/Paylas.io

Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği’nin (MESAM) geçen perşembe yapılan genel kurulunda Arif Sağ ve arkadaşl...

2018-06-04 08:15:50.736000 | URL | acar_muhabir




Özet (TL;DR) @ 2018-06-04 11:17:28.769251: Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği’nin (MESAM) geçen perşembe yapılan genel kurulunda Arif Sağ ve arkadaşları yönetimi yeniden kazandı.



_Oysa 1 g un once kurumdan ihra ç edilmişlerdi! Olayl ı genel kuruldan hemen sonra, aylardır Arif Sağ'la tartışan __Orhan Gencebay'ın kapısını çaldım. _

_Hi ç bu kadar hararetli gormemiştim Orhan Baba'yı... _

Arif Sa ğ'ın yaptığını " yonetim işgali, diktatorluk, hak cinayeti" olarak tan ımlayan __Gencebay, K ultur Bakanlığı'nı yeniden goreve çağırdı.

MESAM Genel Kurulu 'nda oy kullanmaya neden gitmediniz?

- 3 ay onceden gitmeyeceğimi soylemiştim. Benim MESAM'la işim bitmiştir. Bir daha ne yonetici olmak istiyorum ne de oy kullanmaya giderim. Ama muzik sektorunun iyileşmesi için her şeyi yapacağım.

Oyunuzu m uzik sektorunu iyileştirmek adına neden kullanmadınız? Üstelik kurucususunuz o meslek birliğinin...

- Evet, kuranlardan biri benim. Ama açıkçası kustum, o yuzden gitmedim. Şu anda muzik camiası bitmiştir. Muzik sektoru bu şekilde kesinlikle duzelmez. Yeni tedbirler, yeni yasalar gerekli.

Neden bitti m uzik piyasası?

- Çunku haklar alınmazsa sanatçı yaşamaz, sanatçı yaşamazsa sanat olmaz. Şu anda binlerce sanatçı aç ve sefildir. Onların yaşaması, emeklerinin karşılığını almalarıyla olur.

Alam ıyor mu MESAM?

- Alamıyor. Rakamları soyleyeyim; geçen yıl toplanan telif 25 milyon euro. 130 milyon lira civarı. Yarısı vergi ve hizmet için gider, geriye kalır 60-70 milyon. Bu parayla binlerce, on binlerce sanatçı yaşayacak, yatırım yapılacak. İmkan ve ihtimal dahilinde değil...

Bu rakam y ukselmiyor mu her sene?

- Hayır, katiyen yukselmiyor. Öyle bir şey yok.

Bundan 5 sene once de aynı mıydı yani?

- Neredeyse aynıydı. Biraz yukselmesi de enflasyondan, piyasa koşullarındandır. Almanya'da yıllık 1.5 milyar euro toplanıyor. Fransa'da 1 milyar euro'nun ustunde. İngiltere'de de oyle. Fransa'da 140 bin eser ureten sanatçı var. MESAM'da, MSG'de 16 bin uye var. Geçen yıl bizde yapılan 10 eserden oluşan album adedi 300 civarında. 748 tane gorunuyorsa da gerisi single'dır, marşlar, sloganlar falandır. Avrupa ulkelerinde bu rakam 30 bin, 35 bin.

Demek ki bizdeki pazar ın buyukluğu bu kadar. Sonuçta Avrupa'da reklam pastası da bize gore çok buyuk.

- Olmaz oyle şey. 80 milyonluk Turkiye'nin toplayacağı telif bir Fransa, bir İngiltere kadar neden olmasın? Onlardan daha fazla muzik kullanılıyor ayrıca bizde. Bu teliflerle Turk sanatı, muziği, yerli ve milli değerleri korunabilir mi? İmkanı yok. Biz çokuyoruz, bittik.

Da ğıtılan teliflerin aslan payını da belli başlı sanatçılar alıyor değil mi?

- Sanatçıların çoğu sefalet içinde oluyor. Geçen yıl Attila Özdemiroğlu gibi en ust duzeyde bir sanatçı dahi çok zor durumda vefat etti. Herkes gorduğu 30-40 sanatçıya bakıp "Bunların durumu iyi" diyor. Ama binlerce, on binlerce var gormediğiniz. Turk sanatı oluyor.

Di ğer taraftan dijital payı yukseliyor ama muzikte...

