/Paylas.io

Yaş ilerledikçe, bir şeyler değişiyor. Ülkemin filmlerini ve kitaplarını çokça izler oldum. İzler da...

2017-11-15 14:20:10.366000 | URL | haberci




Özet (TL;DR) @ 2017-11-16T08:42:43.000Z: Yaş ilerledikçe, bir şeyler değişiyor. Ülkemin filmlerini ve kitaplarını çokça izler oldum. İzler daha benden çünkü. Yaş aldıkça paylaşma isteği artıyor. Aynı yara izini taşıma umuduyla anlatır…



Arkadaşım Gokhan bir gun benimle bir yazarın adını paylaştı, arkadaşım Suat o yazarın kitabını hediye etti. Alper Canıguz. O dunyanın en melankolik fıkracısıydı. Daha kapağıyla ruhumu ele geçiren kitapların yazarını tanıdığıma çok sevindim. Ancak araya yıllar girdi. Nankor bir okuyucu olan ben, guzlerden bir guz, havalanının kitapçısında karşılaştım yeni romanıyla. O mavi kapaklı kitap: "Neler neler anlatacağım sana" diye sesleniyordu. Unuttuğum ve hatırladığım anda unuttuğuma yandığım Alper Canıguz, aslında tam zamanında yetişti yanıma. "Kan ve Gul" romanını mutlaka okuyun. Nirvana sevmeseniz, Boğaziçi Üniversitesi'nde okumasanız, 90'ları bilmeseniz, bir kız çocuğunuz yoksa, kuru temizlemecileri fantastik bulmuyorsanız, İskender Doğan'ı dinlememişseniz, İstanbul'un delik deşik kollarına kendinizi bir kere bile bırakmamışsanız bile okuyun. Hayatın bir şaka olduğunu ve bir şakaya ağlayarak da gulunebileceğini goreceksiniz.

!["Kan ve Gul" kara mizahın içinden çıkan bir polisiye. Alper Canıguz'un diğer kitaplarında olduğu gibi kapak tasarımı Murat Yılmaz'a ait.

](https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sanat/oku-izle-dinle- sev/img-1245,PM5DDnZFSUa5yj_OGrGsuw.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20171116113638291) "Kan ve Gul" kara mizahın içinden çıkan bir polisiye. Alper Canıguz'un diğer kitaplarında olduğu gibi kapak tasarımı Murat Yılmaz'a ait.

Ö YLE GÜZEL BİR YER Kİ!

Murat Gulsoy, her yıl mutlaka bir romanını buluşturur okuyucuyla. Bilinçaltınıza girer, tarihi karakterlere mektuplar yazdırır, sonra dustopik bir dunya yaratır, sonra yine gerçeğe doner. Onun her romanında başka bir adama donuşmesini seviyorum. Bu kez daha kırılgan ve daha durust bir yazar var karşımda. Her gun onunden geçtiği parkın değişen yeşilini, çocukluğunun geçtiği apartmanın yıkılırken çıkardığı tozu, yakaları aşan vapurların şehri izlerken çıkardığı yardım çığlığını, iki kadına birden- ama birine daha çok- aşık olmanın verdiği acı hazzı, İstanbul'da olmanın ve onun yeni haline donuşmenin ruhunda yarattığı hissi anlatıyor yazar "Öyle Guzel Bir Yer Ki!"de. Hepinizi bir yerinizden yakalayacak ve yine kahrolası sevgiliniz İstanbul'a bırakacak, emin olun!

![Can Yayınları'ndan çıkan kitap bugune ve İstanbul'a dair çarpıcı notlarla dolu. Hepsi de çok insani bir yerinden bakıyor hayata.

](https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sanat/oku-izle-dinle- sev/muratgulsoy,-_6DGQ8460S9QlwTrbv8-w.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20171116113743184) Can Yayınları'ndan çıkan kitap bugune ve İstanbul'a dair çarpıcı notlarla dolu. Hepsi de çok insani bir yerinden bakıyor hayata.

" ENDER GÜZELLİKLERİ RESMETMEK İSTEYEN HEVESKAR BİR FOTOĞRAFÇIYIM"

Yukarıdaki cumle Ediz Hun'un repliğinden. Gizlice fotoğraflarını çektiği kadına yakalandığında sarfediyor bu cumleyi. Onlar ormandalar ve onları izleyen ben çiçek gibiyim... Sahneyi yıllar once izlememe rağmen mıh gibi kazınmış beynime. Turkçe'yi Yeşilçam sayesinde oğrendim biraz da. Alabildiğine kibar bir cumlenin içine gizlice yerleştirilen bir şehvet var ortada. Aşk var, once mesleğine sonra kadına duyulan... 80'ler, 90'lar... Onlarca film sayabilirim hala aynı heyecanla izlediğim. Çunku orada unutmak istemediğim, unutmaktan korktuğum gerçek ve masum taraflarım var. Masumiyet kotu olanı bilip, yapmayı tercih etmemektir. Belki de bu yuzden Demirkubuz'un en iyi filmidir!

M ÜZİK RUHUMUN BENZİNİDİR

Yeni şarkıları zor kabulleniyorum. Bu denli eskiye donuk olmak bazen melankolik yapıyor insanı. Ama muzik başka. 90'larda ya da 2000'lerin başında oylesine dinlediğiniz bir şarkıyı bugun yeniden dinleyin. Tadı bambaşka oluyor. Benim için 90'lardı ruya gibi olan. Lisedeydik, Cartel diye bir rap grubu çıktı. Sagopa Kajmer o zamanlar sadece Yunus'tu ve Samsun'un sokaklarını bizim gibi, bir gun gideceğini bilerek arşınlardı. Kuçuk şehirde hip-hop ruhu başkadır. O Cartel kasetini aylarca dinledim. Rap muzik ne demektir, iyi rap muzik nasıl yapılır onlardan oğrendim. Bir hafta once yeniden dinlemeye başladım adamları. Altyapıları, sozleri, sample'leri oyle iyi ki! Minibuste birinin sizi omzunuzdan durterek "şurdan iki Kazasker" şeklinde seslenmesine kadar gozlerinizi kapatın ve kendinizi ritme kaptırın derim!


Devamını oku