladı.

Kanada ve Meksika dışındaki ulkelere yuzde 25 çeliğe, yuzde 10 da aluminyuma olmak uzere gumruk vergisi uygulaması kararı aldı. ABD'nin NATO uyesi Avrupa ulkelerine savunma harcamalarını artırmaları için uyguladığı baskı da ABD- Avrupa ulkeleri arasındaki uçurumu genişletti.

Trump, goreve geldiğinden bu yana Amerikan medyasıyla bitmeyen bir çatışma içerisinde. Bir sure once, Beyaz Saray'ın Trump'ın basın toplantısı esnasında tartıştığı CNN Beyaz Saray muhabiri Jim Acosta'nın Saray'a giriş kartını askıya alması bu çatışmanın son tezahuru. Ancak Amerikan medyasında şimdiye kadar, Trump'ın seçimlere yapılan mudahale sonucunda goreve geldiği iddialarını barındıran yuzlerce yazı kaleme alındı.

TRUMP 'IN TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİ

Trump'ın başkanlığı boyunca ABD ile NATO muttefiki Turkiye, geriye donuşu oldukça zor krizlerin eşiğine geldi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 'ABD'li Rahip' davası olarak bilinen davada 'askeri ve siyasi casusluk' ve 'teror orgutu adına suç işlemek' ile suçlanan Andrew Brunson'ın tutuklu yargılanması sebebiyle Trump, Turkiye'yi Twitter uzerinden tehdit ederek hedef almış, tweetlerinden birinde Turkiye'ye 'geniş çaplı ekonomik yaptırım' tehdidinde bulunmuştu. Ancak bu, Trump'ın Turkiye'ye yonelik ne ilk ne de son tehdit tweeti oldu.

ABD'nin, FETÖ lideri Fethullah Gulen'i iade etmemesi, Turkiye'nin 'teror orgutu' olarak gorduğu PKK'nın Suriye uzantısı YPG'ye yaptığı silah yardımları, Ankara'ya Rusya'dan alacağı S-400 savunma sistemleri sebebiyle ve Ankara Astana ortağı İran'a yonelik Amerikan ambargolarına katılsın diye sistematik baskı uygulasa da Trump, Turkiye'yi Fırat'ın doğusundaki ABD destekli YPG'ye karşı yapacağı operasyon sebebiyle tehdit etmekten geri durmadı. Trump 'Turkiye'nin Suriye'de Kurtleri vurması durumunda Turkiye'yi ekonomik yıkıma uğratacaklarını' soyledi.

YPG 'YE SÜREN DESTEK VE 'GÜVENLİ BÖLGE'

Trump her ne kadar Turkiye'ye yonelik tehdidini uygulamak uzere adımlar atmasa da; Turkiye-ABD ilişkileri, Washington'ın Turkiye'nin 'teror orgutu' olarak gorduğu ve ana omurgasını YPG'nin oluşturduğu DSG'ye yonelik desteği sebebiyle ciddi bir kopuşun eşiğinde.

Neticede, Trump yakın zamanda, Suriye'den çekileceklerini Twitter uzerinden duyursa da, ulkenin 3'unun inşası suren 20'nin uzerinde askeri ussunun bulunduğu Suriye'den çekilme kararının uygulanacağı konusundaki soru işaretleri suruyor. Trump'ın "çekilme"den ve yakın zamanda yine Twitter uzerinden ilan ettiği "guvenlik" bolgesi planlarının, Turkiye'nin bekasına yonelik tehditleri bertaraf edecek biçimde olup olmayacağı konusunda ciddi belirsizlikler suruyor.

' TRUMP'IN 2 YILI, ABD'NİN GELENEKSEL DAVRANIŞ BİÇİMİNİN UYGULAMASIDIR'

Trump'ın iki yılını Sputnik'e değerlendiren ABD dış politikası uzmanı Dr. Özdemir Akbal'a gore Trump'ın butun bu dış politika icraatları, sıkça yapılan değerlendirmelerin aksine, "ABD'nin geleneksel davranış biçiminin uygulanışı" olarak gorulmeli.