- Yukselse ne olur ki? Ben rakamı soyluyorum; yıllık 25 milyon euro. O parayı oradan al, buraya koy, ne değişir? Her emeğin karşılığı vardır, burada alınmıyor ki. Biz sadece kendi telifimizin peşinde değiliz. Yabancı muziğin de telifi var. Yuzde 35 civarında payı. 180 ulkeyle anlaşmalıyız. Onlar bize "Hırsız Turk" diyor, yabancı muziklerinin teliflerini toplayıp veremediğimiz için...

iHRA Ç EDiLME __KIVAMINA GELMi ŞLER Ki __EDiLMi ŞLER

Sizin Arif Sa ğ yonetimine eleştiriniz, telif toplayamadığı için değildi ki. Usulsuzluk, gorevi kotuye kullanma gibi eleştirileriniz vardı...

- Arif Sağ orayı 8-10 yıldır yonetiyor. Hiçbir katkısı olmadı. Orada farklı bir ortam vardı. "Ben burada duramam" dedim, dilekçemi yazdım, ayrıldım. Onlar açıkladı kamuoyuna dilekçemi. Sonra sanki ben açıklamışım gibi yaptılar. Bence kesinlikle telifin peşinde falan değiller. Telif onemli değil onlar için.

Neyin pe şinde Arif Sağ ve ekibi?

- Ben s oylemek istemiyorum. Sana sorayım, neyin peşindeler?

Paran ın mı?

- Bak ben soylemedim, sen soyledin. Senin programda genel kuruldan goruntulerini izledim, yardım alarak yuruyor artık. Ona da uzuluyorum, sağlığını kaybetmesini istemem. Hayret ediyorum, şaşırıyorum...

Yolsuzluk var m ı?

- Ben boyle bir şeyi direkt olarak soylemeyeyim. Mufettiş raporlarında son derece onemli tespitler var. Bakanlık bu raporlara gore karar verip oraya geçici bir yonetim kurulu atadı zaten. Ve etraftan giden 300-400 tane mektup uzerine bu adımı attı bakanlık. Bakanlık da durup dururken adım atmadı, raporlara gore yapması gerekeni yaptı.

Genel kuruldan 1 g un once Arif Sağ ve 45 arkadaşının MESAM'dan ihraç edilmesi doğru mu sizce?

- 3 aydır bakanlığın atadığı arkadaşlarımız yonetti orayı. Bana gore onlar gorevlerini gereği gibi yaptılar. Usulune gore olmuştur.

Se çim oncesi bu kararın alınmasını demokratik buluyor musunuz?

- Seçim oncesi derken, mufettiş raporları geldi. Mufettiş raporlarında Arif'lerin yaptıkları olduğu gibi meydanda. Bunların hepsi birer ihraç suçu.

Siz do ğru buluyor musunuz ihraç edilmelerini?

- Arif'lerin yaptıkları ihraçlara baktığım zaman, sanıyorum onlar 116 kişiyi ihraç ettiler. Herkesi ihraç etmişler. Ne hakla?

" Onlar ihraç etti, kendileri de edildi, iyi oldu" mu diyorsunuz?

- Katiyen, oyle bir şey yok. Bunlar mufettiş raporlarına gore ihraç edildiler. Üç ayrı mufettiş raporu var: Evrakta sahtecilik, gorevi kotuye kullanma, suistimal, usulsuzluk ne ararsan yazıyor.

İhraç edilmeyi hak ettiler mi yani?

- İhraç edilme kıvamına gelmişler ki edilmişler. Mufettişlerin verdiği bir karar bu.

Genel kurulda Divan Heyeti oylamas ıyla ihraçları kaldırıldı, o oylama da Arif Sağ ve arkadaşlarının salona girmesinin yolunu açtı...

- Bu suçtur. Bu ihraçlar ancak Turkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin vereceği kararla kaldırılabilir. Boyle bir şey olamaz.

Bakanl ık tarafından atanan geçici yonetim, genel kuruldan sonra yaptığı açıklamada salona CHP milletvekilinin gelmesini de eleştirdi.

- Haksızlar mı? CHP'nin ne işi var burada? Burası siyasi bir alan mı? "Allah kahretsin" diyor insan. Nefret edilecek bir şey.

Salonu terk eden 450 'ye yakın kişi kufur ve hakarete uğradıklarını, tehdit edildiklerini soyluyor...

