/Paylas.io

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, erken seçim kararının ardından ilk kez katıldığı televizyo...

2018-04-22 13:27:23.961000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2018-04-21T20:27:00.000Z: Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, erken seçim kararının ardından ilk kez katıldığı televizyon programında konuştu.



Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, erken seçim kararının ardından ilk kez katıldığı televizyon programında konuştu.

(C) AA /

NTV Siyasi İşler Özel programında Erdoğan, gundemdeki tum sıcak gelişmeleri Ahmed Arpat moderatorluğunde, Okan Muderrisoğlu, Serpil Çevikcan ve Mustafa Kartoğlu'nun soruları aracılığıyla değerlendirdi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şoyle:

  • Boyle bir program yeni planlanmadı tabi. Benim çok onceden verdiğim sozdu gerek Okan'a gerek Serpil'e ve Mustafa Bey'e. Boyle olunca NTV'de bu programı gerçekleştirelim dedik. Bu akşam biz yurtdışında da izleniyor olacağız. Ülkemiz demokrasisi için, ekonomimiz için birlik beraberliğimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bizim tabii hafta başında da sayın Bahçeli ile bu hafta içinde bir goruşme arzumuz olmuştu.

' GRUP KONUŞMASINDA 2019'U VURGULADIM ÇÜNKÜ ARKADAŞLARIMIN NE DİYECEĞİNİ BİLMİYORDUM'

  • (C) AA /

Sayın Bahçeli'nin de Çarşamba gunu saat 13.30 için bir mutabakatı olmuştu. Salı gunu boyle bir durum ortaya çıkınca aynı gun benimde malum grup konuşmam vardı. Orada yine 2019'u vurguladım ben. Çunku arkadaşlarımın henuz ne diyeceğini bilmiyordum. Daha sonra hemen toplantı odamızda arkadaşlarımı toparladım ve ilk değerlendirmeyi yaptım. Bu değerlendirmeden sonra bir de geniş çaplı değerlendirelim istedim. Sonrasında bizim için artık erken seçim noktasında bir tarih ve bu konuyla ilgili takvimin belirlenmesi kalıyordu. Çarşamba gunu sabahı tekrar arkadaşlarımla bir goruşme yaptım. Sayın Bahçeli ile goruşmeye bu şekilde girdik ve goruşmemiz esnasında teklifimizi bizler de aynen kendi tekliflerine karşı teklif olarak sunduk. Olumlu yaklaştılar ve 24 Haziran'ı gerek ulkemizde okulların kapanmasını duşunerek gerek universite imtihanlarının yapılacağını duşunerek, malum YÖK Cumhurbaşkanlığı'na bağlı olduğu için.

' SERİ KARAR ALABİLMENİN İSPATI OLDU'

  • Burada çok seri karar alabilmenin bir ispatı da oldu bu. Hemen sayın başkana konuyu arkadaşlarım ilettiler ve hemen YÖK toplandı ve bir hafta sonraya imtihanları aldılar. Biz de 24 Haziran kararını aleniyete geçirmiş olduk. 24 Haziran tarihini erken seçim tarihi olarak Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi'nde yapmış olduğu basın toplantısında açıklamış oldum. Boylece 24 Haziran artık yaz tatiline filan gitmeden bayramın hemen ertesinde, universite imtihanlarına hemen hazırlık noktasında 1 haftalık sureyi koyarak giriyoruz. Tekrar ulkemiz ve milletimiz için inşallah hayırlara vesile olsun diyorum. Butun milletimiz bu yola çıkarken tabii ki en ağır gorev Yuksek Seçim Kuruluna duşecek. Yuksek Seçim Kuruluna da başarılar diliyoruz.

' ERKEN SEÇİM, AK PARTİ PRENSİPLERİ ARASINDA HİÇ OLMADI'

  • ('Baskın seçim, danışıklı dovuş' iddialarıyla ilgili) Bu iddiaların hepsi ortada. Çunku ana muhalefet, erken seçim konusunu aylardır gundemde tutuyor. Erken seçimle yattılar, erken seçimle kalktılar. Boyle bir durum soz konusu değil. Fakat bizim de malum erken seçim konusu, AK Parti olarak bizim prensiplerimiz arasında hiç olmamıştır. O sureçlerde ozellikle bu konulara, 'bizim için gundemde erken seçim yok' demişiz. Son cumhur ittifakını beraber olgunlaştırdığımız muttefikimizin bu açıklaması durumu değerlendirmemizi gerektirdi. Bunun uzerine durumu değerlendirelim istedik. Değerlendirdik ve boylece buraya geldik. Yoksa onceden boyle bir goruşme, sufle etme soz konusu değil. Nitekim yola da boyle çıkışımız oldu.

' ERKEN SEÇİM KARARINDA DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ TEK ŞEY ÜLKEMİZİN HUZURU'

  • Erken seçim kararından once Cumhurbaşkanlığı seçimine 1.5 yıl vardı. Yani bu ne demektir? Ben 1.5 yıl daha cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturma rahatlığına erişebilirdim. Biz bunu duşunmedik. Bizim duşunduğumuz tek şey var, ulkemizin huzuru, refahı nerede? Burada ana muhalefetin madem ki boyle bir hırsı var, onların hırsını da rahatlatalım istedik. Onun için adımı atalım, onlar da rahatlasınlar. Durmadan 'er meydanı, er meydanı' diyor. Biz de her meydanı dedik. Buyursunlar şimdi her meydanında inşallah milletimiz bedeli odetecek, soracak.

