/Paylas.io

Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rusya’da düzenlenecek olan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne PY...

2017-11-30 21:07:02.117000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2017-11-30T16:43:00.000Z: Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rusya’da düzenlenecek olan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne PYD’nin katılımına olumlu bakmadıklarını ancak PYD dışı Kürt grupların kongreye katılımını…



Turk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rusya'da duzenlenecek olan Suriye Ulusal
Diyalog Kongresi'ne PYD'nin katılımına olumlu bakmadıklarını ancak PYD dışı
Kurt grupların kongreye katılımını destekleyeceklerini bildirdi.

(C) REUTERS/ Omar Sanadiki

Turk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rusya'da duzenlenecek olan Suriye Ulusal
Diyalog Kongresi'ne PYD'nin katılımına olumlu bakmadıklarını ancak PYD dışı
Kurt grupların kongreye katılımını destekleyeceklerini bildirdi.
Kaynaklar, Turkiye'nin, Suriye halkının yapılacak serbest seçimlerde Suriye
Devlet Başkanı Beşar Esad'ı başlarında gormek istemeyeceğine inandığını da
ifade etti.

' TÜRKİYE, SURİYE REJİMİNİN ÜLKEYİ YENİ BİR GELECEĞE TAŞIYABİLECEĞİNE
İNANMIYOR'

Suriye'deki mevcut duruma ilişkin Turkiye'nin tutumuyla ilgili bilgi veren ve
isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan Turk diplomatik kaynaklar,
Turkiye'nin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad konusundaki tutumunda ilkesel
duzeyde bir değişiklik olmadığının işaretini verdi. Kaynaklar, "Geçiş surecini
konuşan taraflar belli olunca ve belli bir anlaşmaya varmaları beklendiği için
son tahlilde ortaya çıkacak bir çozum hem Suriye muhalefetinin hem de rejimin
rızasını yansıtan bir çozum olacak. Çozum inşallah iki tarafın da karşılıklı
mutabakatını yansıtacak. Bizim vurguladığımız şoyle bir gerçek var. Karşımızda
yakın tarihin ihtilafları arasında en kanlı bilanço. 500 binin uzerinde olu.
Suriye rejimi hava kuvvetleri tarafından iki, DAEŞ tarafından bir defa
kimyasal silah kullanıldığı BM organlarınca tespit edilmiş durumda. Yuz
binlerce yerinden edilmiş insan var. Bu kadar ağır bir tablonun sorumlularının
yeni bir Suriye'nin yonetiminde yerinin olmadığı gerektiği bizim açımızdan
gayet sarih. Yeni bir Suriye'den soz ediyorsak bunun yeni bir temele oturması
lazım. Arkasında bu kadar bagaj bırakan Suriye rejiminin Suriye'yi yeni bir
geleceğe taşıyacağına Turkiye inanmamakta dunyadaki birçok ulke olduğu gibi.
Biz bu anlayışı devam ettiriyoruz" ifadelerini kullandı.

' SURİYE HALKININ, MEVCUT BİLANÇODAN SORUMLU OLANLARI BAŞLARINDA
TUTMAYACAĞINA İNANIYORUZ'

Suriye'de yeni anayasa yazımı ve BM gozetiminde hur ve adil seçimlerin
gerçekleşmesiyle siyasi geçişin tamamlanacağına işaret eden kaynaklar, "Eğer
taraflar karşılıklı olarak rızalarıyla yeni bir anayasa ortaya getirirler, BM
gozetimi altında içerideki ve dışarıdaki ehil olan butun Suriyelilerin oy
kullanabileceği adil seçimler yapıldığı takdirde Suriye'deki tablonun
sorumlularının yonetimde yer alamayacakları kanaatindeyiz. Suriye halkı adil
bir ortamda neye karar verirse ona kararı verecek. Ama bilanço ortadayken
serbest, adil BM gozetiminde yapılmasını tasarladığımız o seçimler neticesinde
Suriye halkının bu 6 yıllık bilançodan sorumlu olanları başlarında tutmayacağı
bizim goruşumuz" goruşune yer verdi.

' SURİYE'NİN GELECEĞİNDE SURİYELİ KÜRTLERİN YERİ OLMALI, PYD'NİN DEĞİL'

Rusya'nın Soçi kentinde duzenlenecek olan ve daha once Turkiye'nin, PYD'nin
katılımına itiraz ettiği Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'yle ilgili olarak da
Turk dışişleri kaynakları, "Suriye'nin geleceğinde Suriye içinde varlık
gosteren butun grupların soz sahibi olmasından daha doğal bir şey yok. Bununla
birlikte eline silah alan, teror yontemlerine başvuran, silah tekelini elinde
tutan ve boylelikle başta Suriyeli Kurtleri olmak uzere tedhiş yontemleriyle
etki alanını genişleten grupları aynı kefeye koymamak gerekiyor. Suriyeli
Kurtlerin tabii ki Suriye'nin geleceğine yonelik her toplantıda yeri olmalı.
Zaten muhalefet içinde Suriyeli Kurtlerin temsili mevcut. Soçi'de duzenlenecek
Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nde PYD/YPG ile herhangi bir iltisakı olmayan,
grupların katılımında herhangi bir beis olmayacak" goruşunu bildirdi.

