/Paylas.io

Onun için her şey, henüz 10 yaşındayken sutopuyla başladı. 17 sene süren bu serüvenden sonra açık su yüzücüsü olmaya kar...

2018-08-25 16:34:47.319000 | URL | acar_muhabir




Özet (TL;DR) @ 2018-08-26 08:19:19.683463: Onun için her şey, henüz 10 yaşındayken sutopuyla başladı. 17 sene süren bu serüvenden sonra açık su yüzücüsü olmaya karar verdi ve hayatı bir anda hızlandı. Pek çok şampiyonluk kazandı. Şimdi bütün…



Emre Erdoğan, İzmirli. Çeşme'de yaşıyor. Ortağıyla bir spor salonu var. Kimi zaman orada, kimi zamansa aile işletmesi olan restoranlarında duruyor. Ancak 32 yaşındaki bu adamın aslında kendisininkine benzer hayatı olanlardan buyuk farkı var.

O, dunyada çok az sayıda kişinin başarabildiği bir hedefe ulaşmak için durmadan çalışıyor. Her gun sabahın korunde kalkıyor. Mevsim farkı goz etmeden denizde kilometrelerce antrenman yapıyor. Buz gibi sularda yuzuyor.

Bunu neden yaptığını şoyle açıklıyor: "Turkiye'de Aquamasters yarışlarına katıldım. Marmaris, Datça, Kaş, Bodrum'da birinci oldum. Turkiye şampiyonluklarına katıldım. Kupalar kazandım. Çanakkale Boğazı'nı geçtim, birinci oldum. Datça Kış Kupası'nı da kazandım. Turkiye'de kupalar alıyoruz ancak bunlar dunyada bir şey ifade etmiyor. Amacım, dunyanın en zor yedi denizinde Turk bayrağını dalgalandırmak..."

Bu en zor yedi parkur, Dunya Açık Su Komitesi tarafından belirlenmiş durumda. Erdoğan bu parkurları tek tek yuzerken en iyi surelere de imza atmak istiyor.

Macera 2015 'te başladı

Erdoğan, 'Oceans Seven' için once Cebelitarık Boğazı'ndan başladı. 30 Eylul 2015'te 17 kilometrelik boğazı 4 saat 40 dakikada geçmeyi başardı. Su sıcaklığı 16-18 derece aralığındaydı. Denemesinde uzerine koruyucu bir kıyafet giymedi.

Sonra Manş Denizi'ni (İngiliz Boğazı) geçti. 36 kilometrelik etabı, akıntı nedeniyle 45 kilometre yuzdu. 18 Temmuz 2016'da tamamladığı bu parkurda 'yılın en hızlı erkek yuzucusu' seçilerek bu unvana sahip ilk Turk sporcu oldu.

Şimdi Oceans Seven'ı bitiren en hızlı sporcu olmak istediğini anlatan Erdoğan, "Manş'ı 14-15 saatte geçiyorlar, ben dokuz saatte geçiyorum" diyor.

Erdoğan, Manş Denizi'ni geçerken dakikada 78 kol ortalamasıyla yuzdu. Toplam 40 bin kulaç attı, durmaksızın. Soğuk suyla mucadele etti. Hatta yarı yolu geçtikten sonra sağ kolunda bir sakatlığı oldu. İki ağrı kesici içti ancak fayda etmedi. Bir denizanasını parçaladı ve uyuştursun diye koluna surdu. Bu şekilde dort saat yuzdu ve denemesini yarıda bırakmadı.

Sudan çıktığında çok titriyordu. İlk sıcaklık babasından geldi, oğluna sarıldı. Hipoterminin eşiğinden dondu. Neyse ki hastaneye gitmeden atlattı.

' Buyuk beyaz'ı gordu

Erdoğan'ın geçen yıl yuzduğu Catalina Boğazı ise en zorlu geçişi oldu. Çunku burası dunyanın en saldırgan kopekbalıkları olarak bilinen 'buyuk beyazların evi' diye anılıyordu.

Herhangi bir saldırı olmaması için gece suya girdi Erdoğan. ABD'nin Buyuk Okyanus tarafındaki Santa Catalina Adası'yla Los Angeles arasındaki 35 kilometrelik mesafeyi 9 saat 50 dakikada kulaçladı. Parkurun sadece 2 saat 20 dakikalık bolumu aydınlıkta geçti.

Ertesi gun takım olarak aynı yerden geçiş yaptı. Bu kez korktuğu başına geldi, 'buyuk beyaz'ı yuzduğu son bolumde gordu: "Bir gun once solo geçişimi tamamlamıştım. Ertesi gun takım halinde bir daha aynı yeri yuzduk. Bu kez daha kolaydı çunku bolum bolum yuzuyorduk. Son etap benimdi. Karaya çıkmadan once 'buyuk beyaz'ı altımda gordum. Dev gibiydi. Bir şey yapmadı ancak sanırım hayatımda en korktuğum andı."

Catalina'da yuzmenin insanın psikolojisini bozduğunu anlatıyor Erdoğan: "1400 metre derinlik var. Sadece teknenin sesini duyuyor ve kuçucuk bir ışığını goruyorsunuz. Işık yasak çunku o zaman tum canlılar yukarıya çıkıyor. Gece yuzerken 7.5 saat boyunca hayatımla ilgili her şeyi sorguladım. Psikolojik açıdan beni en zorlayan yer oldu. Fiziki açıdansa Manş geçişi zordu."