' MİLLETİMİZ DEVAM DERSE DEVAM EDERİZ, TAMAM DERSE SAYGI DUYARIZ'

  • Eğer bize 'devam' derse milletimiz, devam ederiz, 'tamam' derse saygı duyarız, yapılacak iş budur. Biz eserlerimizle ortadayız. Muhalefetin hangi eseri var bilemiyorum. Demokrasiyse, demokraside bizim eserlerimiz ortada. Hak ve ozgurluklerse, hak ve ozgurlukler konusunda her şeyimizle ortadayız. Adalet, kalkınma ve atılım noktasında yaptıklarımız ortada. Dolayısıyla bu noktada bizim herhangi bir sıkıntımız zaten yok.  Tum dunya Turkiye'deki gelişmeleri izliyor.
  • Zaho'da, Hakurk'ta aynı şekilde bu darbe harekatı devam ediyor. Butun bunların yanında Gabar'da, Cudi'de, Bestler Dereleri'nde, Tendurek'te, Kandil'de operasyonlarımız kararlılıkla devam ediyor. Şu an itibarıyla Afrin'de 4 bin 254 terorist etkisiz hale getirilmiştir. Kuzey Irak'ta 346 terorist etkisiz hale getirilmiştir. İçeride 240 terorist etkisiz hale getirilmiştir.

' ÖSO İLE MEHMETÇİĞİN BİRLİĞİ BERABERLİĞİ, BANA ÇANAKKALE'Yİ ANDIRIYOR'

  • Butun bunların yanında ÖSO'yu da tebrik ediyorum. Bizim yaklaşık 56 şehidimiz var. 56 şehidimizin yanında ÖSO yuzlerce şehit vermiştir. Bu konuda en ufak bir ayrım yok. Onların, Mehmetçiğimize olan sadakati, bağlılığı, Mehmetçiğimizin onlara olan sevgisi, sadakati… Nasıl bunlar bir oldular, beraber oldular da bu operasyonlarda bu başarıyı sağladılar. Bu bana adeta Çanakkale'yi andırıyor. Çanakkale'de sadece Mehmekçiğimiz yoktu. Dunyanın değişik yerlerindeki Muslumanlar, burada gelip Mehmetçiğimizle beraber olduysa, burada da benzer tabloyu goruyoruz. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize Allah'tan şifalar diliyorum.

' BUNA NEREYE KADAR İNANACAĞIZ? BİR YERE KADAR BUNU YUTTUK DİYELİM'

  • (C) AA / Kayhan Özer

Batının tehdit projeksiyonu var. Guneydeki YPG/PKK/DEAŞ bunlar soyleniyor. Şimdi şu soyleniyor, DEAŞ'a karşı bu bir mucadeledir veya ona karşı bir savaştır gibi laflar ediliyor. Buna nereye kadar inanacağız? Bir yere kadar bunu yuttuk diyelim. Fakat ben şuna bakıyorum, 5 bin tır ABD buraya silah gonderiyor. 2 bin kargo uçağıyla buraya malum silahlar geliyor. Buraya biliyorsunuz 20 kadar us var bunlar indiriliyor.

' BİZ ABD'DEN PARAMIZLA SİLAH ALAMIYORUZ, BU TERÖRİSTLERE SİLAHLAR ÜCRETSİZ VERİLEBİLİYOR'

  • Biz şunu duşunuyoruz Kuzey Suriye'de bu usler kime karşıdır? 911 kilometre sınır kimin sınırı? Bizim sınırımız. En yakın olan neresi? Biziz. Peki Amerika'nın yanında kim var? Koalisyon guçleri var. Koalisyon guçlerinin de burada ek silahları var. Peki başka kim olabilir? İkinci derecede olsa olsa İran olabilir, uçuncu derecede Rusya var. Çunku Rusya, hatta ona ikinci derece de diyebiliriz çunku 5 ussu var. Ama birinci derecede biz varız. Peki Turkiye Amerika ile NATO'da muttefik değil mi? Biz paramızla ABD'den silah alamıyoruz ama ABD bu teroristlere bu silahları ucretsiz verebiliyor. Demek ki tehdit oncelikle stratejik ortaklardan geliyor.

  • Sıkıntı burada. Gelin, oturalım beraber bu işi çozelim. Bunu Sayın Obama doneminde de çok uğraştık. Bizim bir zeytinlik operasyonumuz soz konusuydu, aylarca gundemdeydi biz bunları yapamadık. Gerçekleştiremedik, surekli oyaladılar. Bu doneme geldik, artık baktık ki bu olmayacak, bunun uzerine biz kararımızı verdik, gobeğimizi kendimiz kestik ve adımı attık.

' CENEVRE BUGÜNE KADAR SONUÇ DOĞURMADI'

Erdoğan, Astana surecinin on planda ciddi manada yer aldığını, birinci Soçi'nin aynı şekilde ardından Ankara goruşmelerinde Rusya, Turkiye ve İran'ın bir araya geldiğini, uçuncusunu Tahran'da yapacaklarını, bu çalışmaları bu şekilde devam ettireceklerini aktardı. Astana'nın oneminin korunması gerektiğini ancak Astana'yı Cenevre'nin onune çıkarmak gibi bir dertlerinin olmadığını ve Cenevre'nin bugune dek sonuç doğurmadığını ifade eden Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti:

' SÜREKLİ OLARAK ÖLÜM YAĞDIRMAYA MERAKIMIZ YOK'

  • Biz burada ancak 3 ulke bir araya gelebildik. Başkalarına da yasak koymuş değiliz. Ama Cenevre bugune kadar sonuç doğurmadı, yani sonuç odaklı çalışmadı. Biz buralardan çıkacak neticeyle derdimiz Suriye'nin kuzeydoğusuna doğru barış bolgesini yaygınlaştırmak. Çunku buralar bize hep sınır. Ciddi tehditler aldığımız yerler var. Bunlardan en onemlisi biri Ayn el-Arab'tır. Buradan hep tehditler aldık. Bu bolgeler insanların akrabalarının olduğu bolgelerdir. Ama hassasiyetle bunlar yeter ki bizi taciz etmesinler, yeter ki bizim bolgemize tehdit savurmasınlar. Bu olmadıktan sonra zaten bizim bu bolgelerle surekli olarak olum yağdırmaya merakımız yok.

