• Status: 2


    Özet (TL;DR) @ 2017-11-06T07:55:20.000Z: Jeofizik uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Richter ölçeğine göre 7,3 ila 7,7 arasında olacağını tahmin ettiği Marmara Depremi'nin 45 saniye süren ve 1999 depreminden çok daha kısa sürede olacağını…



    ABAG (Avcılar Belediyesi Afet Gonulluleri) projesi eğitim toplantısına katılan
    Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gundoğdu, Ege Bolgesi'ndeki ve Marmara'da beklenen olası
    deprem ile ilgili değerlendirmelerini anlattıktan sonra soruları yanıtladı.
    Yrd. Doç. Dr. Gundoğdu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'nin son
    donemde artan 'Kentsel Donuşum' çalışmalarına ilişkin açıklamalarının umut
    verici olduğunu ancak, 1999 yılından geçen surenin iyi değerlendirilmediği
    için geç kalındığını soyledi. Gundoğdu, bugune kadar kentleşme kulturunu
    getiren ve insanların yaşama kalitesini arttırması gereken kentsel donuşume
    gereken anlamda iyi bir ornek verilemediğini İstanbul'da Piyalepaşa'da kısmen
    bir ornek oluşturulduğunu ancak, son gelişmelerin kazanç olduğunu anlattı.
    Oğuz Gundoğdu, şoyle konuştu:"Kentsel donuşum o kadar basit bir şey değil. Çok
    onemli paralar harcanması gerekiyor. Parası olan, olmayan, çok zengin olan
    var. Bunların hepsini birleştirmek gerekiyor. Bu birleştirme ancak devletin
    katkı koyması ile mumkun. Devlet katkısı olmadan kentsel donuşumun
    gerçekleşeceğini duşunmuyorum. Bakan belki iyi niyetle soyluyor ama sozde
    kalıyor. Açıklamaların on hazırlığı yok. Raporlara dayanarak soylenen bazı
    şeyler var. Depremlerle ilgili şu kadar insanın can tehlikesi olduğun
    soyleniyor; milyondan başlayarak binlere kadar inen herkesin can kaybı
    tahminleri var. Neye dayanıyorlar bilmiyorum, Ne binaların cinsini ne
    dayanıklılığını biliyoruz. Zeminlerle ilgili açık bilgimiz yok. D depremin
    cinsi, ivmesi ne olacak onu da bilmiyoruz. Ama şunu soyleyebilirim; 17
    Ağustos'tan çok daha kotu olacak. Çunku kuzeyde kırılma olacak. 1999'daki 90
    kilometre uzaklıkta ve yavaş bir kırılmaydı. 180 kilometreye yakın bir kırılma
    oldu. Şimdi o kadar mesafe de yok. Yani hızlı kırılacak anlamına geliyor.
    Hızlı kırılınca da çok hasar verir. Hızlı kırılmada kısa surer. 45 saniye
    surmez belki. Ama çok hasar verir."Deprem uzmanı Gundoğdu, olası deprem
    halinde insanların nereye gideceğine ve toplanma merkezleri konusunda
    tartışmalar bulunduğunu ifade ederken, "Evet, birçok arsa inşaata açıldı
    falan. Aslında toplanma alanlarından da insanların neyi anladığını bilmiyorum.
    Toplanma alanları; Deprem olup bittikten sonra toplanma yerleri çok buyuk
    felaket olursa insanların yiyecek içeceklerini, sağlığını kontrole edecek
    yaşam tarzı koymayı amaçlayan boyle bir şey. Yoksa Turkiye'nin hiçbir yerinde
    deprem olduğunda kimse evinin onunden ayrılmıyor. Guvenlik onlemi alınmadan
    insanları evlerinin onunden ayıramazsınız. Onun için toplanma alanlarının ne
    anlama geldiğini de bir açıklama yapmak gerekir ki bunun devamlı kullanılması
    artık bitsin" dedi.


    " MARMARA VE ÇEVRESİ BOŞALTILMALI"

    Gundoğdu, bir soru uzerine 17 Ağustos 1999'daki Marmara Depremi'nin 45 saniye
    surduğunu bunun aslında bir biri ile iç içe 5 ayrı depremden oluştuğunu, olası
    yeni depremde Avcılar'ın çevredeki diğer ilçelerle birlikte Bakırkoy yonune
    doğru 'giderek' sallanacağını ifade etti. Olası deprem konusunda işaretler
    alındığında ne yapılacağı sorusunu yanıtlayan Gundoğdu, Bursa'nın bulunduğu
    bolgedeki yer kabuğunda gorulen işaretler uzerine Nilufer Belediyesi'nin
    desteği ile araştırmalara başladıklarını, karşı tarafta Şarkoy'e kadar uzanan
    bolgede çok sayıda deprem izleme istasyonları bulunduğunu hatırlatarak şu
    yanıtı verdi:

    "İşaretleri alındığında Strasbourg Etik Kuralları'na gore bunu once once kendi
    aramızda değerlendireceğiz. 1 hafta ,10 gun once risk varsa bu işle
    uğraşanlarla konuşacağız. Sonra bu işten anlayanlarla goruşeceğiz bilimle
    uğraşan- uğraşmayan kim varsa. Sonra da devlete bildireceğiz. Devletin
    yapacağı bir şey var; Marmara ve çevresini boşaltmak. Rahmetli Ahmet Mete
    Işıkara 19 Ağustos 1999'da 'Tuhaf şeyler goruyorum' deyince hepimiz
    evlerimizden çıkmadık mı? Sonra alarm geçti. 'Deprem fırtınası' olarak
    nitelendirildi. Deprem fırtınası iyi bir şey. 5 buyukluğundeki depremle
    birlikte 1 saatte binlerce deprem oldu. Şimdi gorulen kuçuk depremler bizim
    için çok onemli. İşaret vermiyor. Boyle bir durumda en son karar AFAD'a
    Başbakan ve cumhurbaşkanına gidecek. O karar ne ise uygulanacak."

    " ŞU AN EGE VE MARMARA'DA BÜYÜK DEPREM ALGISI GÖRMÜYORUZ"

    Oğuz Gundoğdu, diğer sorular uzerine kazık çakılarak yapılan yeni yapılan
    binaların Richter olçeğine gore +2 veya -2 yanılma payı ile7,5 buyukluğunde
    olacak Marmara Depremi'ne dayanabileceğini ifade etti. Yrd.Doç.Dr. Gundoğdu,
    Ege Bolgesi'nde son 2-3 yılda gorulen depremlerin onemli olduğunu tarihsel
    olarak bakıldığında volkan patlaması olabilecek Santorini Adası'nın deprem ve
    tsunamilere yol açabileceğini vurgularken, "Öyle bir şeyin olması Ege'de çok
    kimsenin canının yanacağı demektir. Kandilli Rasathanesi tsunami ile ilgili
    bir ağ kurdu.Sismolojik olarak baktığımızda 5,10, 50 yıl gibi aralıklardan soz
    ediyoruz. Şu anda hem Ege'de hem de Marmara'da buyuk bir deprem algısını
    gormuyoruz " dedi.


    Devamını oku


    Yorumlar




    Yorum yazabilmek icin en az 5 karmaya ihtiyaciniz var. Paylasim yaparak karmani artirabilirsin.

    Yorumlar