/Paylas.io

Yargıtay, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılamayacağına, bu günlerde yapılan çalışmala...

2018-05-30 16:45:45.360000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2018-05-31T07:19:45.000Z: Yargıtay, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılamayacağına, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödemesi yapılması gerektiğine hükmetti.



İstanbul'da 1995-2013 arasında usta oğretici ve değerlendirme gorevlisi olarak çalışan bir kişi, ayrıldığı iş yerinden davacı oldu.İş vereni tarafından kendisinden istifa dilekçesi alınarak 20 bin lira odeme yapıldığını, bunun da taksitle odendiğini ileri suren davacı, bakiye kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istedi.İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi, iş sozleşmesinin davacı işçinin talebiyle bozulduğu, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve ulusal bayram ve genel tatil ucreti alacağının reddine, fazla mesai ve izin ucret alacaklarının kabulune karar verdi.Kararın temyiz edilmesi uzerine dosyayı goruşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.Bozma kararında, işçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim oneli tanımaksızın iş sozleşmesinin feshinin, istifa olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.Şarta bağlı istifanın ise kural olarak geçerli olmadığının altı çizilen kararda, uygulamada en çok karşılaşılan şekliyle, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının odenmesi şartıyla ayrılma talebinin istifa değil, ikale (bozma sozleşmesi) yapma yonunde bir icap olarak değerlendirilmesi gerektiği anlatıldı.İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılmasının da sıkça karşılaşılan bir durum olduğu ifade edilen kararda, şoyle denildi:"İş verenin tazminatların derhal odeneceği sozunu vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden soz edilemez. Bu halde feshin iş verence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.İş verenin baskı uygulaması sonucu duzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez. Dairemizce bu gibi hallerde feshin iş verence gerçekleştirildiği, bununla birlikte iş veren feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.İşçinin haklı nedenle derhal fesih nedenleri mevcut olduğu ve buna uygun biçimde bir fesih yoluna gideceği sırada, iradesi fesada uğratılarak iş verence istifa dilekçesi alınması durumunda da istifaya geçerlilik tanınması doğru olmaz. Bu durumda işçinin haklı olarak sozleşmeyi feshettiği sonucuna varılmalıdır."İş sozleşmesinin istifayla sona ermesi halinde işçinin iş guvencesi hukumlerinden yararlanmasının mumkun olmadığı, ihbar ve kıdem tazminatına da hak kazanamadığı hatırlatılan kararda, istifa durumunda işçinin iş verene ihbar tazminatı odemesi yukumu ortaya çıkabileceğinden istifa turundeki belgelerin titizlikle ele alınması gerektiği vurgulandı.Kararda, istifa halinde dahi işçiye kıdem tazminatı odeneceğini ongoren sozleşme hukumleri ile iş yeri uygulamalarının 4857 sayılı Yasaya gore geçerli olduğu, bu halde kıdem tazminatının 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesine gore hesaplanması ve anılan maddedeki kıdem tazminatı tavanının gozetilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.Somut uyuşmazlıkta davacının neden belirterek şartlı istifa ettiği anlatılan kararda, istifa dilekçesinde sağlık nedenlerini ileri suren davacının fesih tarihinde yaş hariç emeklilik koşullarına sahip olduğu kaydedildi. Bu nedenle fark kıdem tazminatının hukum altına alınması gerekirken, talebin reddedilmesinin hatalı olduğu bildirildi.Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatil gunlerindeki çalışmalarının karşılığı olarak ucrete hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anımsatılan kararda, "4857 sayılı İş Kanunu'nda serbest zaman, fazla mesai çalışması için ongorulmuştur. İşçi tatil gunleri çalışmışsa bunun karşılığı ucretin odenmesi gerekir. Bu çalışma sonrası karşılığında izin kullandırılması, tatil ucretine hak kazanamayacağını gostermez. Zira tatil çalışmaları karşılığı serbest zaman veya izin verilmesi yasaya uygun değildir" ifadelerine yer verildi.Hukme esas bilirkişi raporunun, "davacı işçinin resmi bayram gunlerinde çalıştığı ancak davalı tarafından ibraz edilen izin belgelerine gore buna karşılık izin kullandığı, bu gerekçeyle ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığı" yonunde hazırlandığı aktarılan kararda, bu değerlendirmenin hatalı olduğu kaydedildi.

Kararda, "Davalı tarafından ibraz edilen ve davacı imzasını taşıyan belgeler 2008-2009 yıllarına ait olup, davalı tarafından 2010-2013 yıllarına ait ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandığına dair belge ibraz edilmediği gibi belge ibraz edilse dahi geçersiz olacağından bu doneme ait ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanıp hukum altına alınması gerekir. Belirtilen gunlerde davacının çalıştığı davacı tanık anlatımlarıyla doğrulandığı halde çalışmanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi hatalıdır" tespitinde bulunuldu.

RAMAZAN 'DA İŞVEREN 1 SAAT ERKEN ÇIKMA İZNİ VERİR Mİ?


Devamını oku