  • Ana mesajları şu anda açıklamam doğru olmaz, zira arkadaşlarım çalışmaya başladılar, çalışıyorlar. Tabii hafta başından itibaren bizzat bu çalışmaların içeresinde ben de bulunacağım ve arkadaşlarımızın hazırlıklarını beraberce gozden geçireceğiz. Buradaki butun hedef, Yuksek Seçim Kurulu'nun açıklayacağı seçim takvimidir. Onlar resmi seçim takvimini açıklayacak ki biz de gerçi onceden bazı hazırlıklar var ama kendi takvimimizle onu ortuştureceğiz. Boylece yol haritamızı da ona gore belirleyeceğiz. Temayul yoklamasını yapacağız, çunku temayul olmadan milletvekili adaylarımızı belirlemek doğru olmaz.

  • Her an seçime rahatlıkla girebilecek noktadayız. Diğer siyasi partilere gore en hazırlıklı partiyiz. Çunku İstanbul ve İzmir kongreleri hariç butun kongreleri bitirdik, kadın kolları ve gençlik kolları kongrelerini de yaptık.

' BAŞBAKANLIĞIMIN İLK ANINDAN İTİBAREN BÜROKRASİYE KARŞI SAVAŞ VERDİM'

  • Öyle bir burokratik oligarşi var ki bu burokratik oligarşi, sizin atacağınız her adımda adeta bileklerinizde bir kelepçe. Başbakanlığımın ilk anından itibaren ben burokrasiye karşı adeta savaş verdim. Ama siz parlamenter demokraside bunu bir yere kadar başarabiliyorsunuz, butunuyle başaramıyorsunuz. Örneğin şimdi durum boyle olmayacak, daha farklı olacak.

' KUVVETLER AYRILIĞI DAHA GÜÇLÜ ÇALIŞACAK'

  • Burada karar verme noktasında en guzel şeyi bu işin malum, yasama, yurutme, yargı… Kuvvetler ayrılığı noktasındaki guç, bu donemde çok daha farklı ama çok daha guçlu çalışacak, ama devleti bağlayıcı bir guç olmayacak. Bana gore devleti destekleyen, guçlendiren bir guç haline gelecek. Bu bizim için onemli. Nedir bu? Mesela yurutmede parlamentodan kabine oluşturmuyorsunuz, dışarıdan bir kabine oluşturuyorsunuz. Oluşturduğunuz bu kabine sizin için bağlayıcı mı? Siz bu kabineyle her an istediğiniz gibi, bunları alıp bir kenara koyabilirsiniz. Gelenler de zaten bunu bilecek. 'Ya ben başkanla beraber giderim veyahut da başarılı olamazsam her an gidebilirim.' gibi bir durum olacak. Dolayısıyla o da altındakilere karşı boyle bir davranış içinde olacak. Çunku netice almak, başarılı olmak mecburiyetinde.

' TİLLERSON'IN ALDIĞI MAAŞIN EXXONMOBİL'DEKİ MAAŞIYLA MUKAYESE EDİLİR BİR YANI VAR MIYDI?'

  • ABD'de Tillerson dunyanın en buyuk petrol şirketinin başındaydı. Dışişleri Bakanlığı'na getirildi. Trump hiç haber vermeden kendisini o gorevden aldı. Onun kabinede aldığı maaşın ExxonMobil'de aldığı maaşla mukayese edilir bir yanı var mıydı? O sadece bir vatanseverlikti, vatanına hizmet babında kendisine boyle bir gorev teklif edilince, o da geldi boyle bir goreve başladı. Trump gorevden de alınca, teşekkur etti ayrıldı. Biz de boyle bir doneme alışacağız. Yeni donemin guzelliği de burada. Biz de ozel sektorde başarılı arkadaşlara kabine teklifi yapabiliriz.

' CHP TERÖRİSTLERLE EL ELE YÜRÜYEBİLİYOR, ELİMİZDE BELGELER VAR'

  • MHP'yle normal şartlarda dahi azami muştereklerimiz var. Ama bir CHP'yle doğru durust asgari muştereğimiz bile yok. Niye? CHP, yeri geldiği zaman teroristlerle el ele, kol kola girebiliyor, onlarla beraber yuruyebiliyor, onları savunabiliyor. Elimizde çok belgeler var. Cumhur ittifakında bizim belirleyici 4 esasımız tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ve yerli ve milli olmamız. Boyle bir şey oburlerinde olmadığı için bunlarla yapılması mumkun değil. Benim milletim bu ittifakın hasılasını gorecek. Bu ittifaka sarılacak. Bunu başarmamız şart ki milletimizin muasır medeniyetler seviyesinin ustune çıkabilsin. Bizde bu insan potansiyeli, bu guç var. Bu insan potansiyeli, bu guç olduğuna gore, biz birçok şeyi niye başaramayalım?

' CHP'NİN ANLAYIŞI YERLİ VE MİLLİ DEĞİL'

  • (İttifakın dışındakiler gayri milli mi oluyor? sorusuna) Onu, o şekilde değerlendirmemiz doğru olmaz. Şu var, ana muhalefetin ulkenin kalkınmasına bakış anlayışı milli değil, yerli değil. Bakıyorsunuz sizi Batı'ya gidip surekli olarak şikayet eden bir ana muhalefet anlayışını milli olarak değerlendirebilir misiniz? Turkiye'ye cephe açan ulkelere gidip sizi şikayet eden bir siyasi partiyi milli olarak değerlendirebilir misiniz? Şu anda arkasında teror orgutunun olduğu malum, sozde bir parti ulke ulke dolaşıp kimi şikayet ediyor? Bizleri şikayet ediyor. Boyle bir şey olabilir mi? Sen gel ulkende çalış, halkına kendini ideal bir şekilde anlat, halkın da seni en ideal şekilde değerlendirsin. Ama anlatamayınca, Turkiye de bir hukuk devleti olduğuna gore, bu hukuk devletinin içerisinde bu kurallar senin için de işleyecektir, diğerleri için de işleyecektir.

' BU ASRIN TÜRK ASRI OLMASINI DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ'

  • Biz, neredeyse Anayasa'yı değiştirme çoğunluğuna sahip olduğumuzda bile Anayasa Mahkemesi bizimle ilgili kapatma davası açtı ya. Anayasa'yı değiştirecek guce, potansiyele parlamentoda sahip olduğumuz zaman. O zaman ana muhalefet 'Ankara'da savcılar var.' diyordu. Biz bunları yaşadık. Ama hayırlısıyla o donemi de atlattık. Şimdi yeni bir surece inşallah yerli, milli, 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' anlayışıyla gireceğiz ve yoğun bir çalışmayla da inşallah bu asrın Turk asrı olmasını dunyaya gostereceğiz.

