Paylas.io




open_in_new hurriyet.com...    •    acar_muhabir    •    2018-01-12 17:55    •    keyboard_arrow_up 1        keyboard_arrow_down 0       

Özet (TL;DR) @ 2018-01-13 09:33:59.562702: Eski bir İstanbul semtinin güzel isimli sokaklarını gezmek, bitpazarından antika alışverişi yapmak, Erzincanlıysanız memleket özlemini dindirmek, maneviyatı kuvvetli bir tura çıkmak... Feriköy’de…



Ferikoy'un isminin hikayesiyle ilgili en yaygın rivayet, 18'inci yuzyılda bolgeye geldiği soylenen Mosyo Feri isimli bir Rum tuccarı işaret ediyor. İstanbul'un unlu Levantenlerinden olan bu zat Galata'da otururmuş ama ara sıra bu bolgede ava çıkarmış. Sonunda buraya bir koşk yaptırmış. O zamanlar bu çok kuçuk Rum koyunun adı Aya Dimitri'ymiş ama zamanla 'Feri'nin koyu' diye anılır olmuş.

Ferikoy'de artık ne Ermeni var ne de Rum. Ama etkileyici gorunumleriyle İstanbul'u İstanbul yapan tarihi kilise ve vakıf okullarının bir kısmı hala duruyor. "Ne mutlu bize ki" diye ekleyeyim. Çunku bu kentte uç-beş yıla ne durur, ne durmaz bilinmez. Son durak Cin Deresi'nde inince karşıma dikilen Feri Loft, az ilerideki Elysium (Fantastic ve Cool blokları), birkaç sokak otedeki FerikoyLife Residence falan derken, ufaktan korkmaya başlıyorum.

Kuçuk Rum koyunden kuçuk
Erzincan'a

Zeytin vermese de ye şil

Son durağın yan sokağına girip yokuş yukarı yurumeye başlıyorum. Sağımda buyuk bir kilise var. Ama ne yolunda yonlendirme levhası var ne de kapısında tabela... Biraz ihmal edilmiş gibi de gorunuyor. Demir kapıdaki zili çalıyorum. Aya Tanaş (Aziz Atanasius) Rum Kilisesi'ymiş. Gorevli Abdullah Karakulak'a "Hiç duymamıştım Aya Tanaş'ı" diyorum. "Burası çok eski kilisedir, Ayasofya'dan sonra ikinci gelir İstanbul'da" diyor. Bir kez daha cehaletimin tadına varıyorum!

İstanbul'da Aya Tanaş adına yapılmış tek kiliseymiş bu. Sultan Abdulmecit'in izniyle inşasına başlanmış. Ayda bir kere açılıyormuş. Neden? "Cemaat az, papaz da geziyor, buraya ancak ayda bir sıra geliyor" diyor Karakulak.

Eskiden kuyumculuk yapan 60 yaşındaki Abdullah Bey, 18 yıldır bu gorevde. Mardinli bir Suryani. Memleketinden 18 yıl once getirdiği zeytin ağaçları dikmiş bahçeye. Ne guzel anlatıyor nedenini: "Zeytin vermese de yeşildir daima. Hangi kilisenin bahçesine girseniz mutlaka zeytin ağacı gorursunuz. Çunku zeytin mujdedir, berekettir, haydır daima. Hay yani hep yaşayan..."

Kuçuk Rum koyunden kuçuk
Erzincan'a
_ 60 ya şındaki Abdullah Karakulak, kilisenin kopeği Sibirya kurdu Asil'le poz vermek istiyor._

Nerede o hamam tas ı?

Cin Deresi Caddesi'nde yurumeye başlıyorum. Evlere baka baka ilerlerken "Neye baktınız?" diyor biri. 58 yaşındaki Kadife Varol, Ordulu. "Biraz anlatsanıza mahalleyi" deyince kolumdan çekiyor beni, "Onlar daha iyi bilir" diyerek bir kapıyı çalıyor.

Kapıyı Fikriye Balcan açıyor. Onlar da 60'larda gelmişler Ordu'dan. "Buralar tum bahçeydi, ta yukarıdan aşağı Kasımpaşa'ya kadar" diye başlıyor anlatmaya. İstanbul'a gelince kocasıyla işe girip çalışmaya başlamışlar. "Çocukların biri iki, biri altı yaşındaydı, biri biraz daha buyuk; evin onunde bırakıp işe giderdim. Öyle çalıştık biz, uç ev vardı burada zaten... Buralardan hep lağım akardı. Benim oğlan uç yaşında o dereye girer, lağımla oynardı. Akşam eve geldiğim gibi buraya ateşi yakar, kazanı ustune koyar, kulplu tasımla sırtına vura vura yıkardım! Oğlan aklı erende ilk o tası kaybetti, goturdu sakladı bir yere. 50 yaşına geliyor, tasın yerini soylemiyor hala!" deyip guluyor.