- Boyle bir rezalet olmaz. "Ben bir daha MESAM'ın adını anmam" diyen o kadar çok arkadaşım var ki. MESAM'dan MSG'ye geçen çok sanatçı olacaktır. Divan Kurulu'nda Sumer Ezgu de var, hayret ettim. Buraya gelenlerin 850'sinin asil uye kriterlerine uymadığı soyleniyor. Olacak şey değil. Korkunç bir hak cinayeti var ortada...

BÖYLE BİR REZALET OLMAZ

MESAM Genel Kurulu 'na mı, Divan Heyeti'ne mi, sahte oylara mı? Tepkiniz en çok neye?

- Hepsine. Bir sanatçı olarak hukukun ve adaletin yerine gelmediğini anlatmaya çalışıyorum. Boyle bir rezalet olmaz. Eşi benzeri gorulmemiş bir uygulama var ortada. Bunu onaylayamayız.

Önce bunun hesabını versinler. 2 bin 400 seçme ve seçilme hakkına sahip kişi var.

Genel kurula gelen, 840 kişi. Ama bunların kaçı seçme ve seçilme hakkına sahip? Aralarında oy kullanmaması gerekenler de var. Ne demek oy kullanacaklar?

*Genel kuruldan sonra* " Arif Sa ğ'ın donuşu", "Arif Sağ kazandı" başlıkları atıldı...

- Yok oyle bir şey. Bu genel kurulu kimse kazanmamıştır. Burada sahtecilik vardır. Belki hapislik bir durum bile olabilir, bilemiyorum. Bu kadar ciddi durum. Ülkemiz boyle saçmalıklarla muhatap olamaz. Bu bir hak cinayeti.

Korkunç bir şey. Bu genel kurul kesinlikle iptal olacaktır. Yargı ya da idari yolla iptal olacağını bile bile yaptıkları genel kurul ve aldıkları tum kararlar geçersizdir. Kendileri de bunu biliyor.

Haklarında onlarca şaibe bulunan şahıslar, Divan Heyeti'ne suç işletmişlerdir.

BEN AYRILMASAM ARiF BENi DE   iHRAÇ EDECEKTi

Yavuz Bing ol "Meslek birliklerini sanatçılar değil, CEO'lar yonetsin" diyor. Ben de katılıyorum buna. Nasıl ki buyuk şirketlerin başında bir genel mudur varsa, MESAM'ı da pekala dışarıdan profesyonel biri yonetebilir.

- O da bilmiyor konuları. Kesinlikle yonetemez. Konuyu bilmeyen birinin o birliğin başında ne işi var? Meslek birliklerinin başında konuyu bilen kişiler olmalı. Nasıl ki Sağlık Bakanlığı'nın başına bir doktorun olması tercih ediliyorsa, bizde de oyle olmalı. CEO'ymuş falan anlamaz bu işten. Bunu oneren Yavuz Bingol de bilmiyor konuları.

Arif Sa ğ yıllardır yonettiği için biliyor ama...

- Arif Sağ biliyor mu! (Guluyor) O yonetimin içindeki arkadaşların MESAM'a katkılarını bir soruşturun siz. Ben ne katmışım, o arkadaşlar ne katmış...

Ba şkanlığı neden bıraktınız madem oyle?

- Arif Sağ ve ekibi, içimizden bir arkadaşı; Suat Suna'yı ihraç etti. Hiçbir suçu yokken Haysiyet Kurulu'na verdiler onu. Olacak şey değildi.

Suat'ın ihracıyla altı kişi oldu Arif Sağ ekibi, biz dort kişi kaldık. Ardından Arif, "Munavebeli (donuşumlu, sırayla) bir yonetim kabul etmiştik" dedi.

Evet bana s oylemişti, "Donuşumlu başkanlık yapacaktık, bunun yazılı belgesi mi olur, sozlu anlaştık" demişti.

- Boyle bir şey katiyen soz konusu değil. 1 yıl Arif, 1 yıl ben. Boyle bir şey olması mumkun değil! Geçen yıl bunu duyduğum anda "Boyle bir şey varsa hemen istifamı gonderiyorum. Nereden çıktı bu?" dedim. "Boyle bir şey yok hocam" dediler. Ama Arif tedaviden dondukten sonra ben başkanlığımın duşuruleceğini hissettim. Onlara bu fırsatı vermemek için kendim istifa edip ayrıldım.

Nereden anlad ınız sizi başkanlıktan duşureceklerini?