  • Bu ittifaka tarafların saygı duyması, sahip çıkması, ittifakın iki parti açısından da başarılı olmasını getirecektir. İttifak sutununda 2 parti olduğuna gore muhur, hangi tarafa vurulursa onun hanesine yazılacaktır. Bir de tabii sonucunda da muhrun iyi vurulmamış olması halinde de yine bu sayısal dağılımda burada yine oradaki çoğunluğa gore bir dağıtım yapılacaktır. Butun bunlarla beraber oradaki sayının bir tane fazla olması dahi icabında bu ittifakı çok daha guçlu kılabilir. Milletvekili sayısı açısından soyluyorum…

' CUMHUR İTTİFAKININ ADAYI BELLİDİR'

  • Parlamentoda başkan noktasında başkanın guçlu olması da buyuk oneme haiz. Cumhur ittifakının buradaki başkan adayı zaten bellidir. Cumhur ittifakının başkan adayı olarak burada eğer cumhur şahsımı seçerse, seçmesi halinde bizler tabii parlamentodaki bu cumhur ittifakına layık olmaya, onların şahsında, milletimizin layık olmanın gayreti içinde olacağız. Başarılı olma durumunda da tabii cumhur ittifakının çıkaracağı kanunlar var, ama cumhurbaşkanı olarak şahsımın çıkaracağı kararnameler var. Butun bunlar bir uyum içerisinde millete hizmet yolunda buyuk adımların atılmasına da inşallah vesile olacaktır.

  • Cumhurbaşkanını seçmek, çok çok zor değil, kolay. Cumhurbaşkanı adayı pusulada zaten belli, o pusulayı ayrı bir zarfta kullanacak. Ama ittifakın içerisinde de partiler, iki parti, kendi milletvekillerini belirleyecek. Orada onu belirlerken de tabii ki zaten logonun yerinden ote sutun, o sutunun içerisinde muhru nereye basarsa bassın geçerli oy ve onun lehine kullanılacaktır. Zor bir şey yok. Ne kadar oy çıkarsa, oy miktarınca milletvekili sayısını o ilde, o parti çıkarabilecektir. Buradaki dayanışma ozellikle cumhurbaşkanı konusunda çok onemli. Bir de her partinin kendi ilkeleri istikametinde alacağı oyuyla kendi milletvekili sayısını belirleme noktasında onem ortaya koyacaktır. Ciddi sıkıntı olacağı kanaatinde değilim.

' FETÖ DENİLEN ADAM BENİM MİLLETİMİ BÖLDÜ'

  • FETÖ ile mucadele kararlı bir şekilde devam edecek. Benim buradan taviz vermem mumkun değil. Çunku bu FETÖ denilen adam benim milletimi boldu, parçaladı. Ümmeti boldu, parçaladı. Anayı evladına, evladı anasına, aileyi kendi içinde parçaladı. Birçok bildiğim arkadaşlar var ki şu anda evlatlarından ayrı yaşar hale geldiler. Bunların musebbibi bu adamdır.
  • Arkasında Amerika var. 400 donumluk bir yerde bu adam orada paşa paşa yaşıyor. Yasaysa yasalar var. Verilmiş olan kararlar varsa yargının verdiği kararlar var. Tamam yani siz bizden kalkıp da Brunson'u istiyorsanız bu noktada atılan adımlara bakın. Şu anda FETÖ denilen adam orada yargılanmış değil. Ama bununla ilgili Turkiye'de mahkemelerin verdiği kararlar var. Ağırlaştırılmış muebbet verilen kararlar var. Siz bu kararları yok farz edeceksiniz ve bizden gayri kanuni bir talepte bulunacaksınız. Önce bir defa siz de şu anda bir suçluyu suçluların karşılıklı iadesi anlaşmasından hareketle deport etmenin yolu yok mu? Deport et bu adamı. Niye etmiyorsun?

  • Sen aramızdaki anlaşmaya da sadık kalmıyorsun. Burada suçluların karşılıklı iadesi var ve bu adamların daha once Turkiye'ye hangi paralar karşısında geldiği ortada. Bunun yanında Charter School'lardan bu adamların okullarında ne kadar bedel aldıkları FETÖ'nun ortada. Ya sizin kendi okullarınızda bunlara kendi butçenizden Charter School'lara siz yılda yaklaşık 700-750 milyon dolar para oduyorsunuz. Adeta teroru finanse ediyorsunuz. Daha sizinle biz neyi konuşacağız. Ondan sonra kalkıp bizden boyle boyle talepte bulunuyorsunuz. Bu nasıl bir stratejik ortaklıktır? Eğer bir adım atacaksak tamam siz uzerinize duşeni yapacaksınız biz de uzerimize duşeni yapacağız. Eğer hakikaten ittifaksak bu ittifakı da bu şekilde yerine getirmemiz lazım. Boyle bir mutekabiliyet var mı? Yok… Boyle bir mutekabiliyet olmadığı zaman da kusura bakmasınlar.

' GABON'DA EŞLERİYLE BERABER ALIP GELDİK'

  • Milli İstihbarat Teşkilatımız bunları yerinde paketleyip alıp geliyor. Kararlıyız. Nasıl 'PKK'lıların inlerine gireceğiz' dedik, bunların da gittikleri yerlerde inlerine girip guvenlik guçlerimizle, istihbarat orgutlerimizle alıp getireceğiz. Bu işin kaçışı yok. Mesela şimdi en son Gabon'da olanları eşleriyle beraber alıp geldik. Alıp geleceğiz. Çunku biz bu şehitlerimizin ahından kurtulamayız. Bu gazilerimizin çektiği acıları dindiremeyiz.
  • Biz de o mağdurların ailelerinin yerinde olabilirdik. Onun için eğer acırsak acınacak hale geliriz. Şu anda mesela cezaevinde olanlar vesaire. Butun bunların hepsi bunun bir orneği. Eğer bugun yani yuzlerce kişi ağırlaştırılmış muebbet bu cezalara çarptırıldıysa bunun bir sebebi var. Yargı herhalde durup dururken bunlara keyfi olarak bu cezaları vermiyor ki işledikleri suçun karşılığı bu olduğu için veriyor. Yakın takipçisiyiz. Hakikaten birçok avukat arkadaş bu mahkemeleri çok yakın takipte tutmak suretiyle devam ettiriyor.