Komşuluk hala varmış ama. Kadife Abla'yla bakışıp kafalarını sallıyorlar, "Komşuluk olmadan olur mu?" Onlarla vedalaşıp sokakları arşınlamaya başlıyorum. Omuzdaş, Dev Suleyman, Civelek, Ferace... Eski semtler bu konuda her zaman tadına doyulmaz oluyor.

Kuçuk Rum koyunden kuçuk
Erzincan'a Fasl ı Samira Karacaoğlu, henuz çok yeni açılan antikacı dukkanında.

Antika art ık bitti!

Civelek Sokak'ta kuçuk, tabelasız bir dukkan çarpıyor gozume. Minik bir antikacı. İçeride Samira Karacaoğlu var. Faslı. 50 yaşında ve 22 senedir İstanbul'da. "Kayınvalidemin dukkanı, ben gelinim, yeni burası" diyor. Yeni diyor ama sadece bir haftalık olduğunu duyunca şaşırıyorum, henuz adı bile yok! Eşi antikacılık işi yapıyormuş Samira Hanım'ın. Pazarları Bomonti'de kurulan bitpazarında da tezgah açıyorlar. "Ama antika kalmadı artık. Antika dediğin pirinç ve bakırdır, onlar bitti; hep porselene dondu. Biz başka şehirler de geziyoruz antika toplamak için." En pahalı parçaları, muhurlu Osmanlı sandıkları. 800-900 TL'den satılıyor.

Ferikoy'den fazla doyamadan ayrılıyorum. Her eski semt gibi bir tur daha gerekecek buralara. Otobusle yanlarından geçerken Ferikoy Spor Kulubu sahasında antrenman yaparken gorduğum siyah futbolcuları bir daha yakalayamadım mesela. Behram Çavuş Camii'nden, 12 havariye adanan Oniki Apostol Rum Ortodoks Kilisesi'nden, 1861 tarihli Surp Vartanans Ermeni Kilisesi'nden, Latin Katolik ve Protestan mezarlıklarından da ikinci turda uzun uzun bahsetmek mumkun olacak. Bu sadece bir hava koklama...

Kuçuk Rum koyunden kuçuk
Erzincan'a ' Tandır evi' denince aklına hemen kebap gelenler olabilir, bizim yediğimiz sıcacık tandır ekmeği.

Tand ır evleri arasında...

Daracık Pınar Sokağı'ndan geçip bir ana yola çıkmamla burnuma nefis bir koku çarpıyor. Nereden geldiğini anlamak için koklaya koklaya yururken Kuruçay Tandır Evi'yle karşılaşıyorum. Burada gunun her saati nefis tandır ekmeği pişiyor, çay kaynıyor, soba yanıyor ve son derece mutevazı ama çok lezzetli kahvaltı sofrasına oturuluyor ya da sıcak ekmeğe durum yapılıyor. Biraz daha açsanız kavurmalı yumurta da yapıyorlar. Ayrıca Erzincan'dan gelen bal, tereyağı, peynir (tulum ve kahvaltılık), kavurma, erişte, bakliyat çeşitleri satılıyor. Kuruçay'ın bulunduğu Gediz Sokak'ın az ilerisinde Yılmaz Tandır Evi, birkaç sokak mesafede Ece Tandır Evi, yol ustunde onlarca Erzincan koyu derneği var. Kendimi bir anda Erzincan'a gelmiş gibi hissediyorum. Konuştuklarım da soyluyor zaten: "Burası komple Erzincan."

Kuçuk Rum koyunden kuçuk
Erzincan'a

Ziyaret vakti

Ferikoy İslam Mezarlığı'nda pek çok unlu isim yatıyor. Fatma Aliye'den Ali Sami Yen'e, Keriman Halis'ten Mihri Belli'ye, Suleyman Seba'dan Erol Gunaydın'a, Bulent Kayabaş'tan Ahmet Mete Işıkara'ya, Vahi Öz'den Kadir Savun'a... En iç yakan mezar da burada ustelik: Berkin Elvan. Rahat uyusun...

Kuçuk Rum koyunden kuçuk
Erzincan'a


Devamını oku


Yorumlar