Özet (TL;DR) @ 2017-12-18T09:55:20.000Z: Facebook, sosyal medyanın ruh sağlığına zarar verdiğini itiraf etti ancak sağlığı korumanın yolunun daha fazla paylaşımda bulunup daha fazla yorum yazmak olduğunu öne sürdü.



Bilim

09:55 18.12.2017URL'yi kısaltın

Facebook, sosyal medyanın ruh sağlığına zarar verdiğini itiraf etti ancak sağlığı korumanın yolunun daha fazla paylaşımda bulunup daha fazla yorum yazmak olduğunu one surdu.

The Times gazetesinin haberine gore, Facebook hafta sonu yayımladığı blog yazısında, bazı sosyal medya araçlarının insanları mutsuz ettiğine dair kanıtlar olduğunu kabul etti.

Sosyal medyanın psikolojik etkileriyle ilgili ilk defa açıklama yapan Facebook'a gore, arkadaşlarının durum guncellemelerine 'kenardan bakan' kullanıcıların ruh sağlığı bozulabilir.

Facebook'un araştırma muduru David Ginsberg ve araştırma gorevlilerinden Moira Burke'nin yazdığı blog yazısında, "Genelde insanlar vakitlerini çoğunlukla pasif olarak bilgi tuketmeye harcadıklarında, yani yalnızca okuyup birbirleriyle etkileşime girmediklerinde, kendilerini daha kotu hissediyorlar" deniyor.

' PAYLAŞIMLARI BEĞENENLERİN AKIL SAĞLIĞI KÖTÜYE GİDİYOR'

(C) REUTERS/ Thomas White

BBC Turkçe'nin haberine gore Facebook, Michigan Üniversitesi'nin de bir araştırmasına atıf yapıyor. Bu araştırmaya gore gunde 10 dakika Facebook okuyan oğrencilerin morali, Facebook'ta daha sık paylaşım yapma ve arkadaşlarıyla konuşma gorevi verilen diğer arkadaşlarının moraline kıyasla daha bozuk oluyor.

California San Diego Üniversitesi ile Yale Üniversiteleri'nin araştırmasına gore ise çoğu arkadaşının paylaşımlarını 'beğenen' kullanıcıların akıl sağlığı daha kotuye gidiyor çunku kendileri ile arkadaşları arasında olumsuz kıyaslamalar yapmaya başlıyorlar.

Akıl sağlığının olumsuz etkilendiğini kabul eden Facebook ise sayfada daha az vakit geçirilmesini onermiyor. Aksine, kullanıcıların paylaşımlarla ve arkadaşlarıyla sık sık etkileşime girerek daha mutlu olacaklarını one suruyor.

' YALNIZLIK HİSSİNE ÇARE DAHA ÇOK YORUM'

Facebook, "İnsanlarla aktif olarak etkileşimde olmak, mesaj atıp, guncellemeler, yorumlar paylaşmak ve ozellikle yakın arkadaşlarla eski gunlerden konuşmak akıl sağlığına iyi geliyor" tavsiyesinde bulunuyor ve çok yorum yapanların, çok yorum ve mesaj alanların kendilerini daha az yalnız hissettiklerini soyluyor.

Ruh sağlığıyla ilgili çalışan dernekler ise internet şirketlerine sanal ortamdaki zorbalıklara karşı daha fazla mucadele etmeleri uyarısında bulundu. YoungMinds adlı yardım kuruluşundan Sarah Brennan, "Gençler, internet ortamındaki tacizlere karşı sosyal medya şirketlerinin daha fazla mucadele etmesini ve ruh sağlığını korumak için daha fazla çaba gostermelerini istiyor" diyor.

Facebook'un bu açıklamasından birkaç gun once ise bu platformların 'insani etkileşimden koparıp bir boşluğa bıraktığı' eleştirileri yapılıyordu.

30 G ÜN 'SESSİZE ALABİLME' ÖZELLİĞİ

Facebook'un 2011'e kadar kullanıcı artışından sorumlu biriminde başkan yardımcılığı yapan Chamath Palihapitiya Stanford Üniversitesi'nde "Artık, toplumun işleyişini oluşturan dokuyu paramparça eden araçlar yarattığımız noktaya geldik" dedi.

Facebook'un eski patronu Sean Parker da geçen ayki açıklamasında, internet sitesini bağımlılık yaratacak şekilde tasarlayarak, şirketin 'insan psikolojinin zayıflıklarından istifade edildiğini' bildiğini soyledi.

Facebook, etkileşimlerin daha iyi kontrol edilebilmesi için kullanıcılara kısa sureli aralar alabilecekleri yeni ozellikler sunmaya başladı. Bazı kullanıcıları listeden silmeden 30 gun boyunca 'sessize alabilme' ozelliği de geldi.

Facebook ayrıca intihar etme riski olanların tespit edilebilmesi için yapay zeka teknolojisini de kullanılıyor.

' INSTAGRAM EN ZARARLI SOSYAL PAYLAŞIM SİTESİ'

Diğer yandan benzer kaygılar diğer platformlar için de dile getiriliyor. İngiltere'deki Kamu Sağlığı İçin Kraliyet Topluluğu, Instagram'ın gençlerin ruh sağlığı için en zararlı sosyal paylaşım sitesi olduğunu ifade etti.