  • Şunları ozellikle soylemek istiyorum. Darbe girişimine yonelik şu ana kadar 285 dava açıldı. 137 davada karar verildi. 1433 sanığa hapis cezası verildi. Bunlardan 1433 sanığın 530'u muebbet, 399'u ağırlaştırılmış muebbet, 504'u ise 1 yıl 2 ay ile 20 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Bir diğer tarafta şu anda 19 değişik ulkeden biz 83 FETÖ yoneticisini getirdik. 10 ulkede FETÖ bağlantılı 76 okul kurduğumuz Maarif Vakfına devredildi. Bir tarafta yine 25 ulkede de FETÖ iltisaklı okulların devri veya yeni okulların açılması için protokollerde imzalandı. OHAL kapsamında yayınlanan KHK'larla 107 bin 175 kişi kamu gorevinden ihraç edildi. FETÖ'nun birinci aşama mahrem ve kripto yapısına mensup Turk Silahlı Kuvvetleri içinde de şu anda binlerce kişi deşifre edildi. Bunların da takipçisiyiz.

  • ("Kampanya'ya başlamadan once Cumhurbaşkanı yardımcılarını açıklayacak mısınız?" sorusuna) Hayır.

  • ("Sayın Başbakan son Başbakan olacağını soyledi, ilk Cumhurbaşkanı yardımcılarından olacak mı?" sorusuna) Ona da şimdiden hayır. Önce derenin gorulmesi sonra paçasının sıvanması gerekir.

  • (MHP ile ortak miting) Boyle bir talebin olması noktasında, olumsuz goruşumuz soz konusu değil.

  • Gonlum ana muhalefetin başındaki zatın yarışa girmesini ister, yarışa girsin. Hiç endişe etmesin, başkasını aramasına falan da gerek yok. Kendisi meydana çıksın. Milletin ona ne kadar oy vereceğini gormesinde çok fayda var. Bugune kadar çok şey soyledi, 'Yuzde 40' dedi. 40'ı alamadı, 20'lerde kaldı. Hadi gel, Cumhurbaşkanlığı noktasında aday ol, bak bakalım millet sana ne kadar oy veriyor gorelim. Bunun dışındaki diğerlerini teferruat olarak kabul ediyorum. Zaman kaybı olarak telakki ediyorum. 'Meydan meydan' diyorsun, buyur işte meydan, gel aday ol. Bu meydanda nasibin nedir gor.

  • (C) AA / Erçin Top

Saadet Partisi ile 2-3 kez goruşme yaptık. Herhangi bir netice malesef alamadık. Gorduğumuz kadarıyla CHP'yle daha uyumlu goruşmeleri oluyor. Ama BBP ile goruşmelerimiz oldu. Onlarla bu noktadaki ittifakımız çok farklı bir zeminde olacaktır. Ona gore adını koyacağız.

  • (İYİ Parti'nin seçimlere girmesi) O, malum Yuksek Seçim Kuruluyla Yargıtay Başsavcılığının yapacağı veya yaptığı goruşmelerin ki bugun goruşmeleri olacaktı, yani oranın vereceği karar neyse o karara hepimizin saygı duyması lazım. Girmesi gerekir diyorsa girer, aksi bir durum olursa aksi olur. Ben şu anda o nokta girmesi, girmemesi noktasında bizim bir sıkıntımız soz konusu değil.

' TERÖR BÖLGESİ DİYEBİLECEĞİMİZ YERLERDE ÇOK SIKINTILAR YAŞANDI, PKK DESTEKLİ PARTİLER SEÇİLDİ'

  • Bu konuda heyetlerin yaptığı goruşmeler gayet verimli bir şekilde sonuçlandı.Muhurlu, muhursuz pusula noktasında bu seçimlerde artık boyle bir sorun yok, kalkıyor ortadan. OHAL noktasına gelince, OHAL donemleri içerisinde Turkiye'de bugune kadar seçimler yapıldı ve hep bir bahane olarak ortaya atıldı. Tam aksine OHAL seçimde butun ortaya çıkacak muvazaaları da yok edecek bir tedbirdir. Burada tam aksine bir sıkıntı yaşanmayacaktır. OHAL'in olmadığı donemlerde teror bolgesi diyebileceğimiz yerlerde çok sıkıntılar yaşandı. Vatandaşın can guvenliği yok, sıkıntı içinde sandığa dahi gidemedi. Oylarını birileri onlar adına kullanmak suretiyle PKK destekli partiler seçildi.

' MACRON, OHAL DÖNEMİNDE SEÇİM KAZANDI'

  • Fransa'da bile Macron, OHAL doneminde seçim kazandı. Bunlarının dunyada ornekleri var, yaşıyoruz. Bunların hepsi ana muhalefetin bahanesi. Hani yerim dar meselesi var ya şu anda Sayın Başkan da 'yerim dar' diyor. Hem istiyorsun hem de 'yerim dar' diyorsun. İşte bak buyur, sana çok daha rahat seçim kampanyası yurutme imkanı OHAL ile sağlıyoruz. Her tarafta rahatlıkla bunu yurutebileceksin. Bunların hepsi kuru bahaneler. OHAL ile birlikte çok daha sağlıklı, rahat bir seçim kampanyasını surdurme imkanını tum siyasi partiler yakalama fırsatı bulacaktır."