K opekbalıklarıyla aram iyi

Erdoğan'ın sıradaki hedefi Hawaii'deki Molokai Boğazı'nı geçmek. Bu denemeyi 28 Eylul-6 Ekim tarihlerinde yapmayı planlıyor. Aslında Molokai geçişi yedi parkurun en zoru. En zoru neden en sona bırakmadığını şoyle açıklıyor: "Burası 41.8 kilometre. Ancak asıl zorluk yine kopekbalıkları. Kopekbalıklarıyla şu sıra aram iyi. Yani psikolojik olarak kaldırabileceğimi duşunuyorum. Bu nedenle sona bırakmadım. Ayrıca bu donemde yuzerken parkur rekoru kırma ihtimalim var."

Oceans Seven platformu, açık su organizasyonları arasında saygın bir sivil orgut. Tum denemelerin kayıtları tutuluyor ve Erdoğan, burada bir Turk bayrağı dalgalandırmak istiyor. Turkiye'de henuz bunu başarabilen sporcu olmadığını soylerken kendisi gibi tamamlamayı deneyin iki sporcunun da adını veriyor: Kamil Resa Alsaran ve Ragıp Vural Tandoğan.

Dunyada ise sadece 15 kişi yedi denizi aşmayı başarmış. Halihazırda da 300 kişi deniyor. Bu parkurları bitirebilmek için hem fiziken hem de psikolojik açıdan guçlu olmak gerekiyor. Yedi denizin amacı bu; her kategorinin en zor koşullarına gore seçim yapılmış. En yuksek akıntı, en soğuk yer, en uzak mesafe...

Her bir denemenin maliyeti de çok fazla. Erdoğan'ın verdiği bilgiye gore bir deneme için en az 15 bin dolar butçe gerekiyor.

Sporcular ı 'prime' yaşında kaybediyoruz

Peki Turkiye'de neden başarılı elde edilemiyor? Erdoğan'a gore bunun çok farklı sebepleri var: "Sporcuyu en iyi yaşı olan 'prime' doneminde yani 24-25 yaşlarında kaybediyoruz. Turkiye'de bir sporcunun kafasında artık başka duşunceler oluyor. Okul, federasyon ve kulup arasında koordinasyon kurulları kurulmalı. Üniversitelerarası yarışmalar her branşta çok iyi duzenlenmeli. Sporcu 16-17 yaşına geldiğinde ailesi 'Çocuğumuz universiteye gidecek' diyor, her şey bitiyor. İyi sporculara spor akademileri dışında ekstra puan verilmesi gerekiyor. 18-19 yaşında biri 24'undeki birinin gucunde olamaz. Genelde mukavemet sporlarında yaşlar 24-25. Olimpiyat şampiyonlarının yaş ortalaması boyle."

Yedi denizi hem de her parkurun en hızlısı olarak bitirmeyi hedefleyen sporcumuzla tekrar hayalini konuşmaya başlıyoruz: "Sadece Emre Erdoğan olarak değil, Turkiye olarak bunu yapmak istiyorum. Önumdeki iki sene çok kritik. Antrenman sayısını artırabilirsem ve kafama takarsam Olimpiyat barajını aşabilirim."

Artık soğuk suda nabzım bile değişmiyor. Derim fok derisi gibi, denizanası çarpıyor vucudum kabarmıyor.

Dipteki çop ve atıkları mayoma bağlayıp çıkarıyorum

'Ocean Recovery Alliance'ın (Okyanus İyileştirme Birliği) da gonullu uyesi olan Erdoğan, iyi bir çevreci aynı zamanda. Her yıl denizleri temizliyor: "Denizden bu kadar faydalanırken ona yardım etmemek olur iş değil. Yuzduğum yerlerde kirliliğe artık dayanamıyorum. Kurumlar attığında ceza var ancak kişilere yok. Halbuki en buyuk suç kişilerde. Binlerce balina, kaplumbağa bizim yuzumuzden oluyor. Beni takip edenlerle ve arkadaşlarımla birlikte temizlik yapmaya başladık. Arkas bize bot desteği sağlıyor. Her gittiğim yerde bulunduğum koyun dibini, dışını temizliyorum. Eşim de bana çok yardımcı oluyor. Sığacık'taki Teos Marina'yla işbirliği yapıyoruz, onunden bir kamyon çop çıkardık. Çeşme Marina'yla da konuştum. Çok içim acıyor. Temizlediğim halde tekrar pislenen o kadar yer var ki... Selimiye'de bir koya gittim; teknesindeki tum çopu ağzını kapatıp denizin dibine atmış biri. Yuzerken mayoma bağlayıp çıkarıyorum. Uyardığımda da 'Sen kimsin, sen devlet misin' gibi tepkilerle karşılaşıyorum."

_ 12 ay denizdeyim, doktorlar bile şaşıyor_
Erdoğan yılın her ayı denizde antrenman yapıyor. Haftada altı gun, her seferinde ortalama 7-8 kilometre, bazı aylar 11 dereceye kadar duşen suda saatlerce yuzuyor: "Artık soğuk suda nabzım bile değişmiyor. Derim fok derisi gibi. Denizanası çarpıyor, vucudum kabarmıyor. Doktorlar bile buna şaşıyor."

Emre Erdo ğan liseyi İzmir'de okudu. Sonra altı yıllığına gittiği Amerika'da işletme, uluslararası ticaret, finansal muhendislik, pazarlama alanlarında dort diploma aldı. Ayrıca anatomi ve insan vucuduna çok meraklı. Evindeki kitapların bir doktordan bile fazla olabileceğini soyluyor.


Devamını oku