- Davranışlarından. Suat Suna'yı ihraç ettiler, daha sonra Recep Ergul'u ihraç ettiler. Biz uç kişi kaldık.

Sıra bize geliyordu; bana, Ahmet Selçuk İlkan'a ve Fuat Guner'e. Biz istifa ettik. "Sıdkım sıyrıldı" derler ya, benim için de durum boyleydi.

Yeniden ba şkan olmak geçmedi mi aklınızdan?

- Ben halkımın teveccuhuyle, sevgisiyle 50 senedir "Orhan Baba" olarak buradayım. Yasal olarak 70 milyon tirajım var, yasal olmayan tirajım 400 milyon. Muzikte başarılı olmayı duşundum, şohret oldum.

Çok ozur dilerim aynı zamanda birikimi olan biriyim ben.

Ne yapayım MESAM başkanlığını?

C ÜNEYT ARKIN BiLGi ZAVALLISIDIR

M uzik ve telifler konusunda herkes farklı bir şey soyluyor...

- Hiçbir şey bilmeden konuşuyorlar. Gerçek bilgi zavallıları onlar. Tek bir kişi de değil bunlar, boyle bir ordu var.

C uneyt Arkın da sizin için aynı şeyi soyluyor; "Her şeyi biliyor gibi gorunuyor ama aslında bildiği hiçbir şey yok garibimin" diyor...

- Vah, vah, vah... Zavallı işte! Bak bilgi zavallılarının biri de Cuneyt Arkın'ın ta kendisidir. Hiçbir şey bilmez. Ne muziği bilir, ne arabeski. Arabeskin adını bilir sadece. Nedir diye sorsanız hiçbiri bilmez. Ne Cuneyt Arkın bilir, ne Arif Sağ bilir, ne de onlar gibiler.

Arif Sa ğ da mı "bilgi zavallısı"?

- Kesinlikle! Sorun bir yerde "Arabesk nedir?" diye, bakalım ne diyecek...

Ben sordum.

- Ne yanıt verdi?

" Özgun muzik gardiyana, arabesk muzik meyhaneciye yalvarır. Aralarındaki tek fark budur" dedi...

- İşte buyur; saçma sapan bir tanım...

C uneyt Arkın efsane bir oyuncu ama. Bu konuda hakkını teslim edersiniz herhalde...

- Ben başrolde film çekmeden once birçok filmde muzik direktorluğu yaptım. Metin Erksan'la "Kuyu", Lutfi Akad'la "Kızılırmak Karakoyun", "Hudutların Kanunu"... Daha sonra unlu olunca başrol oynadım. Ben de herhangi bir sinema eğitimi almadan film çektim. Yoktu ki oyle bir eğitim. Ben de sokaktan geçen bir adam olarak kamera karşısına geçmiş oldum.

C uneyt Arkın'lar, Kadir İnanır'lar "sokaktan geçen adam" mıydı yani?

- Herkes oyleydi. Cuneyt gibi, Kadir gibi, Goksel Arsoy gibi, aklına kim geliyorsa hepsi, tesadufen bulunmuş, fiziği beğenilmiş isimler. Ben unlu olduğum için başrol oynadım, onlar da fiziğiyle, yakışıklılıklarıyla gelmişler, sinemamızda yerlerini almışlardır.

Y uzlerce film çekti bu isimler ama...

- Sevgili Cuneyt Abimiz eğitim alarak mı geldi buraya? Hayır! O da herkes gibi yonetmenlerin, yapımcıların seçerek buldukları biri oldu. Ben de oyle oldum. Hepimiz zamanla çalışarak oğrendik. Bu saydıklarımızın hepsi kendini geliştirmiştir, saygı duyulacak hale gelmişlerdir. Bu hepimiz için geçerlidir. Ama çok daha fazla film yapmak demek en iyi olmak anlamına da gelmez. Tiyatrodan gelenleri, sahne kokenlileri ayrı tutuyorum tabii bunlardan.

Bu isimlerin i çinde hiç idolunuz yok mu sizin?

- Olmaz olur mu, var; Ayhan Işık. Benim çocukluğumda beni çok etkilerdi, tipimiz de biraz benzerdi. O da Clark Gable'dan etkilenmiştir. Yetişemedim Ayhan Işık'a, dostluğumuz yoktu.