  • ABD'nin bu noktadaki beyanlarına ben onem vermiyorum. Biz kendimiz bu konuda ne diyoruz, o onemlidir. Bugune kadar AGİT surekli gozlemcilerini gondermiştir ama Turkiye'de seçim hiçbir zaman şaibeli olmamıştır. Tam aksine bir Amerika bile bizim yaptığımız seçimleri yapamamıştır. Biz, yuzde 86 katılımla seçimler gerçekleştirmiş bir ulkeyiz. Onlara baktığınız zaman en kabadayısı yuzde 40, 45, 48 buralarda gorursunuz. Hatta Avrupa'da yuzde 35'lerde seçimler yapan ulkeler var. Onlar kendilerine baksın. Bizde tablo bu kadar guçlu, en son seçimde yuzde 85 aklımda kaldığı kadarıyla. Amerika'daki seçimlerde şaibeler, anlatmakta zorluk çekebileceğimiz kadar. Hakikaten sıkıntılı. Bununla ilgili de seçimlerden sonra oralarda çok gurultuler kopmuştur. Bizde boyle şeyler olmuyor, olmadığı gibi de artık çok kısa zamanda seçim neticelerini alabilen bir ulke konumuna geldik.

  • Muhurlu-muhursuz pusula noktasında artık boyle bir sorun bu seçimlerde yok, kalkıyor ortadan. Ana muhalefetin muhur noktasındaki yaklaşımıysa eğer burada sandık kurulundaki muhurden ote YSK'nın muhrudur. YSK zaten bunların hepsini, bu muhur işlerini bitirerek bunları torbalıyor, ilgili yerlere gonderiyor. Bu konularda herhangi bir sıkıntı soz konusu değil.

' SEÇİME HAZIR DEĞİL, ADAYI VAR MI? YOK'

  • Şimdiden başladılar. Sen bir dur bakalım daha seçime gir. Seçime hazır değil, adayı var mı? Adayı yok. Bakalım adayını ne zaman açıklayacak bu da var. 'Parti Meclisi belirler' dedi. Tamam, Parti Meclisini toparlamak zor mu? 24 saatte toparlarsın. Zor değil, hiç aday bulamıyorsan kendin aday ol. Bakıyorsun bir taraftan bir bayan çıkıyor, başka taraftan biri çıkıyor. Bakıyorsun adayları da bol, o zaman onlardan bir tanesi uzerinde karar kıl ve hemen açıklayıver. Milleti heyecana boğmaya da gerek yok.
  • 10-11 bin kişilik bir spor salonunda bir uluslararası kuruluşun toplantısında bulunacağım ve orada Turk vatandaşlarıma sesleneceğim. Buyuk ihtimalle Avrupa'yı orada toparlayacağız. Konuşmamızı yapacağız. Demokrasi mucadelesi oyle kolay kolay kısıtlanabilecek, onu kesilebilecek bir mucadele değildir. Sizin bir yerde onunuzu keserler obur yerden çıkarsınız. Avusturya'nın başındaki zatın attığı bu adımlar tamamen kendisine ters donecek adımlardır. Bunlar da bunun bedelini odeyecektir. Ülkemde ise kongrelerle ilgili dolaştığım iller var. Bu illerden sonra bizim bir değerler silsilesi var. Bu seçmenle ilgili. Seçmen değerlemelerini yaptırıyorum. Bu değerlemeden sonra da gideceğim iller olacak. Ancak gidemeyeceğim iller de olacak. İlerimize verimlilik esasına gore gitmekte kararlıyım.

  • (Milletvekili adayları listesine FETÖ'nun sızması ihtimaline ilişkin) Artık kolay değil. Çok hassasız. Her turlu inceleme ve araştırmayı yapıyoruz. Boyle bir sızmanın olabileceğine ihtimal vermiyorum.

  • Şunu bir defa rahatlıkla soyleyebilirim; Biz şu anda belki şah damarını terorle mucadelede kesmiş olamayabiliriz ancak şah damarı çok ciddi bir darbe yedi ve kanamada. Bunu soyleyebilirim. Zira, sayılar içeride, bakın ciddi manada duştu. Artık yuzlerle konuşuluyor ve bunlar tabii kısa bir surenin şeyleri değil. Çok uzun suredir devam eden bir terorle mucadelenin urunu. Bakın son 3 yılda yurtiçi ve Kuzey Irak'ta YPG, PKK ile mucadelede 16 bin 650 terorist etkisiz hale getirildi.

  • Aynı şekilde DEAŞ'la mucadelede Fırat Kalkanı Harekatı'nda 3 bin 60 DEAŞ mensubu. Bu Sayın Macron'a duyurulur. Çunku sık sık hep bizi DEAŞ'ı koruyan, boyle gosteriyor. Kendisine bunları anlattığım halde yine aynı şeyi soyluyor.
  • Daha ne anlatayım? Bu mucadeleyi gerek DEAŞ, gerek PKK, gerek PYD, gerek YPG butunuyle veriyoruz ve bundan sonra da bunu vermeye devam edeceğiz. Tabii burada benim elhamdulillah hamd ettiğim bir şey var, artık gerek polisimiz, gerek jandarmamız gerek silahlı kuvvetlerimiz, gerek guvenlik korucularımız bu konuda çok ciddi deneyim sahibi oldu. Guvenlik korucuları artık gençleştirildi. O babalar, onlar emekli edildi. Şimdi onların bir çoğunun ya çocukları ya yeğenleri, onlar belli yaş gruplarının altında onlar bu guvenlik korucuları olarak çalışmaların içerisine dahil edildi. Aklımda kaldığı kadarıyla 50 bine yakın oyle bir ekibimiz var ve butun bunlar bu mucadelenin dağ taş demeden içindeler. Bu sureci kararlı bir şekilde devam ettiriyorlar.