Trump'ın dış politikada sıkça eylem ve soylem ayrılığı içinde olduğuna işaret eden Akbal "Bu ayrılığa duştuğu alanlardan ilki Kuzey Kore meselesi. Zira K. Kore'ye yonelik soylemlerinde Trump bir savaşın kuvvetle muhtemel olduğu duşuncesini yarattı ancak bunun tersine 12 Haziran 2018'de Kuzey Koreli mevkidaşı Kim Jong-un ile bir goruşme gerçekleştirdi ve ikinci goruşme de Şubat ayında olacak. Trump benzer biçimde Çin hususunda da yuksek perdeden başlayarak bir denge noktasını buldu. Bunun sonucu olarak da Çin'e yonelik başlattığı ticaret savaşını yumuşatma eğilimine girdi" yorumunda bulundu.

' TRUMP'IN GÖRECE DAHA TUTARLI OLDUĞU ALAN SURİYE'

(C) Sputnik /

Trump'ın Suriye politikasının pek çok diğer alana oranla 'daha tutarlı' olduğunu savunan Dr. Akbal, "Obama idaresi doneminde Turkiye'deki bazı çevrelerde mudahale etmemek olarak yorumlanan ancak aslında ABD'nin muttefiklerinin sorunların çozumunde daha faal bir vaziyet almasını talep eden Suriye politikası, Trump tarafından da surduruluyor. Trump'ın seçim kampanyasında ifade ettiği Suriye'de fazla gorunur oldukları ve bu durumun kısa sure içinde ve seçildiği takdirde daha az gorunur olmaya donuşturuleceği mealindeki ifadelerini de bu noktada hatırlamakta fayda var" diye değerlendiriyor.

Trump'ın İran ve Rusya politikalarını da değerlendiren Dr. Akbal "Trump'ın kriz tırmandırma olarak yorumlanabilecek yegane hamlesi ise İran'a yonelik olmuştur. İran'ın BMGK uyesi ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, İngiltere ve Fransa ile konsey dışından Almanya'nın dahil olduğu P5+1 ulkeleri ile imzalanan anlaşmadan çekildiğini ifade ederek Tahran'a yonelik ambargoyu yoğunlaştırması bu durumun en net gostergesidir. Ancak bu politikada da bazı yorumlara gore ABD'nin savaş hazırlığı değil baskı oluşturarak İran'ı masaya çekme stratejisi gorulmektedir. Öte yandan, ABD-Rusya Federasyonu ilişkileri de tıpkı Çin Halk Cumhuriyeti ile olan ilişkiler gibi tabir yerindeyse 'duşman kardeşlik' boyutunda devam etmektedir. Bunun yanı sıra ABD'nin Rusya Federasyonu'na yonelik ekonomik yaptırımlarının da belli bir seviyede etkili olduğu bu durumun ABD'nin Rusya Federasyonu'nu politik olarak çevreleme hususunda kullandığı ortadadır" ifadelerini kullandı.

' TRUMP'IN ASIL KÖŞEYE SIKIŞTIĞI ALAN İÇ POLİTİKA'

Dr. Akbal'a gore Trump'ın asıl 'koşeye sıkıştığı alan' iç politika. Akbal, "Trump, iç politikada ara seçimlerden onceki doneme gore daha sıkışık bir vaziyette. Beyaz Saray butçesinin uzun suredir onaylanmaması da bu durumun en net gostergesi. Bunun yanı sıra Trump'ın goçmen karşıtı politikaları, ekibinin tamamının seçildikten sonra değişmiş olması da yaşadığı sorunların onemli birer gostergesi. Trump şu andaki kongre yapısıyla iç politikada sıkıntılı sureçlerle yuzleşmeye devam edecektir. Ayrıca Trump'ın iki yıl sonra yeniden başkan seçilmesi Demokratların iyi bir tercih yapıp yapmamasına bağlıdır. Eğer Demokrat Parti bu sureçlerden sonra Trump karşısında etkin bir aday çıkarabilirse, ikinci kez seçilme şansı hayli zora girebilir" diyor.