BANA "HER DÖNEMİN ADAMI" DEMEK ÇOK ÇİRKİN

*MESAM 'daki çekişmede bir tarafta siz, Fuat Guner, hukumete yakın taraf; diğer tarafta da Arif Sağ ve CHP milletvekillerinin genel kurula gelmesinden de anlaşılacağı gibi muhalifler varmış gibi bir tablo ortaya çıkıyor...*

- Boyle bir şey olamaz. Bir sorunumuz varsa muracaat edeceğimiz merci Kultur ve Turizm Bakanlığı, yani devlettir. Hangi iktidar olursa olsun başvuracağımız yer bakanlıktır. Bunu 30-40 yıldır soyluyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin, Suleyman Demirel'le dostluğumuz vardı. O zaman bana "Demirelci" dediler. Yıllarca rahmetli Bulent Ecevit'in peşindeydik, "Ecevitçi" dediler. Rahmetli Turgut Özal'la da yakındık, "Özalcı" dediler. Tayyip Bey'i 40 yıldır tanırım ve insan olarak çok severim. Şimdi de "Tayyipçi" diyorlar. Bu ne iştir? Benim bir derdim olduğumda kime gideceğim? Devletime gideceğim.

Belki her d onemin iktidarıyla yakın olduğunuz için eleştiriliyorsunuz...

- Ben sanatçıyım, yakın olurum.

Ama "her donemin adamı" yakıştırması yapılıyor...

- Bu çok çirkin ve iğrenç bir şey. Ben sanatçıyım. Ülkeme sahip çıkarım. Vatanıma canım kurban. Şu anda en on safta gitmem gerekiyorsa vatanım için, giderim. Annem beni ağlayarak askere yolladı ve "Askerden kaçarsan sana hakkımı helal etmem" dedi. Biz Ataturk'umuzun ilkeleriyle buyuduk. Vatana sahip çıkan kimse, karşısında boynumuz kıldan incedir.

ALEVİ AYRIMCILIĞI ÖLSEM DE YAPMAM

Genel kuruldaki foto ğraf; bir tarafta Arif Sağ'cılar, diğer tarafta Orhan Gencebay'cılar gibiydi... ****

- Hayır, bunları nereden çıkarıyorlar? Ben yonetim kurulunda gorev almayacağım ki! Ben uyelikten bile ayrılmayı duşunuyorum. MSG'ye geçerim belki. MSG devrim yaptı, iyiye gidiyor. Daha da iyi olmalarını istiyorum. Ama MSG daha once çok kotu yonetiliyordu. Garo Mafyan arkadaşımdır, severim ama yonetici olduğu donemde çok teslim olmuştu. Bu kadar teslim olunamazdı.

Arif Sa ğ, Alevi olduğu için sizin ve çevrenizin ona karşı ayrımcılık yaptığınızı soylemişti. Ne
diyorsunuz?

- Bu tamamen çamur atmak, bana zarar vermek, kendilerini bir yere getirmek için beni alet ettikleri bir şey. İğrenç ve korkunç bir şey. Aleviliği kullanıyorlar. Onlar aslında benim Aleviliğe olan saygımı ve sevgimi biliyorlar. Çunku biz Alevi kulturuyle buyuduk. Alevi dostlarından ve abilerinden ilham alan biri olarak ben olurum de boyle bir ayrım yapmam. Alevi felsefesini çok biliyorum ve takdir ediyorum. Bana boyle bir çamuru nasıl atarlar? "Allah kahretsin" diyeceği geliyor insanın. Çok çirkin bir şey.

BAKANLIK YEN İDEN EL ATMALI

Ş u anda genel kurulu kazanan yonetimi tanımıyor musunuz?

- Kabul edilmesi mumkun değil. Legal değil. Bir şey kazanmış falan değiller. "Kazandık" demeleri de hayret verici. Kusura bakmasınlar, bu onların kişiliğini gosteriyor. Burada etik ve ahlak yok. Hukuksuz ve adaletsiz bir durum var. Tamamen yonetimin işgal edilmesi. İhraç edilmişler bir kere. Genel kurul her şey demek değil. Ondan once yasalar var.

Sizce bundan sonra ne olacak?

- Benim MESAM'da başkanlık yapmak ya da yonetimde olmak gibi bir niyetim yok. Fuat Guner kazansa da olmam. Çunku yoruldum. Bundan sonraki sureç yeniden ele alınmalı. Yoksa hiçbir şey olmaz.

Bakanl ık yeniden el mi koyacak sizce?