' KÜRT KARDEŞLERİMİZLE DEĞİL, TERÖRİSTLERLE MÜCADELE ETTİK, AMA KUSURA BAKMASINLAR KÜRT ETNİK UNSURUNA MENSUP OLANLAR ÇOĞUNLUKTA'

  • ("Kurt kokenli vatandaşlarımıza donuk bu sureç içinde nasıl bir mesajınız olacak?" şeklindeki soruya) Benim ulkemdeki Kurt kardeşlerim, vatandaşlarımın bilmesi lazım, bizim Afrin'deki Kurt kardeşlerimize yonelik orada bir mucadelemiz olmadı. Biz, oradaki teroristlere karşı bu mucadeleyi verdik. Bu terorist Kurt de olabilir başka etnik unsurlardan da olabilir ama ağırlıklı kusura bakmasınlar burada Kurt etnik unsuruna mensup olanlar ağırlıkta ve yabancılar da bunların arasında var. Bunları da bilmeleri lazım. Batılılar da var. Bunların içerisinde Fransızlar var, bunların içerisinde ta bakıyorsunuz Arjantin'den falan gelme kişiler var. Butun bunlarla beraber oluşturdukları bu teror orgutu bu mucadeleyi orada surdurdu. Bunların içerisinde Amerikalılar var. Butun bunlara karşı bu mucadele yurutuldu ve başarıyla da sonuçlandı.
  • (Menbiç'e dair ABD ile yurutulen goruşmelere ilişkin) Yeni Dışişleri Bakanı Pompeo henuz daha goreve tam manasıyla başlamadı ama ancak bazı açıklamalar geliyor. Fakat mesela Munbiç'le ilgili olarak aldığımız duyumlarda Fransızların, ozellikle Munbiç'e yonelik bazı gayretlerinin olduğunu şu anda gozlemliyoruz.
  • Şimdi tabii bu yaklaşım tarzı hoş değil ama zaten bunlar koalisyon guçleri olarak beraber hareket ettiler ama ne kadar kişiyle şu anda oradalar bunu bilemem. Fakat temennim odur ki bu noktada yani kendilerini uzecek bir iş yapmasınlar. Çunku bu konuda oradaki aşiretler vesaire yuzde 90'ı oranın Arap'tır. Eğer onlar orada PYD'yle veya YPG'yle muşterek hareket etme durumuna gelirlerse aynen Afrin'de olan tablo orada da meydana gelebilir. Çunku oranın yerli halkı ki ağırlıklı aşiretlerdir, bu aşiretler kesinlikle bunları kabul etmiyorlar. Hep bize gelen şey 'Bizi bunlardan kurtarın' ve 'Biz burada her turlu mucadeleye hazırız'. Biz de onlara diyoruz ki Fransızlara, Amerikalılılara, 'Bakın siz bize başta soz verdiniz, Sayın Obama bize soz verdi. Biz buradan en kısa zamanda çıkacağız, Fırat'ın doğusuna geçeceğiz. Siz de aynı şeyi soylediniz ama yapmadınız. Hala yapmıyorsunuz. Eğer muttefiksek, bolgede muşterek bazı hareketlerin içine gireceksek gelin bu adımları beraber atalım. Yoksa kusura bakmayın.

"Soçi ve Ankara zirvesi. Sonrasında bir Tahran zirvesi planlanıyor. O zirve ne zaman yapılacak? Astana surecinden bahsederken 'Kapımız kapalı değil. Katılmak isteyen diğer ulkelere de açıktır' demiştiniz. Amerika Birleşik Devletleri, 'biz de o surece katılmak istiyoruz' derse yanıt ne olur?" şeklindeki soru uzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

' MACRON İSTANBUL ZİRVESİ'NE KATILMAK İSTEDİ'

  • Zaten bu noktada daha once elçi duzeyinde katıldılar Astana'ya. Orada bir mani yok. Yani şu anda yine boyle bir arzuları olursa bu konuda biz kapıyı açarız. Mesela İstanbul Zirvesi'ne biz, Turkiye-Rusya-İran olarak; once Fransa Cumhurbaşkanı katılmak istedi. Bunu bana soyledi. Ben de kendisine eğer gelmek istiyorsanız ben dedim hemen İran'la goruşmemi yapayım, aynı zamanda Sayın Putin'le, bu goruşmeyi yaptıktan sonra sizleri Ankara'daki bu zirveye davet ederiz.

FRANSA 'DAN 'AFRİN'DEN ÇEKİLİRSENİZ GELEBİLİRİM' KOŞULU

  • Sonra ben gerek Ruhani ile gerekse Putin'le yaptığım goruşmede kendileri, yani 'Bizim için bu konuda olumsuzluk soz konusu değil, memnun oluruz' dediler. Ben kendisine bu konudaki duşunceleri ilettim. Hatta dedim bunu uç artı bir şeklinde de yapabiliriz' dedik. Fakat daha sonra bunlar Afrin'deki bu gelişmelerden, bize şunu soylediler, 'Afrin'den çekilirseniz gelebilirim'. 'Ben size boyle bir teklifte bulunmadım ki. Siz benden boyle bir talepte bulundunuz. Ben de sizin bu talebinizi nezaketle Sayın Putin'e ve Ruhani ile… Şimdi siz benimle pazarlık ediyorsunuz. Afrin konusunda lutfen bir daha bizimle pazarlığa girmeyin, burada sizin de pazarlık edilecek hiçbir konumuz yoktur.' İşi oyle bitirdik ve biz de goruşmelerimizi Ankara'da uçlu olarak yaptık.

' SEN BÜYÜKSEN, TÜRKİYE SENDEN KÜÇÜK MÜ?'

  • Şimdi bunlar geçmişte hep boyle alışmışlar. 'Biz buyuğuz'… Sen buyuksen Turkiye senden kuçuk mu? Turkiye hakkı neyse bu hakkını sonuna kadar belirler ve masada kalıcıdır, masada belirleyicidir. Masayı da size terk etmeye mecbur değildir. Sen kalkacaksın, Elysee'de teroristleri misafir edeceksin, teroristleri orada ağırlayacaksın, ondan sonra bizden el bebek, gul bebek boyle bir temenni mi bekleyeceksin? Bunları hepsini kendisine soylediğim için rahatım, aynen soyleyebiliyorum.