' ULUSAL DİYALOG KONGRESİNİN KATILIMCILARI KONUSUNDA DİYALOG SÜRÜYOR'

Kaynaklar, Turkiye, Rusya ve İran arasında Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nin
katılımcıları konusunda diyaloğun surduğunu bildirirken "Turkiye'de ve
Avrupa'da temsilcilikleri bulunan PYD/YPG dışı Suriyeli Kurt partiler mevcut.
Siyasi parti niteliği olmayıp Suriyeli Kurtleri bir araya getiren oluşumlar
mevcut. Uygun isimlerle temsil konusunda bizim de gayretlerimiz var. Biz bu
liste çalışmasına gerekli katkıları vermekteyiz, vereceğiz" dedi.

' RUSYA'YA 'PYD İLE MÜCADELE ETMELİYİZ' MESAJINI İLETİYORUZ'

Turk diplomatik kaynaklar, Rusya'nın PYD ile ilişkisi konusunda da "İran ve
Rusya'ya 'Biz Suriye'nin toprak butunluğu ve birliği konusunda ciddi isek
bizim orada herhangi bir teror orgutunun kendi tek taraflı gundemini ilan
etmesine rıza gostermememiz, bununla mucadele etmemiz gerekir' diyoruz. Bu
mesajlarımızın alındığını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı kaynaklar
"Rusya konusunda bir de şoyle gerçekler var: Rusya PKK'yı teror orgutu olarak
kabul eden bir ulke değil. Bundan rahatsızlığımızı gayet iyi biliyorlar.
Moskova'da Rojava burosu adı altında bir buro faaliyet gosteriyor, bu da
kapanmış değil. Bu çerçevede bizim taraflarla iletişimimiz surekli devam
ediyor" mesajını verdi.

' TÜRKİYE'NİN RUSYA İLE İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ SONUÇLAR ORTAYA ÇIKARDI'
Kaynaklar, Turkiye'nin Rusya ile Astana surecinde onemli mesafe katettiğini
vurgularken "Astana'dan once Cenevre 3 tur yapılabilmişti. Daha sonra Astana
sureciyle onemli kazanımlar sağlandı. Ancak o zaman Cenevre'nin 4. turu
başlayabildi. Bunun sebebi, Astana'nın olumlu yansımalarıdır. Astana'da
Turkiye Rusya İran'ın yanı sıra ABD ve BM gozlemci olarak var.Burada gozden
kaçan bir durum var, sahadaki muhalifler ve rejim temsilcileri aynı masadaydı.
Dolayısıyla bazı psikolojik bariyerleri kırmada Astana etkili oldu. Rusya ile
her konuda aynı bakmadığımızı soyleyebiliriz fakat sahadaki işbirliğimiz
onemli sonuçlar ortaya çıkardı. Bunu goz ardı etmemek gerekiyor" ifadelerini
kullandı.

' AFRİN'DEN TEHDİT SÜRERSE MEŞRU MÜDAFAAMIZ DA SÜRER'

(C) AA/ Cem Özdel

Son donemde gundemde olan Turkiye'nin PYD kontrolundeki Afrin bolgesine olası
operasyonuyla ilgili ise "Saldırı olursa meşru mudafaa çerçevesinde
karşılığını veririz" mesajı verdi. Kaynaklar, "Turkiye'nin 911 kilometrelik
Suriye sınırının buyuk bir bolumunun PYD kontolu altında olduğuna işaret eden
kaynaklar, "Bu kontrol esnasında Turkiye'ye yonelik sınır ihlal teşebbusleri,
taciz atışları, başka turlu ihlaller, rahatsız edici eylemlere bugune kadar
çok tanık olduk. Hem fıratın doğusunda hem batısında gorduk. Biz ulusal risk
ve tehdit değerlendirmemiz çerçevesinde buralardan gelen her eyleme uygun
gorduğumuz fiziki karşılığı verdik, veriyoruz. Bu yıl başında Suriye'nin
Haseke şehrine yakın noktadaki Karaçok bolgesine silahlı kuvvetlerimizin
mudahalesi oldu. Afrin'den ulkemize yonelik ihlaller, tacizler meydana
geldikçe onlara da meşru mudafaa çerçevesinde gerekli karşılığı veriyoruz. Bu
tehdit devam ettiği surece bizim de o bolgelere yonelik bu tarz
karşılıklarımız devam edecek" ifadelerini kullandı.

' ABD'NİN PYD İLE BİR SAAT SÜREN BİR İŞBİRLİĞİ BİLE ENDİŞE VERİCİ'

Kaynaklar, ABD'nin Suriye'de PYD'ye verdiği destek konusunda Turkiye'nin
rahatsızlığının surduğunu vurgularken "DAEŞ'in bu kadar gerilediği bir durumda
birtakım teror orgutleriyle işbirliği yapmanız son derece yanlış. Bu
işbirliğini silah ve muhimmatla surdurmek de yanlış diye uyarılarımızı
yapıyoruz. ABD'li siyasi askeri sozculerden çok farklı demeçler geliyor.
Birisi deaş sonrası da devam edecek diyor, bir tanesi belli bir koşula
bağlamaksızın bunun devam etmesi yonunde bir goruş sahibi olduklarını
soyluyorlar. Bir gun beş gun altı ay, bizim için bir saatlik işbirliği bile
son derece zararlı ve bizim için son derece buyuk endişelere yol açan bir
husus" goruşunu bildirdi.


Devamını oku