- Buranın kendi iradesiyle duzelmeyeceğini goruyoruz. Bakanlığın yardımı lazım, yeniden el atmalı. Şu andaki en yuksek merci bakanlık. Her şeyin bakanlık nezdinde oturup konuşulması gerek. Sonrasında yeni seçim ve kurallarla yola devam edilmeli.

BU TELİF YASASI ESKİSİNDEN DE KÖTÜ MUTLAKA DEĞİŞMELİ

Meclis 'e telif yasasıyla ilgili sunulan yasa taslağına ne diyorsunuz?

- Hayatımda gorduğum en kotu taslaktır. Eser sahiplerinin haklarını bu kadar gasp eden bir yasa tarihte gorulmemiştir. Suratle değişmesi gerek.

Bu taslakla ilgili sizin fikirleriniz al ındı mı?

- 9 Aralık 2015'te bunu sayın Cumhurbaşkanımıza soyledim. Kendileri de donemin Kultur ve Turizm Bakanı Mahir Ünal'a talimat verdi. Butun camia olarak 2 sene bu yasa için çalıştık. O daha iyiydi. 2 sene sonra yasanın kararları verilirken, 1000'e yakın akademik goruş alındı. Son aşamada bize yasanın son halini gostermediler. Sonra yasa 26 Nisan'da TBMM'ye onay için geldi. Ve gorunce buyuk uzuntuye kapıldık. Konuştuklarımızın hiçbiri yoktu çunku. Daha onceki yasadan da geriye gitti. Bu yasanın onaylanmamasını rica ettik. Hukukçularımızla beraber 50 sayfalık tenkitimizi hazırladık. Meclis tatile giriyordu, yasa taslağı oylece kaldı.

MSG 'nin, MESAM'ın, MÜYORBİR'in, MÜYAP'ın aslında bu yasa için birlik olması gerekmiyor mu? Halbuki bu kurumlarda sadece koltuk savaşı veriliyor.

- Ben hiçbir zaman bu savaşın içinde olmadım. Beni başkan yapmak istediklerinde de kaçtım. Yonetim kurulundan 8-10 yıl once ayrıldım. Elimden gelen her şeyi yaptım MESAM için. Yıllarca hiçbir huzur hakkı lafı etmeden hizmet vermiş biriyim.

Huzur hakk ı almaz mıydınız?

- Hiçbir zaman istemedik. Huzur hakkı almak için buraya gelenlerden ne koy olur ne de kasaba. Para için gelmek isteyen çok kişi var, bunlara sinirleniyorum ve uzuluyorum. Bir sanatçının buna ihtiyaç duyması beni uzuyor. Camia bitmiş, sektorumuz çokmuş durumda.

Siz Cumhurba şkanı'na yakın bir isimsiniz. Kendisine yasayla ilgili bir ricada bulundunuz mu?

- Evet. Yasanın geçmemesini rica ettik. Hepimizi de dinledi. Sanata çok onem veriyor.

Sizce tasla ğı neden size gostermediler?

- Anlayamadım. Demek ki birileri bunları değiştirdi. Kim değiştirdi? Eser sahibi olmayan kişiler. Halbuki bu yasanın mantığı; eser sahibi sanatçıların haklarını korumak. Maalesef yasa bu ruhtan uzaklaştı. O zaman bir anlamı yok ki. Turk sanatı boyle korunamaz.

BU Y ÖNETİMİ TANIMIYORUM Kİ ARİF SAĞ'A ÇAĞRIM OLSUN

Arif Sa ğ yonetimine çağrınız nedir?

- Yonetim olarak kabul etmiyorum ki çağrım olsun. Onların yaptığı hukuksuzluk, adaletsizlik, gasp ve diktatorluk.

Ba şkan olarak Coşkun Sabah nasıldı?

- Coşkun Sabah ve diğer kardeşlerim ilk defa yonetimde gorev aldılar. Ama hepsi muzisyen. Ellerinden geleni yapmaya çalıştılar.

Arif Sa ğ da muzisyen...

- Cengiz kardeşim yanlış konuşuyorsun. Arif Sağ yıllardır orada sozum ona başkanlık yapan biri. Coşkun'lar ilk defa yonetime geldi. Fuat ve Recep gibi tecrubeli isimler onlara yardımcı oldu genel kurul surecine kadar. Sanatçı olmaları bir avantaj. Buraya siyaseti sokan kişi hak cinayeti işlediği gibi son derece yanlış yapar. Burada siyasetin ne işi var?


Devamını oku