Peki, Ankaralı siyasetçiler bu konuda neler soyluyor? Siyasetçilere gore ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'daki iki yılı "başarısız" geçerken, Trump, uluslararası ilişkilerde dunyanın huzuru bakımından "zararlı" bir aktor.

MHP 'Lİ AYDIN: DİPLOMASİDE ÇOK CAHİL, ZAYIF HAMLELER

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, ABD Başkanı Trump'ın temsil ettiği Cumhuriyetçi ekol içindeki imajı, ABD iç kamuoyundaki imajı ve uluslararası imajı olmak uzere her uç boyutta da sıkıntılı bir 2 yıl geçirdiğini kaydetti. Aydın, Trump'ın uluslararası siyasetini "cahil ve zayıf hamleler" olarak değerlendirdi. Sputnik'e konuşan Aydın, Trump'ın uluslarası ilişkiler terminolojisine adeta bir "savaş konsepti" getirerek "tweet savaşlarını" başlattığını ifade etti.

Dunya kamuoyunun rahatsız olduğunu belirten Aydın, Trump'ı şu sozlerle eleştirdi:

"Surekli aba altından sopalar, şekil vermeler, tehditkar soylemler… Bunun en son muhatabı da biz olduk maalesef. 'Turk ekonomisini yerle bir ederim' gibi maksadını aşan, hakaretamiz bir tweet kullandı. Aşılmamış, diplomasi diline uygun olmayan, nezakete uygun olmayan, uluslararası ilişkilerde gerçekten en son raddede duşunulebilecek bir yontem uyguluyor, bu da rahatsızlık veriyor.

' ABD'NİN DİĞER ÜLKELERLE MESAFESİNİN AÇILMASINA NEDEN OLUYOR'

AB uyesi ulkelerle kavgalı tarzda; Macron'a yaptığı hakaret içeren ifade, Merkel'e ozellikle Rusya ile Kuzey Akım Projesi Anlaşması'ndan dolayı yaptığı çıkışlar, NATO'da 'biz kimsenin polisi değiliz', amiye ifadeyle 'ne kadar ekmek o kadar kofte…' Boyle ustenci, bazen soylenemeyecek şeyleri çok net bir şekilde soyluyor, bu da Amerika ile diğer ulkeler arasındaki mesafenin açılmasına neden oluyor.

Özellikle Suriye konusunda gonderdiği guvenlik danışmanları; neo-con dediğimiz kendisinin oluşturduğu bir ekip, ABD adına guya inisiyatif alma girişiminde bulunurken, kaş yapalım derken goz çıkarıyorlar. İran bağlamında duşundukleri, Suriye'de ısrarla hala bizim teror orgutu dediğimiz, PKK'nın uzantıları dediğimiz yapıları genele teşmil edip sanki orada yaşayan butun Kurt halkının temsilcileri gibi gormeleri, bunlar aymazlık. Uluslararası siyasette çok cahil, çok zayıf hamleler. Bu da Turkiye gibi yarım asırlık bir muttefikini incitiyor."