' AB İLERLEME RAPORU BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR'

  • (AB'nin Turkiye'ye ilişkin raporunun eskiden 'İlerleme raporu' olarak anıldığının belirtilmesi uzerine, "İlerleme raporu mu gerileme mi?" şeklinde espri yapan Erdoğan,) Bu rapor bizim için 'yok' hukmundedir. Bunun kıymeti harbiyesi yoktur. Şimdi mesela benzer bir tabloyu Varna'da yaşadık. Bizden Yunan askerleriyle ilgili, bunların verilmesini istediler. Biz de kendilerine dedik ki; 'Eğer boyle bir şeyi bizden talep ediyorsanız, once bizim devletimize darbe yapan FETÖ'culer var. Asker onlar da. Onların bize verilmesi lazım. Onlar bize verilirse biz de bunları şu anda masaya yatırırız. Çunku bunlar sınır ihlali yapmıştır'. Sınır ihlali yapanlara geçmişte bizim askerlerimize aklımda kaldığı kadarıyla mesela bir keresinde bir askerimiz boyle bir sınır ihlali yaptı 6 ay mahkumiyet verdiler.

' YUNANİSTAN'A ANLATAMIYORUZ'

  • Dolayısıyla biz şimdi burada aynı durumla bir defa karşı karşıya kalmayız. Burada bir sınır ihlali yapılmıştır, dolayısıyla bu sınır ihlalinin kaldırılması için bunlarla ilgili bu gundemi masaya getirebilmek için siz devletimize darbe yapan bu kişileri bize iade edeceksiniz, biz de bunun uzerinde yargıda gerekli adımları atarız, dedik ve Varna'da bu işi boyle kapattık. Fakat Yunanistan çok farklı bir konumda bulunuyor şu anda. Biz Yunanistan'a bunu anlatamıyoruz.
  • Önce bunları halledin. Biliyorsunuz ki boyle bir durumla karşı karşıyayız. Asıl siz bizi zora sokuyorsunuz. Biz kolay kılalım istiyoruz ama siz bu noktada değilsiniz ve şu anda da açıklanan bu rapor, kesinlikle tamamıyla ilişkileri bozmaya yonelik bir rapordur. Yapıcı olmaktan tamamıyla uzaktır ve yok hukmundedir.

' ÜÇ TANE KENDİNİ BİLMEZ BAYRAK ASMA YARIŞINA NEREDEN KAPILDI?'

  • Yunanlılara sormak lazım. Siz ne yapıyorsunuz? Boyle uç tane kendini bilmez gelip de o kayalıklarda boyle bir bayrak asma yarışına, hastalığına nereden kapıldı? Siz bunu bilmiyor musunuz ki buralarda boyle bir şey yapılırsa anında cevabını bulacaktır. Nitekim bunu yaptılar ve anında da bizim SAT komandolarımız oraya mudahale edip oradan onların bayrağını indirip tekrar kayalıkları kendi haline donuşturdu. Yani biz butun bu sureç içinde bir suların ısınması diye bir şeyi istemiyoruz. Boyle bir gayretin içinde değiliz. Biz Yunanistan'a bir komşumuz olarak bakıyoruz. Öyle veya boyle bazı sıkıntılar olsa bile butun bunları aşalım istiyoruz.

' DÜNYADA BARIŞA İHTİYACIMIZ VAR'

  • Oturalım masaya, yani bu işleri artık bir kenara koyalım. Yok bilmem şu kadar olçu, bu kadar olçu filan falan. Bu deniz, hava… Buradan uçaklar, gemiler rahatlıkla gelsin geçsin. Herhangi bir fiili mudahale olmadıktan sonra niçin şu guzelim barışı golgeliyoruz, lekeliyoruz? Bizim artık dunyada barışa ihtiyacımız var. Kaldı ki sizlerle olan barışımız bizim, hiçbir ulkeyle olan barışa benzemez. Yıllar yılı ulkemizde bizim Rum vatandaşlarımızın sayısı az değildi. Öyle mi? 10 binler, 100 binler… Boyleydi. Ama maalesef bizim ulkemizde de olan bazı hatalı davranışlar sebebiyle tabii buradan çok Rum vatandaşımız ne yazık ki Yunanistan'a gitmek durumunda kaldı. Bizim de hatalarımız var. Bunu da gormemiz lazım. Şimdi diyoruz ki gelin, Yunanistan'da Çipras bir başbakan olarak genç, dinamik, 'Yeni bir adım atalım' arzusundadır, isteğindedir. Son ziyaretimde cumhurbaşkanını aynı havada gordum. Gelin o zaman bunları masaya yatıralım, ama 'Sen mi daha fazla aldın? Ben mi daha fazla verdim?' filan bu kavgaları bırakalım. Sonunda bu deniz ya, oburu hava. Buralarda rahat rahat gemiler geçsin, uçaklarımız uçsun vesaire. Bunu yapamamak bize başka sıkıntılar getiriyor. Getirince de işte ne yazık ki bedeli bu işin ağır oluyor. Biz istiyoruz ki artık buna noktayı koyalım.

"Turkiye, Yunanistan için bir tehdit mi?" sorusu uzerine Erdoğan, "Onlar oyle kabul ediyorsa, ben bir şey diyemem. Ama bizim boyle durup dururken kimseyi tehdit etme hastalığımız yok" dedi.

' YILDIZLARI SAYMA ŞEYİNE GİRMEDİM'

Erdoğan, "25 Haziran sabahı, cumhurbaşkanı adayı olarak yuzde kaç oyla seçilmeyi umut ediyorsunuz? Asgari bir oy hedefiniz var mı?" sorularına, "Hiç yıldızları sayma şeyine girmedim, ama biz, azami gayretimizi ortaya koyacağız. Seçime en hazırlıklı siyasi parti olarak inanıyorum ki Rabbim bize milletimizin gonlundeki en zengin mahalli lutfedecektir, verecektir. Bize duşen gorev, birinci derecede sebeplere muracaattır. Zafer, bu noktada Rabbimizden inşallah. Milletimizin gonlune sınır çizgisini çizmeyelim. Onun gonlundeki sınır çok geniş. AK Parti'yi de o zaten layık olduğu yere inşallah oturtmuştur" yanıtını verdi.


Devamını oku