' BAŞARISIZ İKİ YIL'

(C) Sputnik /

MHP Genel Başkan Yardımcısı Aydın, Trump'ın sorunlu danışman ekibinin yanı sıra kendisinin enine boyuya duşunmeden yaptığı hamleler nedeniyle başkanlıktaki iki yılının uluslararası ve iç siyaset bakımından başarısız geçtiğini ifade ederek, şoyle devam etti:

"Amerika'da resmen yurutme tıkalı, hukumet faaliyet gosteremiyor, millet homurdanmaya başladı. İnsanlar maaş, hizmet alamıyor. Meksika sınırındaki duvar konusundan dolayı bir restleşme soz konusu. Bunu uluslararası platformda da yapıyor. Kaldı ki diplomaside bazen 'hayır' 'belki'ye donuşebilir, 'belki'ler 'evet'e donuşebilir. Boyle tamamen kapıları kapatmak gibi sert çıkışlarla iç kamuoyuna çok kotu mesajlar veriyor, hem de uluslararası imaja zarar veriyor."

İ Yİ PARTİLİ SEZGİN: ÇOK RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM BİR FELAKET

TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin de Trump'ın ABD Başkanlığını "felaket" olarak niteledi. Sezgin'e gore Trump, bugune kadarki performansı itibariyle uluslararası ilişkilerde dunyanın huzuru bakımından "zararlı" bir aktor. Sputnik'e konuşan Sezgin, Beyaz Saray'da ikinci yılı dolan Trump'ın başkanlığı için şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çok rahatlıkla soyleyebilirim bir felakettir. Siyasette ozellikle ABD gibi boyle başat bir ulkenin dış politikasının ongorulebilirliği çok onemlidir. Dış ilişkilerde aranan barıştır, huzurdur, uluslararası ilişkilerin dış politikanın temel hedefi budur. Boyle bir başat ulkenin başkanının çok fevri olması, ongorulebilirlik açısından çok ciddi eksikliklerle malul olması bir sarsıntı yaratmaktadır.

Ayrıca Amerikan iç siyasetindeki Trump'la ilgili şuphelerden kaynaklanan bir istikrarsızlığın da ABD'nin dış politikasına ve uluslararası ilişkilere yansımasının olumsuz sonuçları olmaktadır.

' BİZZAT TRUMP'IN DENGESİZLİĞİ İLİŞKİLERİ ETKİLİYOR'

Trump, ABD adına bir takım sert, onemli, mevcut verileri değiştirmeye yonelik irade ortaya koymaktadır; Amerika-Çin ticaret savaşı, Amerika'nın AB ile ilişkilerinin zedelenmesi veya NATO'nun sarsıntıya uğratılması gibi.

ABD-Rusya ilişkilerinin de dengeli ilişkiler olması gerekmektedir ama bizzat Trump'ın dengesizliğinden kaynaklanan nedenlerle iki ulke arasındaki ilişkiler de ongoru eksikliğine tabi kalmaktadır. Trump'ın Rusya ile ilgili konuşmaları, açıklamaları, ABD-Rusya ilişkilerine dair ifadeleri de zaman zaman tutarsızlık içermektedir.

İç politika tabi ki dış politikayı etkiler ama burada bir oran ve kıvam sorunu var. Maalesef Trump'ın destek aldığı seçmen kitlesinin talepleri Trump'ın dış politikasının, İsrail-Filistin meselesinde olduğu gibi yanlış şekilde yonlendirilmesine yol açmaktadır.

Trump'ın yuzyıllara dayan uluslararası ilişkiler ve diplomasi geleneğinin normlarına, referanslarına, uslubuna aykırı bazı tutumları vardır. Bu diplomasi uslubu yuzyılların birikimi içinde ulkeler arasında bir denge sağlamak için şekillenmiştir. Bunların surekli olarak ihlal edilmesi dengelerin daha da bozulmasına yol açmaktadır.

' DÜNYANIN HUZURU BAKIMINDAN ZARARLI BİR AKTÖR'

Bugune kadarki performansı itibariyle Trump, uluslararası ilişkiler açısından dunyanın huzuru bakımından zararlı bir aktor olmuştur. Onun için Trump doneminde ozellikle bizim bolgemizdeki ulke yonetimlerinin, siyasi iktidarların çok dikkatli, ozenli olmaları gerekmektedir."